İsrail Ordusunda Yeni Skandal: Meryem Ana Heykeliyle Verilen Poz Tartışma Yarattı

İsrail ordusuna bağlı bir askerin, Güney Lübnan’daki Hristiyan bir köyde bulunan Meryem Ana heykelinin ağzına sigara yerleştirirken görüntülenmesi yeni bir krize yol açtı. Sosyal medyada hızla yayılan fotoğrafın ardından İsrail ordusu soruşturma başlatıldığını ve askerin disiplin cezasıyla karşı karşıya kalacağını açıkladı.

Haber Giriş Tarihi: 07.05.2026 19:42
Haber Güncellenme Tarihi: 07.05.2026 19:42
https://haberdeger.com/

Middle East Eye’ın haberine göre olayın, Lübnan’ın güneyindeki Hristiyan nüfusuyla bilinen Debel (Dibil) köyünde yaşandığı belirtiliyor. Fotoğrafta bir İsrail askerinin heykelin yanına geçerek ağzına sigara dayadığı görülüyor. Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından özellikle Lübnanlı Hristiyan çevrelerde ve sosyal medyada büyük tepki oluştu.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, askerin davranışının “ordunun değerleriyle bağdaşmadığı” ifade edildi. Açıklamada olayın birkaç hafta önce gerçekleştiğinin düşünüldüğü belirtilirken, soruşturmanın ardından askere yönelik disiplin işlemlerinin uygulanacağı kaydedildi. İsrail ordusu ayrıca “tüm dinlerin kutsal mekanlarına ve sembollerine saygı duyulduğunu” savundu.

Ancak bu olay, son haftalarda Güney Lübnan’daki Hristiyan sembollerine yönelik ilk tartışma değil. Nisan ayında yine Debel köyünde bir İsrail askerinin Hz. İsa heykeline balyozla vurduğu görüntüler dünya çapında tepki çekmişti. O olay sonrası iki İsrail askerinin görevden uzaklaştırıldığı ve 30 gün askeri gözaltı cezası aldığı açıklanmıştı.

Katolik Kilisesi temsilcileri ve çeşitli Hristiyan kuruluşlar, söz konusu görüntülerin bölgede yaşayan Hristiyan toplum üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturduğunu belirtiyor. Vatikan çevreleri ve Ortadoğu’daki kilise temsilcileri son dönemde Güney Lübnan’daki Hristiyan sembollerine yönelik saldırıların artışından endişe duyduklarını ifade ediyor.

Olay aynı zamanda İsrail’in Güney Lübnan’daki askeri operasyonlarının yarattığı gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Özellikle sınır hattındaki Hristiyan köylerinde yaşayan siviller, bölgede dini sembollerin hedef alınmasının çatışmanın toplumsal boyutunu daha da derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.