Sadece 2 Ayda Binlerce Can: Lübnan’da 2 Mart’tan Bu Yana Kaç Kişi Öldürüldü?

Uluslararası yardım kuruluşlarının raporlarına göre Lübnan'da sağlık sistemi ciddi bir baskı altında. Dünya Sağlık Örgütü, hastanelerin kapasitesinin dolduğunu ve temel tıbbi malzemelerde kritik eksiklikler yaşandığını bildiriyor.

Haber Giriş Tarihi: 02.05.2026 17:37
Haber Güncellenme Tarihi: 02.05.2026 17:37
https://haberdeger.com/

Lübnan’da savaşın bilançosu giderek ağırlaşıyor. Lübnan Halk Sağlığı Bakanlığı Acil Durum Operasyon Merkezi tarafından yapılan son açıklamaya göre, İsrail’in 2 Mart’ta başlattığı yeni saldırı dalgasından bu yana ülkede en az 2.659 kişi hayatını kaybetti, 8.183 kişi ise yaralandı. Açıklamada, özellikle güney bölgelerde ve başkent Beyrut’un bazı mahallelerinde yoğunlaşan bombardımanın sivil altyapıyı ciddi şekilde tahrip ettiği vurgulandı.

Sahadaki tabloya ilişkin farklı uluslararası kaynaklar da benzer bir yıkımı teyit ediyor. Birleşmiş Milletler ve bölgede faaliyet gösteren insani yardım kuruluşlarına göre, saldırılar sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadı. Yerleşim alanları, hastaneler ve ulaşım ağları da doğrudan etkilenmiş durumda. Özellikle güney Lübnan’dan yüz binlerce insanın kuzeye doğru göç etmek zorunda kaldığı belirtiliyor.

Sivil Altyapı Çöküşün Eşiğinde

Uluslararası yardım kuruluşlarının raporlarına göre sağlık sistemi ciddi bir baskı altında. Dünya Sağlık Örgütü, hastanelerin kapasitesinin dolduğunu ve temel tıbbi malzemelerde kritik eksiklikler yaşandığını bildiriyor. Elektrik kesintileri, yakıt sıkıntısı ve sağlık personelinin yetersizliği, yaralıların tedavisini zorlaştıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.

Öte yandan Uluslararası Kızılhaç Komitesi, bölgede insani durumun “kontrolsüz bir krize” dönüşme riski taşıdığı uyarısında bulunuyor. Kurum, özellikle çocuklar ve yaşlıların en kırılgan gruplar olduğunu belirterek acil ateşkes çağrısını yineledi.

Askeri ve siyasi gözlemciler, Lübnan’daki çatışmaların yalnızca yerel bir kriz olmaktan çıktığı görüşünde. Bu durum, çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa evrilme ihtimalini güçlendiriyor. Ayrıca diplomatik cephede de gerilim dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda.

En çarpıcı unsurlardan biri ise uluslararası kamuoyunun tepkisinin sınırlı kalması.

Lübnan’daki gelişmeler küresel güç dengelerinin, uluslararası hukukun ve insani değerlerin sınandığı bir kriz olarak görülüyor. Mevcut veriler ise şiddetin kısa vadede sona ereceğine dair güçlü bir işaret sunmuyor.