
Açıklamada, filonun amacının Gazze’deki insani durumdan ziyade siyasi bir gündem oluşturmak olduğu ileri sürüldü. İsrail tarafı, bu girişimin “Hamas’ın silahsızlanmayı reddetmesi gerçeğinden dikkatleri uzaklaştırmak” için organize edildiğini savundu. Ayrıca bazı aktivistlerin “profesyonel provokatörler” olduğu iddia edilerek, bu tür girişimlerin uluslararası kamuoyunda algı oluşturmayı hedeflediği öne sürüldü.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, Gazze’ye yönelik insani yardım faaliyetlerinin halihazırda uluslararası mekanizmalar üzerinden yürütüldüğünü belirtti. Bu kapsamda, yardım süreçlerinin bir “Barış Kurulu” ve United States Department of State tarafından koordine edildiği ifade edildi. Bakanlık, bu çerçevede alternatif girişimlerin mevcut yardım mekanizmasını gölgelemeyi amaçladığını ileri sürdü.
Öte yandan Tel Aviv yönetimi, Yunanistan’ın filo aktivistlerinin kendi topraklarında karaya çıkarılmasına izin verdiğini açıkladı. İsrail Dışişleri Bakanlığı, bu karar nedeniyle Atina hükümetine teşekkür ederek, sürecin diplomatik koordinasyon içinde yürütüldüğünü vurguladı.
Son dönemde Gazze’ye yönelik deniz yoluyla yardım girişimleri uluslararası tartışmaların merkezinde yer alırken, İsrail’in bu tür filolara karşı sert tutumu dikkat çekiyor. Açıklama, bölgedeki insani kriz ve siyasi gerilimlerin daha da derinleştiği bir dönemde geldi.