İsrail’e Avrupa Şoku: Dört Ülke Aynı Anda Harekete Geçti

İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya, İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı yerleşimlerini ve E1 projesini durdurma çağrısı yaptı. Ortak bildiride yerleşimci şiddetine karşı hesap sorulması ve bağımsız soruşturmalar yürütülmesi istendi.

Haber Giriş Tarihi: 22.05.2026 18:29
Haber Güncellenme Tarihi: 22.05.2026 18:29
https://haberdeger.com/

Avrupa’nın önde gelen dört ülkesi, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da sürdürdüğü yerleşim politikalarına karşı şimdiye kadarki en sert ortak çıkışlardan birine imza attı. Filistin merkezli WAFA Haber Ajansı tarafından aktarılan açıklamaya göre İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya, yayımladıkları ortak bildiride İsrail hükümetine yerleşim genişlemesini durdurma çağrısı yaptı. Açıklamada özellikle Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünü parçalayacağı belirtilen E1 yerleşim projesine dikkat çekildi.

Dört Avrupa ülkesi, İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuka göre “yasadışı” olduğunu vurgularken, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını belirtti. Bildiride, İsrail hükümetinden Filistinlilere yönelik saldırılar gerçekleştiren radikal yerleşimcilerin hesap vermesini sağlaması istendi. Avrupa başkentleri ayrıca İsrail güvenlik güçlerinin Batı Şeria’daki operasyonlarına dair bağımsız soruşturmalar yürütülmesi çağrısında bulundu.

Son aylarda Batı Şeria’daki gerilim hızlanan yerleşim projeleri nedeniyle de uluslararası toplumun gündemine taşındı. Kudüs ile Maale Adumim arasındaki stratejik E1 koridorunda yeni yapılaşma planlarının gündeme gelmesi, Filistin devletinin gelecekte coğrafi olarak bütünlüklü bir yapıya sahip olma ihtimalini ciddi biçimde zayıflatacağı gerekçesiyle uzun süredir eleştiriliyor. Avrupa diplomasisinde E1 projesi, “iki devletli çözümün fiilen çöküşü” anlamına gelebilecek kritik eşiklerden biri olarak değerlendiriliyor.

İngiliz ve Fransız diplomatik çevrelerinde son dönemde İsrail hükümetine yönelik tonun sertleşmesi de dikkat çekiyor. Özellikle Batı Şeria’daki yerleşimci grupların Filistin köylerine düzenlediği saldırılar, ev yakma olayları ve sivillere yönelik şiddet görüntülerinin uluslararası medyada geniş yankı bulması Avrupa’da siyasi baskıyı artırdı. Daha önce bazı radikal yerleşimci gruplara yaptırım uygulayan Londra ve Paris yönetimleri, şimdi ise İsrail devletinin doğrudan sorumluluğunu tartışmaya açan daha kapsamlı bir çizgiye yöneliyor.

Öte yandan İsrail hükümeti ise Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetlerini “güvenlik” ve “tarihi hak” söylemiyle savunmayı sürdürüyor. Başbakan Benjamin Netanyahu liderliğindeki koalisyonda yer alan aşırı sağcı isimler, Batı Şeria’da ilhakı hızlandıracak yeni adımlar atılması gerektiğini savunuyor. Bu durum yalnızca Avrupa ile İsrail arasındaki diplomatik gerilimi büyütmekle kalmıyor; aynı zamanda Washington’da da Biden sonrası dönemde Batı Şeria politikalarının yeniden tartışılmasına yol açıyor.

Brüksel’de son haftalarda İsrail ile ticari anlaşmaların insan hakları boyutu üzerinden yeniden değerlendirilmesi, bazı yerleşimci liderlere yönelik ek yaptırımlar ve Batı Şeria’daki gelişmelerin Uluslararası Ceza Mahkemesi süreçleriyle ilişkilendirilmesi gibi başlıklar da masada bulunuyor. Bu nedenle Avrupa’nın son çıkışı, Gazze savaşının gölgesinde ikinci plana düşen Batı Şeria dosyasının yeniden uluslararası baskı merkezine taşınacağının işareti olarak yorumlanıyor.