Kıyamet Savaşı İnancı mı?

ABD ve İsrail’in Orta Doğu’daki askeri hamleleri sürerken, bazı siyasi ve askeri çevrelerde dile getirilen “Armageddon” ve “Amalek” referansları savaşın dini motivasyonları tartışmasını yeniden alevlendirdi. Özellikle ABD’deki evangelist çevreler ve bazı siyasetçilerin açıklamaları dikkat çekiyor.

Haber Giriş Tarihi: 05.03.2026 12:57
Haber Güncellenme Tarihi: 05.03.2026 12:57
https://haberdeger.com/

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından Batı kamuoyunda dikkat çekici bir tartışma başladı. ABD ordusunda görev yapan bazı askerler, komutanlarının savaşın “Tanrı’nın planının parçası” olduğunu ve İncil’de geçen Armageddon savaşını tetikleyebileceğini söylediğini öne sürdü. Bu iddialar, savaşın yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda dini bir anlatı üzerinden meşrulaştırıldığı yönünde yeni bir tartışmayı başlattı.

Armageddon: Evangelist çevrelerin “kıyamet savaşı” inancı

Armageddon, Hristiyan eskatolojisinde yani kıyamet teolojisinde önemli bir kavramdır. İncil’in Vahiy Kitabı’nda geçen bu kavram, iyilik ile kötülük arasında gerçekleşecek son büyük savaşı ifade eder. Bu savaştan sonra İsa’nın dünyaya geri döneceğine inanılır.

ABD’de güçlü bir siyasi tabana sahip olan evangelist Hristiyan hareketleri, modern İsrail devletinin varlığını bu kıyamet senaryosunun merkezinde görür. Bu görüşe göre:

Yahudilerin İsrail’de toplanması Orta Doğu’da büyük bir savaş çıkması Kudüs’ün merkezi rol oynaması

kıyamet sürecinin başlangıcı olarak yorumlanır. Bu görüş, özellikle Amerikan sağ siyasetinde etkili olan bazı evangelist gruplar tarafından uzun süredir savunuluyor.

Son günlerde ortaya çıkan iddialara göre bazı ABD askeri yetkilileri, İran’a karşı yürütülen operasyonların “Tanrı’nın planının bir parçası olduğunu” ve Armageddon sürecini başlatabileceğini askerlere anlatmış durumda.

Amalek söylemi: Tevrat’taki “mutlak düşman” anlatısı

İsrail siyasetinde zaman zaman kullanılan bir diğer dini referans ise Amalek kavramı.

Tevrat’ta Amalek, İsrailoğullarının tarihsel düşmanı olarak anlatılan bir topluluğu ifade eder. Dini metinlerde Amalek’e karşı verilen savaşlar, mutlak ve varoluşsal bir mücadele olarak tasvir edilir.

Modern siyasi söylemde bazı İsrailli liderlerin İran veya Filistin’i “Amalek” ile kıyasladığı görülüyor. Bu benzetme, karşı tarafı teolojik olarak “yok edilmesi gereken düşman” konumuna yerleştirdiği için uluslararası kamuoyunda ciddi tartışmalara neden oluyor.

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı’nın dini söylemleri

ABD’de evangelist kimliğiyle bilinen Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da daha önce yaptığı açıklamalarda ABD’nin İsrail’i desteklemesinin dini bir sorumluluk olduğunu söylemişti.

Johnson, “Tanrı’nın İsrail’i destekleyen ulusları kutsayacağına inanıyorum” diyerek ABD’nin İsrail’e desteğini inanç temelli bir çerçevede değerlendirmişti.

Son günlerde sosyal medyada dolaşıma giren bazı açıklamalarda ise İran’ın ve İsrail karşıtı güçlerin “yanlış veya şeytani bir inanca sahip olduğu” yönünde ifadeler kullanıldığı iddia edildi. Bu söylem, dini referansların siyasi söyleme nasıl dahil edildiğine dair yeni bir tartışma yarattı.

Jeopolitik mi, teolojik motivasyon mu?

Uzmanlara göre İsrail’in Orta Doğu politikaları öncelikle güvenlik ve stratejik çıkarlar üzerinden şekilleniyor. Ancak hem İsrail’de hem de ABD’de bazı siyasi ve dini grupların kullandığı Armageddon ve Amalek gibi kavramlar, savaşın teolojik bir anlatı üzerinden de meşrulaştırıldığı eleştirilerini güçlendiriyor.

Özellikle evangelist lobilerin ABD siyasetinde etkili olması, İsrail’e verilen askeri ve siyasi desteğin arka planında dini motivasyonların da rol oynayabileceği yönündeki tartışmaları büyütmüş durumda.

haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist