İran Savaşı Çin İçin Bir Zaferdir

Foreign Affairs’e göre asıl sorun ise ABD açısından algı yönetiminde yaşanıyor. Trump yönetiminin İran savaşına odaklanması, Çin ile rekabeti ikinci plana iterken, Xi Jinping’in daha sakin ve uzun vadeli strateji izlemesine alan açıyor.

Haber Giriş Tarihi: 17.04.2026 15:39
Haber Güncellenme Tarihi: 17.04.2026 15:39
https://haberdeger.com/

Foreign Affairs dergisi, yayımladığı dikkat çekici analizde, İran savaşı nedeniyle ortaya çıkan jeopolitik tablonun en büyük kazananlarından birinin China olabileceğini yazdı. “İran Savaşı Çin İçin Bir Zaferdir" başlıklı makalede, ABD Başkanı Donald Trump’ın gelecek ay Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapacağı görüşmeye zayıflamış bir pozisyonda gireceği savunuldu.

Analize göre Washington’un İran cephesine yoğunlaşması, uzun süredir Çin’i çevreleme stratejisinde ciddi dikkat dağınıklığı yarattı. ABD’nin askeri, diplomatik ve ekonomik enerjisinin Ortadoğu’ya kayması; Hint-Pasifik’te Çin’e karşı kurulan baskı hattını zayıflatabilir. Foreign Affairs yazarları, bunun Pekin’e stratejik nefes alanı açtığını belirtiyor.

Çin açısından ikinci büyük avantaj ise ekonomi cephesinde ortaya çıkıyor. İran savaşı nedeniyle küresel enerji piyasalarında yaşanan sarsıntı, Pekin’e hem enerji tedarik zincirlerini yeniden şekillendirme hem de kriz dönemlerinde alternatif ticaret ortağı olarak öne çıkma fırsatı veriyor. Reuters’ın aktardığına göre Çin ekonomisi ilk çeyrekte %5 büyüme gösterse de savaş nedeniyle küresel talepte belirsizlik artmış durumda. Buna rağmen Pekin’in mali teşvik araçları ve yüksek rezerv kapasitesi sayesinde rakiplerine göre daha dayanıklı olduğu değerlendiriliyor.

Haberde dikkat çeken bir diğer unsur da diplomasi.

Çin, savaş boyunca kendisini doğrudan cepheye girmeyen ama çözüm çağrısı yapan aktör olarak konumlandırdı. Reuters’a göre Pekin, İran ile ilişkilerini korurken aynı zamanda Washington’la da bağları koparmamaya çalışıyor. Bu denge siyaseti, Çin’in “sorumlu küresel güç” imajını güçlendirebilir.

Foreign Affairs’e göre asıl sorun ise ABD açısından algı yönetiminde yaşanıyor. Trump yönetiminin İran savaşına odaklanması, Çin ile rekabeti ikinci plana iterken, Xi Jinping’in daha sakin ve uzun vadeli strateji izlemesine alan açıyor. Önümüzdeki ay yapılması beklenen Trump-Xi zirvesinde bu nedenle Washington’un pazarlık gücünün eskisine göre daha sınırlı olabileceği yorumları yapılıyor.

Uzmanlara göre sonuç net: İran savaşı sadece Ortadoğu dengelerini değil, 21. yüzyılın büyük güç rekabetini de etkiliyor. Cephede bombalar konuşurken, masada en rahat oturan tarafın Çin olabileceği konuşuluyor.