Rusya’nın Afrika Stratejisi Çöküyor mu? Mali’de Kritik Savaş Büyüyor

Mali'de Tuareg ayrılıkçıları ve El Kaide bağlantılı JNIM, Rusya destekli askeri cuntaya karşı stratejik ittifak kurdu. Savunma Bakanı Sadio Camara'nın ölümü ve artan saldırılarla cunta yönetimi ağır bir güvenlik kriziyle karşı karşıya.

Haber Giriş Tarihi: 20.05.2026 11:19
Haber Güncellenme Tarihi: 20.05.2026 11:19
https://haberdeger.com/

Batı Afrika’nın en kırılgan ülkelerinden biri olan Mali, son yılların en büyük güvenlik krizlerinden biriyle karşı karşıya. Middle East Eye tarafından yayımlanan kapsamlı analiz, ülkede; Tuareg ayrılıkçıları, El Kaide bağlantılı yapılar, Rus paralı askerleri ve askeri cunta arasında çok katmanlı bir güç mücadelesinin başladığını ortaya koyuyor.

Mali’de dikkat çeken gelişme ise uzun yıllardır farklı hedeflere sahip olan iki aktörün aynı cephede buluşması oldu. Azawad Kurtuluş Cephesi (FLA) olarak bilinen Tuareg ayrılıkçı hareketi ile El Kaide bağlantılı Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin (JNIM), son haftalarda koordineli saldırılar düzenlemeye başladı. Bu durum, Sahel bölgesindeki savaşın karakterini tamamen değiştirebilecek yeni bir döneme işaret ediyor.

Rusya Destekli Cunta Çöküş Baskısı Altında

2020 ve 2021 darbelerinin ardından Mali’de yönetimi ele geçiren askeri cunta, Fransa’yı ülkeden çıkararak güvenlik politikasını büyük ölçüde Rusya’ya yasladı. Wagner sonrası dönemde “Africa Corps” adı altında faaliyet gösteren Rus güvenlik güçleri, Mali ordusuyla birlikte kuzey bölgelerinde operasyonlar yürüttü. Ancak son saldırılar, bu stratejinin başarısız olduğu yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Özellikle Nisan sonunda başlayan büyük saldırı dalgası, başkent Bamako dahil birçok kritik noktayı hedef aldı. Mali Savunma Bakanı General Sadio Camara’nın öldürülmesi ise ülkede büyük bir kırılma yarattı. Saldırıların ardından kuzeydeki Kidal ve Tessalit gibi stratejik bölgelerde hükümet güçlerinin geri çekildiği bildirildi.

Batılı güvenlik uzmanlarına göre Mali cuntası şu anda yalnızca sahada değil, psikolojik olarak da ciddi bir kuşatma altında. Bamako’da yakıt krizinin yeniden başlaması, elektrik ve lojistik sorunları, halk desteğinin azalması ve ordu içindeki huzursuzluk, yönetimin kırılganlığını artırıyor.

Tuaregler ve Cihatçılar Neden Aynı Cephede?

Mali’deki savaşın en dikkat çekici yönlerinden biri, tarihsel olarak farklı ideolojik çizgilere sahip yapıların pragmatik bir ittifak kurması oldu. Tuareg hareketleri esas olarak Azawad bölgesinde özerklik veya bağımsızlık hedeflerken, JNIM ise El Kaide çizgisinde İslamcı bir yapılanma olarak biliniyor. Buna rağmen iki tarafın ortak düşmanı Mali cuntası ve Rus destekli askeri yapı haline geldi.

Uzmanlara göre bu ittifak ideolojik omaktan öte stratejik bir zeminde şekilleniyor. Çünkü Mali ordusunun sert operasyonları, Rus paralı askerlerinin bölgedeki ağır insan hakları ihlalleri ve kuzey halklarına yönelik baskılar, farklı grupları geçici bir ortaklıkta buluşturdu.

Özellikle Fulani ve Tuareg topluluklarına yönelik saldırılar, zorla kaybetmeler ve toplu infaz iddiaları bölgede etnik gerilimi daha da büyüttü. İnsan hakları örgütleri, Mali’de “terörle mücadele” adı altında yeni bir toplumsal kırılmanın doğduğunu savunuyor.

Sahel’de Yeni Jeopolitik Dönem

Mali’de yaşananlar sadece ülke içi bir kriz olarak görülmüyor. Sahel hattında Burkina Faso, Nijer ve Çad gibi ülkeleri etkileyebilecek daha büyük bir kırılmanın işaretleri veriliyor. Özellikle Fransa’nın bölgeden çekilmesi ve Rusya’nın güvenlik boşluğunu dolduramaması, yeni bir güç savaşını tetikledi.

Batılı analizlerde dikkat çeken bir diğer unsur ise Rusya’nın Afrika’daki güvenlik modelinin ciddi şekilde sorgulanmaya başlaması. Moskova destekli yapıların ağır askeri yöntemlerine rağmen cihatçı ağların daha da güçlenmesi, Kremlin’in Sahel stratejisinin başarısız olduğu yönündeki yorumları artırıyor.

Öte yandan JNIM lideri İyad Ag Ghali’nin giderek daha merkezi bir figüre dönüşmesi, El Kaide’nin Sahel’de yeniden yükselişe geçtiği yorumlarını da beraberinde getiriyor. Bazı uzmanlara göre Mali’de yaşananlar, Afganistan sonrası dönemde küresel cihatçı hareketlerin en kritik yeniden yapılanma alanlarından biri olabilir.

Bugün Mali’de yaşanan savaş artık klasik bir “terörle mücadele” operasyonu olmaktan çıkmış durumda. Ülkede devlet otoritesi parçalanırken, etnik kimlikler, ayrılıkçı talepler, küresel güç rekabeti ve cihatçı ağlar aynı denklem içinde birbirine karışıyor. Bu nedenle Mali krizi küresel güvenlik sisteminin geleceğini etkileyebilecek yeni bir kırılma noktası olarak görülmektedir.