“Elma Kadar Kürt Beyni”: Yahudi Haham Yosef Mizrachi'nin Taşkınlığı

Yahudi vaiz Yosef Mizrachi'nin Kürtler hakkında kullandığı “elma kadar Kürt beyni” ifadesi büyük tepki topladı. Geçmişi nefret söylemleriyle dolu olan Mizrachi'nin sözleri, etnik önyargılar ve üstünlük anlayışı üzerinden geniş tartışmalara yol açtı.

Haber Giriş Tarihi: 06.06.2026 14:10
Haber Güncellenme Tarihi: 06.06.2026 14:10
https://haberdeger.com/

Sosyal medyada yayılan görüntülerde Yahudi vaiz Yosef Mizrachi'nin Kürtler hakkında kullandığı “elma kadar Kürt beyni” ifadesi geniş tepki topladı. Görüntüler ilk olarak Gazete Pan'ın paylaştığı video üzerinden gündeme taşınırken, tartışma kısa sürede Kürtlere yönelik etnik önyargılar, dini söylemde nefret dili ve İsrail toplumundaki bazı aşırı muhafazakâr çevrelerin dünya görüşü üzerine daha geniş bir tartışmaya dönüştü.

Bu olayın dikkat çekici tarafı, sözleri sarf eden kişinin sıradan bir din adamı olmamasıdır. Yosef Mizrachi, son yirmi yılda özellikle internet üzerinden geniş bir takipçi kitlesi oluşturmuş, İngilizce konuşan Ortodoks Yahudi çevrelerinde tanınan bir isimdir. İsrail'de devlet düzeyinde etkili bir siyasi figür sayılmasa da Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve Avrupa'daki muhafazakâr Yahudi cemaatlerinde yüz binlerce kişiye ulaşan dijital bir etki alanına sahiptir. YouTube, konferanslar ve dini sohbetler aracılığıyla oluşturduğu ağ, onu klasik mahalle hahamlarından ayırmaktadır.

Mizrachi'nin geçmişi incelendiğinde bu çıkışın bir istisna olmadığı görülüyor. Daha önce kadınlar, Afrikalılar, seküler Yahudiler ve farklı topluluklar hakkında kullandığı ifadeler birçok kez tartışma yaratmıştı. Bazı konuşmaları Yahudi kuruluşları tarafından bile eleştirilmiş, kimi konferans davetleri iptal edilmişti. Bu nedenle Kürtler hakkında sarf ettiği sözler, ani bir öfke patlamasından çok belirli bir üstünlük anlayışının devamı olarak okunabilir.

Burada asıl soru şu: Neden Kürtler?

İsrail ile Kürtler arasındaki ilişki, Ortadoğu'nun en karmaşık ve en az konuşulan dosyalarından biridir. 1960'lardan itibaren İsrail istihbaratı ile Irak Kürt hareketi arasında temaslar kurulduğu bugün artık gizli bir bilgi değildir. Soğuk Savaş yıllarında Bağdat yönetimine karşı denge oluşturmak isteyen Tel Aviv, özellikle Mustafa Barzani döneminde Kürt hareketiyle çeşitli ilişkiler geliştirdi. Daha sonraki yıllarda da İsrail medyasında Kürtler genellikle "Ortadoğu'nun doğal müttefiki" olarak sunuldu.

Ama şimdi durum değişti. Son yıllarda İran'a karşı yürütülen stratejilerde İsrail ve ABD'nin İranlı Kürt gruplarla temas kurduğu, hatta bazı Kürt hareketlerini İran üzerindeki baskı unsurlarından biri olarak değerlendirdiği birçok uluslararası haberde yer aldı. Buna rağmen İranlı Kürt hareketlerinin önemli bir bölümü dış güçlerin vekil gücü olarak görünmek istemedi, bazı gruplar ise Washington ve Tel Aviv'den bekledikleri desteği hiçbir zaman tam olarak alamadı.

Bugün tartışılan mesele bir hahamın sözlerinden çok daha fazlası olarak kaldı. Tartışılan şey, bir halkın onurunun hangi ölçüler içinde korunacağı ve etnik köken üzerinden üretilen küçümsemenin modern dünyada ne kadar kabul edilebilir görüleceğidir. Mizrachi'nin sözleri unutulabilir; ancak bu sözlerin açığa çıkardığı zihniyet tartışması daha uzun süre gündemde kalacak gibi görünüyor.