
Son yıllarda Doğu Akdeniz'de Türkiye karşıtı stratejik denge oluşturmak amacıyla İsrail ile hızla yakınlaşan Yunanistan'da artık beklenmedik bir tartışma yaşanıyor. Uzun süre "stratejik ortaklık" olarak sunulan Atina-Tel Aviv hattı, bugün Yunan savunma çevrelerinin ve bazı medya kuruluşlarının da sert eleştirilerine konu oluyor.
Özellikle İsrail yapımı "Aşil Kalkanı" hava savunma sistemi etrafında şekillenen milyarlarca euroluk askeri projeler, Yunanistan'ın güvenliğini artırmaktan çok ülkeyi İsrail'in bölgesel stratejisinin bir parçası haline getirdiği yönünde yorumlanıyor. İsrail teknolojisi üzerine inşa edilmesi planlanan çok katmanlı hava savunma ağı; David's Sling, Barak MX ve Spyder sistemlerini kapsıyor ve yaklaşık 3 milyar euroluk bir yatırım olarak öne çıkıyor. Atina yönetimi bunun ülkenin caydırıcılığını artıracağını savunsa da, sistemin neredeyse tamamen İsrail teknolojisine bağımlı olması içeride ciddi soru işaretleri doğuruyor.
İsrail bizi kendi savaşlarının parçası haline getiriyor
Yunanistan'ın önde gelen ekonomi ve finans portallarından Banking News, Miçotakis hükümetinin İsrail politikasını "ölümcül stratejik hata" olarak tanımladı.
Haberde özellikle Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın yürüttüğü savunma politikalarının Yunanistan'ı giderek İsrail askeri sanayisine bağımlı hale getirdiği belirtilirken, Aşil Kalkanı projesinin bir savunma sistemi olmaktan çok "stratejik bir tuzak" olduğu ileri sürüldü.
Eleştiriler yalnızca ekonomik bağımlılıkla sınırlı değil. Yunan basınındaki yorumlarda İsrail'in Türkiye ile yaşadığı dönemsel rekabet üzerinden Atina'yı kendi jeopolitik hesaplarına çektiği, bunun ise Yunanistan'ın uzun vadeli ulusal çıkarlarına zarar verebileceği savunuluyor.
Bir başka Yunan haber sitesi Documento ise çok daha sert bir ifade kullanarak Atina'nın "İsrail'in Truva Atı" gibi hareket etmeye başladığını yazdı. Haberde, Yunanistan'ın artık yalnızca Türkiye ile değil, İsrail'in karşı karşıya geldiği diğer bölgesel krizlerde de hedef haline gelebileceği uyarısına yer verildi.
Savunma odaklı yayın yapan Militaire ise "Yunanistan artık İsrail'in bir uydusu haline geliyor" değerlendirmesinde bulunarak ülkenin bağımsız dış politika üretme kapasitesinin zayıfladığı görüşünü dile getirdi.
Türkiye faktörü mü, teknoloji bağımlılığı mı?
Aslında Atina'nın İsrail'e yönelmesinin temel nedeni uzun zamandır Türkiye ile yaşadığı güvenlik rekabeti.
Özellikle Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve insansız hava araçları alanında Türkiye'nin son yıllarda gösterdiği askeri kapasite artışı, Yunanistan'ı yeni nesil hava savunma sistemlerine yöneltti.
Bu nedenle İsrail'in uzun yıllardır geliştirdiği entegre hava savunma mimarisi Atina açısından cazip görülüyor.
Nitekim Yunan hükümeti sadece hazır sistem satın almak istemiyor; İsrail ile ortak üretim ve teknoloji transferi hedeflediğini de açıkça ifade ediyor.
Ancak eleştirilerin merkezinde tam da bu nokta bulunuyor. Muhalif çevrelere göre Yunanistan sadece silah satın almıyor; savunma altyapısını, komuta yazılımlarını ve gelecekteki modernizasyon süreçlerini de büyük ölçüde İsrail şirketlerine bağlı hale getiriyor.
Bu durum ise klasik bir silah alımından çok daha derin bir stratejik bağımlılık oluşturuyor.
İsrail'in çıkarları değişirse ne olacak?
Yunan kamuoyunda dile getirilen en önemli sorulardan biri şu: İsrail bugün Türkiye ile rekabet ediyor olabilir. Ancak yarın Ankara ile yeniden ilişkilerini normalleştirirse Yunanistan'ın elinde ne kalacak?
Bu soru yeni değil. İsrail ile Türkiye geçmişte defalarca sert krizler yaşamış, ardından yeniden normalleşme süreçlerine girmiş iki ülke.
Dolayısıyla Atina'nın dış politikasını tamamen İsrail-Türkiye rekabeti üzerine inşa etmesinin riskli olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.
Bazı Yunan analistler, İsrail'in dış politikasının son derece pragmatik olduğunu; ulusal çıkarları gerektirdiğinde hızlı yön değiştirebildiğini hatırlatarak Atina'nın uzun vadeli stratejisini tek bir ortağa dayandırmasının ciddi kırılganlık oluşturabileceğini savunuyor. Bu değerlendirmeler kamuoyundaki tartışmalarda da sıkça dile getiriliyor.
Gazze savaşı denklemi değiştirdi
Tartışmaların büyümesinde Gazze savaşının da önemli etkisi bulunuyor.
İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları nedeniyle uluslararası alanda artan eleştiriler, Atina'nın Tel Aviv ile askeri ilişkilerini daha görünür hale getirdi.
Buna rağmen Miçotakis hükümeti savunma iş birliğini daha da genişletme kararı aldı. Ortak silah üretimi, yapay zekâ destekli hava savunma sistemleri ve yeni füze projeleri gündemde yer alıyor.
Asıl tartışılan konu şu:
Yunanistan, İsrail ile ortaklık kuran bağımsız bir devlet mi oluyor; yoksa İsrail'in Doğu Akdeniz stratejisinde ileri karakol işlevi gören bir aktöre mi dönüşüyor?
Bu sorunun cevabı Türkiye-İsrail-Yunanistan üçgenindeki güç dengelerinin geleceği bakımından da belirleyici olacak gibi görünüyor.