
Wall Street Journal (WSJ), ABD Dışişleri Bakanlığı'nın konuya ilişkin yurt dışı misyonlarına bir not gönderdiğini öne sürdü.
Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtlamalar dolayısıyla gemilerin bölgeden geçişini sağlayacak yeni bir uluslararası koalisyon kurulması ve diğer ülkelerin de bu koalisyona katılması istendi.
Olası koalisyonun bilgi paylaşımı yapacağı, diplomatik olarak koordinasyon sağlayacağı ve potansiyel yaptırımları uygulayacağı belirtilen notta "Katılımınız, seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etme ve küresel ekonomiyi koruma konusundaki kolektif yeteneğimizi güçlendirecektir" ifadesine yer verildi.
"Denizcilik Özgürlüğü Yapısı" olarak adlandırılan bu girişimin "birleşik bir kararlılık göstermek" için önemli olduğuna dikkat çekilerek söz konusu koalisyonun ABD Dışişleri Bakanlığı ve Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından ortak yürütüleceği aktarıldı.
Notta, koalisyon kapsamında Dışişleri Bakanlığı'nın "diplomatik operasyonlar merkezi" olarak görev yapacağı, CENTCOM'un da "ticari gemi taşımacılığı için gerçek zamanlı denizcilik alanında farkındalık sağlayacağı ve ortak ordular arasında bilgi paylaşımını koordine edeceği" ifade edildi.
Söz konusu koalisyonun, İngiltere ve Fransa'nın önerdiği ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemi trafiğini koruyacak ortak deniz misyonu da dahil olmak üzere güvenlikle alakalı denizcilik görev güçlerini tamamlayıcı nitelikte olacağı vurgulandı.
Hürmüz Boğazı'nda neler oluyor?
ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a "deniz ablukası" uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.
ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş; İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.
KAYNAK: AA