
İş dünyasında kadınların üst düzey pozisyonlara ulaşmasını zorlaştıran engeller uzun süredir “cam tavan” metaforuyla açıklanıyordu. Ancak yeni araştırmalar, sorunun çok daha erken başladığını gösteriyor. “Broken Rung” yani “kırık basamak” olarak adlandırılan bu durum, kadınların kariyerlerinin ilk adımlarında karşılaştıkları fırsat eşitsizliğinin ilerleyen yıllardaki liderlik ihtimallerini sınırladığını ortaya koyuyor.
Destek eksikliği kariyerin başında belirleyici oluyor Rapora göre şirketlerin yalnızca yüzde 54’ü kadınların kariyer gelişimini yüksek öncelik olarak görüyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılık söylemi yaygın olsa da somut uygulamaların sınırlı kalması, özellikle kadın liderliği programlarının geri çekilmesiyle daha görünür hale geliyor. Bu eğilim, önümüzdeki yıllar için yapısal bir risk alanına işaret ediyor.
Kadınların kariyer hedeflerinin daha düşük olduğu yönündeki yaygın algı da verilerle örtüşmüyor. Kadınların yüzde 80’i terfi etmek isterken bu oran erkeklerde yüzde 86. Ancak asıl fark motivasyonda değil, erişilen destek düzeyinde ortaya çıkıyor. Aynı mentorluk ve yönetsel destek sağlandığında bu farkın ortadan kalktığı belirtiliyor. Giriş seviyesinde üst düzey bir lider tarafından desteklenen kadınların oranı yüzde 31’de kalırken, erkeklerde bu oran yüzde 45’e ulaşıyor. Bu tablo, eşitsizliğin kariyerin en başında kalıcı hale gelebildiğini gösteriyor.
Sorun zirvede değil, ilk basamakta başlıyor Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, raporun kadınların iş hayatında karşılaştığı zorlukların bireysel değil, yapısal olduğuna işaret ettiğini belirtiyor. Bal’a göre kariyerin ilk yıllarında yaşanan destek eksikliği yalnızca terfi hızını değil, uzun vadede liderlik deneyiminin sürdürülebilirliğini de etkiliyor. İlk basamakta verilen ya da verilmeyen desteğin, yıllar sonra karar mekanizmalarında kimlerin yer alacağını belirlediğine dikkat çekiyor.
Raporda ayrıca kıdemli kadın liderlerin yüzde 70’inin son bir yılda sık sık tükenmişlik yaşadığına yer veriliyor. Özellikle dönüşüm dönemlerinde daha fazla sorumluluk üstlenen ve görev süresi görece kısa olan kadın liderlerde hem tükenmişlik hem de iş güvencesi kaygısı daha belirgin hale geliyor. Bu durum, liderlikte dayanıklılığın yalnızca bireysel çabayla değil, kurumsal destek mekanizmalarıyla mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre 2026, kadınların kariyer gelişimini yeterince sahiplenmeyen kurumlar açısından bir eşik olabilir. Gerekli adımlar atılmadığı takdirde şirketlerin yetenek kaybı ve sürdürülebilirlik riskiyle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist