
Haberde, İsrail’in üssü 2026 yılının başlarında Irak’ın batısındaki çöl bölgesinde gizlice inşa ettiği ifade edildi. ABD’li yetkililerin de durumdan haberdar olduğu iddia edilirken, üssün özellikle İran’a yönelik hava saldırılarında kritik rol oynadığı kaydedildi.
Rapora göre üs, İsrail özel kuvvetleri için ileri operasyon merkezi olarak kullanıldı. Ayrıca İsrail savaş uçaklarının operasyon menzilini artırdığı ve İran hava sahasına yönelik saldırılarda önemli avantaj sağladığı öne sürüldü. İsrail’in İran’a yönelik beş hafta süren yoğun bombardımanında binlerce hava saldırısı düzenlediği belirtiliyor.
Wall Street Journal’ın aktardığı bilgilere göre, Mart ayının başlarında bölgedeki bir çoban “şüpheli askeri hareketlilik” fark ederek Irak güvenlik güçlerine haber verdi. Bölgeye giden Irak askerlerinin ise hava saldırısına uğradığı öne sürüldü. Saldırıda bir Irak askerinin öldüğü, iki askerin de yaralandığı iddia edildi.
O dönem Irak hükümeti saldırıyı Birleşmiş Milletler’e taşımış, saldırının arkasında ABD’nin olabileceğini öne sürmüştü. Ancak Washington yönetimi suçlamaları reddetmişti. Son rapor, saldırının arkasında İsrail’in bulunabileceği ihtimalini gündeme taşıdı.
Analize göre bu iddia doğruysa, İsrail’in İran’a karşı hava saldırılarından öte bölge içinde gizli üsler ve ileri operasyon merkezleri kurarak çok katmanlı bir savaş stratejisi yürüttüğü anlamına geliyor. Özellikle Irak-Suriye hattının son dönemde İsrail ile İran arasındaki örtülü savaşın en kritik alanlarından biri haline geldiği değerlendiriliyor.
Son yıllarda İran’a ait milis ağlarının Irak’ta güç kazanması, İsrail’in de bölge içinde daha agresif ve gizli operasyonlara yönelmesine neden olmuştu. Daha önce de İsrail istihbaratı Mossad’ın İran içinde gizli drone üsleri kurduğu ve sabotaj operasyonları yürüttüğü iddia edilmişti.
İsrail ve İran arasında Şubat ayında başlayan savaşın ardından bölgede askeri dengeler ciddi biçimde değişirken, ortaya çıkan bu son iddia savaşın perde arkasındaki gizli operasyon ağını yeniden gündeme taşıdı.