Dünya Bankası'nın İklim Hedeflerinden Geri Adım Atmasının Perde Arkası

Dünya Bankası, ABD yönetiminin baskısıyla yıllık kredilerinin %45'ini iklim projelerine ayırma taahhüdünü rafa kaldırdı. Kurum, odak noktasını harcanan miktardan elde edilen sonuçlara kaydırırken, karar Küresel Güney'de endişe yarattı.

Haber Giriş Tarihi: 07.07.2026 02:21
Haber Güncellenme Tarihi: 07.07.2026 02:21
https://haberdeger.com/

Haziran 2026'nın son günlerinde küresel iklim diplomasisi ve kalkınma finansmanı dünyası tarihi bir kırılmaya sahne oldu. The Economist başta olmak üzere Financial Times ve küresel çevre düşünce kuruluşlarının raporlarına yansıyan gelişmelere göre, Dünya Bankası Grubu, yıllık kredilerinin %45'ini doğrudan iklim odaklı projelere ayırma yönündeki taahhüdünü resmi olarak rafa kaldırdığını ilan etti. Bu radikal karar, bankanın en büyük hissedarı konumundaki Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin uyguladığı yoğun siyasi baskıların ardından geldi.

1. Siyasi Baskı ve ABD Vetosu

2023 yılında Joe Biden yönetimi döneminde %35'ten %45'e yükseltilen bu iddialı hedef, Trump yönetiminin ikinci döneminde ekonomi yönetiminin bir numaralı hedefi haline gelmişti. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in geçtiğimiz Nisan ayından bu yana yürüttüğü "Dünya Bankası asli misyonu olan yoksulluğu azaltma ve ekonomik büyümeyi desteklemeye geri dönmelidir; piyasayı manipüle eden %45'lik iklim hedefi verimsizlik doğurmaktadır" argümanı, bankanın yönetim kurulunda sert tartışmalara yol açtı. Yaklaşık 100 gelişmekte olan ülkenin ve Avrupa merkezli ortakların ısrarlı direncinin aksine, bankada fiili veto gücünü elinde bulunduran ABD'nin talebi doğrultusunda İklim Değişikliği Eylem Planı (CCAP) uzatılırken, manşet fonlama hedefleri tamamen "emekliye ayrıldı".

2. Girdilerden Çıktılara: Dünya Bankası'nın Yeni Stratejisi

Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, kurum içi çalışanlara gönderdiği bilgi notunda ve yapılan resmi açıklamalarda, bu kararın iklim değişikliği ile mücadeleden tamamen vazgeçilmesi anlamına gelmediğini savundu. Banka yönetimi, odağın artık "ne kadar para harcandığı" (girdiler) yerine, "ne kadar emisyon engellendiği veya kaç kişinin iklim risklerine karşı dayanıklı hale getirildiği" (çıktılar) esasına dayalı bir karne sistemine kaydırılacağını belirtti. Uzmanlar ise fonlama zorunluluğunun kalkmasının, operasyonel süreçlerde iklim hassasiyetini ikinci plana itebileceğinden endişe ediyor. 2025 mali yılında banka 39.2 Milyar Dolar (%48 pay) ile bu hedefi zaten aşmış durumdaydı.

3. Küresel Güney ve Kalkınma Finansmanının Geleceği

Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ve Afrika merkezli sürdürülebilirlik ajanslarının yaptıkları değerlendirmeler, bu kararın en büyük faturasını Küresel Güney'in ödeyeceğini gösteriyor. Kuraklık, gıda güvensizliği ve aşırı hava olaylarıyla mücadele eden Afrika ve Güney Asya ülkeleri, temiz enerji dönüşümü ve altyapı adaptasyonu için çok taraflı kalkınma bankalarının (MDB) garantörlüğüne ihtiyaç duyuyor. Gelişmiş ülkelerin taahhüt ettiği yıllık 300 milyar dolarlık yeni iklim finansmanı hedefinin tam ortasında Dünya Bankası'nın bu adımı atması, fon tedarikçisi donör ülkelerin kendi iklim hedeflerini yakalamak adına diğer bölgesel kalkınma bankalarına (örneğin Avrupa Yatırım Bankası veya Asya Altyapı Yatırım Bankası) yönelmesine neden olabilir. Dünya Bankası'nın bu U-dönüşü jeopolitik dengelerin, iklim biliminin getirdiği aciliyetlerin önüne geçtiğinin net bir göstergesidir.