
Trump’ın çıkışı, Almanya’nın ABD’nin İran politikalarına yönelik eleştirilerinin hemen ardından geldi. Merz daha önce Washington’un İran karşısında “net bir stratejiye sahip olmadığını” ve hatta “aşağılandığını” ima etmişti. Bu sözler, iki lider arasında açık bir diplomatik polemiğe dönüştü.
İran savaşı, Ukrayna krizi ve “başarısızlık” suçlaması
Trump, Merz’i, Avrupa’daki diğer krizler üzerinden de hedef aldı. ABD Başkanı, Almanya liderinin Rusya-Ukrayna savaşında “tamamen etkisiz” kaldığını savunurken, Berlin’in göç ve enerji politikalarını da eleştirdi.
Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Trump, Merz’in “İran’ın nükleer tehdidini ortadan kaldırmaya çalışanlara müdahale etmek yerine kendi ülkesini düzeltmesi gerektiğini” söyledi.
Sözlü atışmanın en dikkat çekici sonucu ise ABD’nin Almanya’daki askeri varlığının tartışmaya açılması oldu. Trump, Almanya’daki Amerikan asker sayısının azaltılabileceğini ima ederek baskıyı artırdı.
Bugün Almanya’da yaklaşık 36–39 bin ABD askeri bulunuyor ve bu güçler NATO’nun Avrupa’daki en kritik unsurlarından biri olarak görülüyor. Olası bir geri çekilme Avrupa güvenlik mimarisini de doğrudan etkileyebilir.
Berlin’den temkinli yanıt: “Transatlantik bağlar sürüyor”
Tüm bu sert söylemlere rağmen Berlin cephesi tansiyonu düşürmeye çalışıyor. Merz, yaptığı açıklamalarda ABD ile ilişkilerin önemini vurgularken NATO çerçevesindeki iş birliğinin süreceğini belirtti.
Alman yetkililer, ABD’nin asker sayısını gözden geçirme tartışmasının yeni olmadığını, geçmiş yönetimlerde de benzer değerlendirmelerin yapıldığını hatırlatarak krizi büyütmemeye çalışıyor.
İran savaşı, Ukrayna krizi ve Avrupa’nın güvenlik mimarisi gibi başlıklar etrafında büyüyen bu çatlak, özellikle ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma ihtimaliyle birlikte daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini artırma tartışmaları da bu bağlamda yeniden hız kazanmış durumda.