Ahmet Davutoğlu Project Syndicate’te Yazdı: Ortadoğu’daki Tırmanış Döngüsü Nasıl Kırılır?

Davutoğlu, özellikle Hürmüz üzerindeki gerilimin küresel sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Dünyanın enerji arzının önemli bölümü bu dar geçitten taşınıyor.

Haber Giriş Tarihi: 21.04.2026 00:13
Haber Güncellenme Tarihi: 21.04.2026 00:13
https://haberdeger.com/

Eski Başbakan ve eski Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Project Syndicate’de yayımlanan kapsamlı makalesinde Ortadoğu’daki kronik çatışma döngüsünün mevcut yöntemlerle kırılamayacağını savundu. Davutoğlu’na göre ABD ile İran arasında yürütülen dar kapsamlı müzakereler sonuç vermeyecek; bölgenin ihtiyacı, bütün aktörleri kapsayan yeni bir güvenlik mimarisi.

“ABD-İran Görüşmeleri Başarısızlığa Mahkûm”

Davutoğlu, son dönemde yeniden gündeme gelen ABD-İran temaslarının daha başlamadan sınırlarına ulaştığını belirtti. Tarafların sert söylemleri, karşılıklı güvensizlik ve sahadaki vekâlet savaşları nedeniyle yalnızca iki ülke arasında yürütülen pazarlıkların kalıcı çözüm üretmeyeceğini söyledi.

Ona göre mesele yalnızca Washington ile Tahran arasındaki gerilim değildir. Körfez güvenliği, nükleer rekabet, Filistin sorunu, enerji yolları ve bölgesel nüfuz mücadelesi birbirine geçmiş durumda. Bu nedenle tek dosyalı diplomasi artık yetersiz kalıyor.

Hürmüz Boğazı Dünyanın Sinir Ucu

Davutoğlu, özellikle Hürmüz üzerindeki gerilimin küresel sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Dünyanın enerji arzının önemli bölümü bu dar geçitten taşınıyor. Burada yaşanacak her kriz, petrol fiyatlarından enflasyona kadar geniş bir zinciri etkiliyor. Bu nedenle boğazın güvenliği tek bir ülkenin askeri baskısına ya da geçici deniz devriyelerine bırakılamaz. Ortak denetim ve çok taraflı güvenlik sistemi kurulması gerektiğini savundu.

Filistin Sorunu Çözülmeden Bölgesel Barış Zor

Davutoğlu’nun makalesindeki dikkat çekici başlıklardan biri de Filistin meselesi oldu. Ortadoğu’daki hiçbir güvenlik denkleminde Filistin sorununun dışarıda bırakılamayacağını belirten Davutoğlu, kalıcı istikrar için iki devletli siyasi çözümün yeniden masaya dönmesi gerektiğini ifade etti.

Bölgedeki radikalleşme, devlet dışı silahlı yapıların meşruiyet alanı ve toplumsal öfkenin büyük ölçüde çözümsüzlükten beslendiğini kaydetti.

Davutoğlu’na göre Ortadoğu artık klasik devletler arası savaşlardan çok vekâlet savaşlarıyla sarsılıyor. Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan gibi ülkelerde yerel aktörler üzerinden yürütülen mücadeleler, merkezi devlet yapılarını zayıflatıyor ve sınırları anlamsızlaştırıyor.

“Yeni Güvenlik Mimarisi” Önerisi

Davutoğlu’nun önerdiği model, bölge ülkelerinin dış güçlerin rekabet alanı olmaktan çıkıp kendi güvenlik sistemlerini inşa etmelerine dayanıyor. Buna göre:

Körfez ve Levant hattında ortak diyalog platformları kurulmalı

Nükleer silahlanma yarışı denetlenmeli

Filistin meselesi yeniden merkezi gündem yapılmalı

Mezhep ve blok siyasetinin yerine ekonomik işbirliği öne çıkarılmalı

Deniz yolları ve enerji geçişleri ortak koruma rejimine alınmalı

Davutoğlu’nun yazısı Türkiye dış politikasına da dolaylı mesajlar içeriyor. Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle Türkiye, İran, Arap dünyası ve Batı arasında köprü rolü oynayabileceğini ima eden Davutoğlu, Ankara’nın yeniden diplomatik merkez haline gelebileceği görüşünü işaret ediyor.