
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2025 yılı içinde sağlanan uygun koşullu ve uzun vadeli dış finansmanın 16,5 milyar dolara çıktığını duyurdu. Açıklamaya göre kaynaklar; depremden etkilenen bölgelerin yeniden imarı, ekonomik faaliyetlerin canlandırılması ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla kullanılacak.
Deprem sonrası yeniden imar için uluslararası kaynaklar devreye alındı 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin ardından bölgenin toparlanması için uluslararası kuruluşlarla temaslar hızlandı. Bu kapsamda, ihracatçıların finansman ihtiyacını karşılamak üzere Türkiye İhracat Kredi Bankası aracılığıyla 500 milyon avro kaynak temin edildi.
Kalkınma ve enerji yatırımlarına ek finansman sağlandı Toparlanma sürecinin desteklenmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanı ve kapasite artışı için Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankasına 150 milyon avro ve 150 milyon dolar tutarında ek finansman aktarıldı. Bu kaynaklar, uzun vadeli ve uygun maliyetli yapılarıyla öne çıkıyor.
AKB kaynakları 1 milyar dolara yaklaştı 12 Kasım 2025’te İller Bankasına sağlanan 150 milyon avroluk finansman da dâhil olmak üzere, Avrupa Kalkınma Bankası kaynaklı toplam finansman Bakanlık aracılığıyla yaklaşık 1 milyar dolara ulaştı.
Deprem bölgesi için toplam dış finansman 8,4 milyar doları aştı Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen iller için 2023’ten bu yana sağlanan dış finansmanın toplamı 8,4 milyar dolara çıktı. Yetkililer, bu tutarın bölgesel ekonomik faaliyetleri hızlandırmada kritik rol oynadığını vurguluyor.
“Ekonomi programına güven rekoru getirdi" Bakan Şimşek, 2025’te temin edilen 16,5 milyar dolarlık uygun koşullu dış finansmanın, ekonomi programına duyulan güvenin bir sonucu olduğunu belirterek, bu seviyenin Türkiye tarihinde tüm zamanların en yüksek dış finansman tutarı olduğunu söyledi. Açıklamaya göre kaynaklar, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesine ve üretim kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sunacak.
Uzun vadeli ve uygun koşullu kaynak arayışı sürecek Bakanlık, depremden etkilenen işletmelerin desteklenmesi ve bölgenin kalkınması için uzun vadeli, düşük maliyetli dış kaynak temin etmeyi sürdüreceğini açıkladı. Hükümet, Türkiye toplumunun yeniden imar sürecinde bu finansmanların belirleyici olacağını ifade ediyor.