İşgal Altındaki Batı Şeria'da Zehirli Atık Alarmı: Kanser ve Doğum Kusurları Vakaları Artıyor

Batı Şeria'ya İsrail'den yasa dışı taşınan ve yakılan günlük bin ton elektronik atığın; kanser, solunum yolu hastalıkları ve doğumsal anomalilerde artışa yol açtığı belirtiliyor. Uzmanlar durumu 'çevresel sömürgecilik' olarak nitelendiriyor.

Haber Giriş Tarihi: 20.06.2026 19:20
Haber Güncellenme Tarihi: 20.06.2026 19:20
https://haberdeger.com/

İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrail kaynaklı elektronik atıkların yasa dışı biçimde taşınıp yakılması, bölgede çevre ve halk sağlığı krizine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Filistinli çevre uzmanları ve sağlık çalışanları, yıllardır süren bu uygulamaların kanser vakaları, doğumsal anomaliler ve solunum yolu hastalıklarında ciddi artışlara yol açtığını savunuyor. İsrail tarafı ise haberde bu iddialara ilişkin bir değerlendirme paylaşmadı.

Filistin Çevre Kalitesi Kurumu Çevre Koruma Genel Müdürü Bahjat Cebarin'e göre Batı Şeria'ya ulaşan elektronik atıkların yaklaşık yüzde 90'ı İsrail'den geliyor. Özellikle Hebron vilayetinin batısındaki yerleşimler üzerinden bölgeye sokulan bu atıkların miktarının günlük yaklaşık bin tona ulaştığı belirtiliyor. Söz konusu atıklar arasında bilgisayarlar, televizyonlar, kablolar, bataryalar ve diğer elektronik ekipmanlar bulunuyor.

Analizlere göre İsrail sınırları içinde elektronik atıkların bertarafı sıkı çevre mevzuatına tabi. Ancak Batı Şeria'da aynı düzeyde hukuki denetimin bulunmaması nedeniyle bazı şirketler ve kaçakçılık ağları elektronik atıkları buraya taşıyarak yüksek bertaraf maliyetlerinden kaçınabiliyor. Araştırmacılar bu durumu "çevresel sömürgecilik" ve "hukuki boşluğun sistematik kullanımı" olarak nitelendiriyor.

İddialara göre özellikle Hebron çevresindeki kasabalarda elektronik atıklar açık alanlarda parçalanıyor ve yakılıyor. Bu süreç sırasında dioksinler ile kurşun, krom, nikel, bakır ve kobalt gibi ağır metaller havaya, toprağa ve yeraltı sularına karışıyor. Çevre uzmanları, bu maddelerin uzun vadede ekosistem üzerinde kalıcı tahribata yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Sağlık alanındaki veriler de endişe yaratıyor. Filistinli araştırmacılar, Batı Şeria'da erkeklerde görülen kanser türleri arasında akciğer kanserinin ilk sırada yer aldığını aktarırken, özellikle elektronik atıkların yoğun olarak işlendiği bölgelerde solunum yolu hastalıkları, mesane kanseri ve çeşitli kronik rahatsızlıkların arttığını öne sürüyor. Bölgedeki doktorlar son yirmi yılda kanser teşhislerinde belirgin yükseliş gözlemlediklerini ifade ediyor.

Haberde dikkat çeken bir başka iddia ise doğum kusurlarıyla ilgili. Güney Hebron'da yapılan bazı toprak analizlerinde normal şartlarda bulunmaması gereken radyoaktif sezyum izlerine rastlandığı ve bunun doğumsal anomaliler ile kısırlık vakalarındaki artışla ilişkilendirildiği belirtiliyor. Araştırmacılar bu bulguların daha kapsamlı ve bağımsız bilimsel çalışmalarla doğrulanması gerektiğini de vurguluyor.

Filistinli yetkililer, elektronik atıkların çoğunun İsrailli şirketler ile yerel aracılar üzerinden Batı Şeria'ya taşındığını, sevkiyatların bazen gece saatlerinde gizlice, bazen de gündüz açık şekilde gerçekleştirildiğini ileri sürüyor. İsrail kontrol noktalarında araçların çoğunlukla güvenlik açısından denetlendiği, çevre ihlalleri bakımından ise etkin bir müdahalede bulunulmadığı iddia ediliyor.

Uluslararası hukuk açısından da tartışmalar sürüyor. Çevre hukuku uzmanları, tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınmasını düzenleyen Basel Sözleşmesi'nin, alıcı tarafın açık rızası olmadan bu tür sevkiyatlara izin vermediğini hatırlatıyor. Filistinli hukukçular, işgal altındaki Batı Şeria'nın bu konuda fiilen söz hakkına sahip olmadığını ve mevcut uygulamaların uluslararası çevre hukukuyla bağdaşmadığını savunuyor.

Batı Şeria'daki atık yönetimi uzun süredir uluslararası insan hakları ve çevre kuruluşlarının da gündeminde bulunuyor. Daha önce yayımlanan çeşitli raporlarda, işgal altındaki bölgelerde İsrail kaynaklı atık işleme tesislerinin faaliyet gösterdiği ve çevresel risklerin Filistin nüfusu üzerinde yoğunlaştığı yönünde değerlendirmeler yer almıştı.