
Yılbaşından bu yana TL karşısında yüzde 7,37 değer kazanan doların seyrinde, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler, Merkez Bankası rezervlerindeki değişimler ve iç siyasetteki gelişmeler belirleyici oldu.
Rezervlerde 20 milyar dolarlık gerileme
Savaş süreci öncesinde 73 milyar 432 milyon dolar seviyesinde bulunan Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 29 Mayıs haftası itibarıyla 53 milyar 233 milyon dolara geriledi. Böylece toplam rezerv kaybı 20 milyar 199 milyon dolar olarak kaydedildi. Bu süreçte, piyasalardaki dalgalanmayı dengelemek amacıyla yapılan döviz satışlarının yaklaşık 10 milyar dolarlık kısmının, CHP yönetimindeki değişikliğe dair mahkeme kararının ardından gerçekleştiği ifade ediliyor.
Faiz politikalarında belirsizlik sürüyor
Orta Doğu'daki tansiyon ve siyasi gelişmeler, piyasalardaki beklentileri de kökten değiştirdi. Yılın geri kalanında faiz indirimi bekleyen piyasa aktörleri, artan riskler nedeniyle artık bu olasılığın zayıfladığı görüşünde birleşiyor. Hatta bazı ekonomistler, risk primindeki artışın Merkez Bankası'nı faiz artışına zorlayabileceğini öngörüyor. Nisan ayındaki toplantıda politika faizini yüzde 37'de sabit tutan TCMB'nin, 11 Haziran'da gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor.
Bölgesel gerilim piyasaları baskılıyor
Yatırımcıların risk algısını doğrudan etkileyen Orta Doğu’daki durum, döviz kurlarındaki baskıyı artırmaya devam ediyor. ABD ve İran arasındaki barış görüşmelerindeki belirsizlikler, Hizbullah’ın ateşkesi reddetmesi ve İsrail’in askeri operasyonlarını sürdürme kararı, bölgedeki jeopolitik gerilimi tırmandırıyor. Bu durum, piyasalardaki güvenli liman arayışını tetiklerken, döviz kurları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı da canlı tutuyor.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist