Ermenistan Seçimlerinde Büyük Kırılma: Rusya mı Avrupa mı?

Londra merkezli Arap gazetesi Şarkul Avsat, Ermenistan’da yaklaşan parlamento seçimlerinin ülkenin “Rus etkisi ile Batı’ya yönelim” arasında tarihî bir kırılma yaşadığını yazdı. Analizde, Osmanlı geçmişinin hafızası, Karabağ yenilgisi sonrası oluşan travma ve Moskova’nın Güney Kafkasya’daki nüfuz mücadelesinin seçimlerin merkezine yerleştiği vurgulandı.

Haber Giriş Tarihi: 07.05.2026 20:07
Haber Güncellenme Tarihi: 07.05.2026 20:07
https://haberdeger.com/

7 Haziran’da yapılması planlanan seçimler, Başbakan Nikol Pashinyan açısından şimdiye kadarki en kritik sınavlardan biri olarak görülüyor. Karabağ’ın 2023’te Azerbaycan tarafından tamamen kontrol altına alınmasının ardından Ermeni kamuoyunda derin bir güvenlik krizi ortaya çıkmıştı. Yıllarca Ermenistan’ın güvenlik garantörü olarak görülen Rusya’nın süreçte etkisiz kalması, Moskova’ya yönelik ciddi bir öfke dalgası oluşturdu.

Avrupa Birliği ise bu kırılmayı fırsata çevirmeye çalışıyor. Son haftalarda AB’nin Ermenistan’a Rus dezenformasyonu ve siber müdahalelere karşı uzman ekip göndermesi dikkat çekti. Brüksel’in, seçim sürecinde Ermenistan’a teknik destek sağlayacağı ve ülkenin Batı eksenine yaklaşmasını stratejik bir kazanım olarak gördüğü belirtiliyor.

Moskova ise gelişmelerden açık biçimde rahatsız. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, Ermenistan’ın “AB’nin anti-Rus yörüngesine sürüklendiğini” savunarak bunun siyasi ve ekonomik sonuçları olacağı uyarısında bulundu. Kremlin’e yakın çevreler, Ermenistan’ın Avrupa’ya yaklaşmasının Güney Kafkasya’daki Rus etkisini zayıflatacağını düşünüyor.

Seçimlerde dikkat çeken bir diğer unsur ise Rusya’ya yakın muhalif blokların yükselişi. Özellikle iş insanı Samvel Karapetyan’ın öncülüğündeki “Güçlü Ermenistan” hareketi, Ermenistan’ın Batı’ya yönelmesini “jeopolitik intihar” olarak tanımlıyor. Hareket, ülkenin yeniden Moskova eksenine dönmesini savunuyor ve Türkiye-Azerbaycan hattına karşı daha sert bir güvenlik politikası çağrısı yapıyor.

Analizlerde Osmanlı geçmişi de seçim atmosferinin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Ermeni toplumunda tarihsel hafızanın hâlâ güçlü olduğu, özellikle Türkiye ile normalleşme girişimlerinin bazı milliyetçi çevrelerde “tarihsel taviz” olarak görüldüğü belirtiliyor. Bu nedenle seçim kampanyalarında yalnızca ekonomi ya da güvenlik değil, tarihsel kimlik ve ulusal hafıza tartışmaları da belirleyici hale geliyor.

Batılı diplomatik çevreler ise seçimleri yalnızca Ermenistan’ın geleceği açısından değil, Güney Kafkasya’daki yeni güç dengesi bakımından da kritik görüyor. Çünkü Erivan’ın Avrupa’ya yaklaşması; Rusya, İran, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki bölgesel denklemi doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.