Fransa’da Aşırı Sağ Şiddeti Neden Büyüyor?

Analizde dikkat çeken örneklerden biri, Lyon’daki neo-Nazi çevrelerle ilişkili Quentin Deranque adlı kişinin ölümü sonrası yaşananlar oldu. Deranque’nin geçmişte Adolf Hitler’e destek veren ve ırkçı şiddet çağrıları içeren paylaşımlar yaptığı belirtilmesine rağmen, Fransa Ulusal Meclisi’nde onun için saygı duruşunda bulunulduğu ve Lyon’daki bölgesel yönetim binasına dev portresinin asıldığı aktarıldı.

Haber Giriş Tarihi: 22.04.2026 21:15
Haber Güncellenme Tarihi: 22.04.2026 21:15
https://haberdeger.com/

Fransa’da son yıllarda yükselen aşırı sağ hareketler artık yalnızca seçim sandığında değil, sokakta da etkisini artırıyor. Le Monde diplomatique dergisinde yayımlanan kapsamlı analiz, ülkede neo-Nazi çevrelerin ve radikal aşırı sağ grupların siyasi ağırlıklarının gerçek toplumsal karşılıklarından daha büyük hale geldiğini savundu.

Laurent Bonelli imzalı yazıda, Fransa’daki radikal sağcı grupların şiddeti bir siyasal araç olarak kullandığı, buna karşın medya ve bazı siyaset çevrelerinin bu eylemleri “halk öfkesi” gibi sunarak meşrulaştırdığı ifade edildi.

Parlamento’da Saygı Duruşu Krizi

Analizde dikkat çeken örneklerden biri, Lyon’daki neo-Nazi çevrelerle ilişkili Quentin Deranque adlı kişinin ölümü sonrası yaşananlar oldu. Deranque’nin geçmişte Adolf Hitler’e destek veren ve ırkçı şiddet çağrıları içeren paylaşımlar yaptığı belirtilmesine rağmen, Fransa Ulusal Meclisi’nde onun için saygı duruşunda bulunulduğu ve Lyon’daki bölgesel yönetim binasına dev portresinin asıldığı aktarıldı.

Bu olay, ülkede aşırı sağ çizginin devlet kurumlarına kadar nüfuz ettiği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Sokakta Sessiz Ama Etkili Yapılanma

Dergiye göre Fransa’da 1970’ler ve 1980’lerde görülen kitlesel sokak çatışmaları bugün azalmış görünse de, aşırı sağ şiddeti tamamen ortadan kalkmadı. Tam tersine, daha küçük ama örgütlü yapılar halinde sürdürülen saldırılar, göçmenlere, sol gruplara ve insan hakları savunucularına yöneliyor.

Analiz, bu çevrelerin internet üzerinden propaganda yaptığına, spor kulüpleri ve gençlik ağları üzerinden kadro devşirdiğine dikkat çekiyor.

Fransa’daki tablo, Avrupa’daki genel eğilimden bağımsız değil. Son günlerde Milan kentinde bir araya gelen Avrupa aşırı sağ partileri de göç karşıtlığı ve “Avrupa’yı geri alma” söylemleriyle dikkat çekmişti.

Yazıya göre ekonomik durgunluk, kimlik krizi, göç tartışmaları ve merkez siyasete duyulan güvensizlik, aşırı sağ hareketlerin en büyük beslenme kaynakları olmaya devam ediyor.

Le Monde Diplomatique’nin vardığı sonuç net: Fransa’da aşırı sağ artık marjinal bir sokak hareketinden öte bir temeldedir. Medya görünürlüğü, siyasi meşruiyet ve örgütlü şiddet kapasitesiyle kalıcı bir güç haline geliyor. Bu durum, yalnızca Fransa demokrasisi için değil, Avrupa’nın tamamı için kritik bir uyarı olarak görülüyor.