Kahire-Ankara Yakınlaşması İsrail'i Neden Endişelendiriyor?

Türkiye ve Mısır, F-16 tatbikatları ve Havelsan aracılığıyla İHA/SİHA ortak üretimiyle askeri iş birliğini artırıyor. Bu teknolojik yakınlaşma ve artan askeri kapasite, bölgedeki dengeyi değiştirerek İsrail için stratejik bir endişe kaynağı oluyor.

Haber Giriş Tarihi: 06.07.2026 19:45
Haber Güncellenme Tarihi: 06.07.2026 19:45
https://haberdeger.com/

Ortadoğu jeopolitiğinde "kalıcı dostluklar veya kalıcı düşmanlıklar yoktur, sadece kalıcı çıkarlar vardır" kuralı bir kez daha işliyor. 2013 yılındaki askeri müdahalenin ardından diplomatik ilişkileri tamamen kopan, Libya'dan Doğu Akdeniz'e kadar pek çok bölgesel krizde karşı karşıya gelen Ankara ve Kahire, rasyonel ve pragmatik bir düzlemde askeri ortaklıklarını en üst seviyeye taşıyor.

The New Arab’da yayımlanan kapsamlı analiz, iki ülkenin son dönemde gerçekleştirdiği ortak hava ve deniz tatbikatları ile İHA/SİHA teknolojisindeki ortak üretim hamlelerini incelerken çok kritik bir soruya odaklanıyor: Bu yakınlaşma, tam ortalarında yer alan İsrail için neden bir alarm zili anlamına geliyor?

F-16 Diplomasisi ve Caydırıcılık

Analizin dikkat çektiği en somut gelişme, iki ülkenin hava kuvvetlerinin karşılıklı olarak düzenlediği ortak tatbikatlar. İşin askeri-teknik boyutu oldukça manidar: Türkiye dünyadaki üçüncü, Mısır ise dördüncü en büyük F-16 filosuna sahip. Amerikan menşeli bu jetlerin iki ülkenin ortak savunma dilini oluşturması, operasyonel uyumluluğu en üst seviyeye çıkarıyor.

Mısır, uzun süredir ordusunu tek bir tedarikçiye bağımlı kılmama stratejisi izliyor. Rafale jetleri alarak Fransa’yla, J-10C hamlesiyle Çin’le dirsek teması kuran Kahire için Türkiye, hem NATO standartlarında teknoloji sunan hem de Batı gibi ağır siyasi şartlar dayatmayan ideal bir ortak konumunda. Stratejik risk istihbarat şirketi RANE’den Kristin Ronzi’nin de belirttiği gibi, Türk savunma sanayi ürünleri daha az kullanım kısıtlamasına sahip, daha esnek ve maliyet açısından çok daha sürdürülebilir.

Havelsan Anlaşması ve Ortak Drone Üretimi: İsrail'in En Büyük Kabusu

İsrail’i en çok huzursuz eden başlık, tatbikatların ötesinde savunma sanayi alanındaki teknoloji paylaşımı. Türkiye’nin Havelsan şirketi ile Mısır Arap Endüstrileşme Örgütü arasında imzalanan İHA/SİHA ortak üretim mutabakatı, bölgedeki askeri asimetriyi değiştirebilecek güçte.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun kapalı kapılar ardında sarf ettiği şu söz analizin en çarpıcı noktalarından biri: "Mısır ordusu güçleniyor ve bunu yakından izlemeliyiz."

İsrail, onlarca yıldır Camp David Sözleşmesi'nin getirdiği statüko sayesinde güney sınırını güvenli kabul ediyor ve askeri önceliklerini Lübnan, Suriye ve İran aksına kaydırıyordu. Ancak bölgenin en büyük iki ordusunun insansız hava araçları gibi modern asimetrik harp teknolojilerinde ortaklığa gitmesi, İsrail için "öngörülemez bir askeri kapasite artışı" demek.

Mısır'ın Beklediği Savaş

New Lines Enstitüsü'nden Nicolas Heras’ın analize sunduğu perspektif, Mısır'ın vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Kahire, önümüzdeki on yılda Etiyopya (Rönesans Barajı krizi nedeniyle) ya da bölgedeki agresif adımları nedeniyle İsrail ile doğrudan bir askeri çatışma riskini tamamen göz ardı etmiyor.

Mısır, olası bir kriz anında ABD’nin silah sevkiyatını durdurarak veya veto mekanizmalarını kullanarak kendisini felç etmesini istemiyor. Bu yüzden Ankara ile kurulan ortaklık, Mısır için Washington’un boyunduruğundan kurtulma ve bölgedeki komşularının askeri hırslarına karşı güçlü bir "bölgesel dengeleyici" oluşturma stratejisidir.

İsrail İçin Yeni Bir Jeopolitik Denklem

Analizin nihai çıktısı şu: Türkiye-Mısır askeri iş birliği, yarın sabah İsrail’e karşı doğrudan bir cephe açılacağı anlamına gelmiyor. Hem Kahire hem de Ankara, Washington ile ilişkilerini tamamen germemek adına İsrail'i doğrudan provoke edecek radikal adımlardan kaçınacaktır. Mısır, İsrail ile enerji ve güvenlik alanındaki pragmatik ilişkilerini sürdürmeye devam edecektir.

Ancak uzun vadeli jeostratejik düzlemde durum farklı. İsrail'in Gazze ve geniş çevre bölgedeki kontrolsüz genişlemeci ve agresif politikaları, bölge ülkelerini "ortak tehdit" algısında birleştiriyor. Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve hatta Pakistan’ı kapsayabilecek geniş tabanlı bir savunma ekseninin ayak sesleri duyuluyor. İsrail için artık harita üzerinde sadece izole edilmiş düşmanlar veya pasif komşular yok; karşısında kendi aralarında askeri ve teknolojik entegrasyonu sağlayan, dengeleyici askeri devler var.