
Barrack, İsrail'in kriz sürecinde Türkiye'yi kışkırtmaya yönelik tehlikeli hamleler yaptığını belirterek, Ankara'nın ise sürtüşmenin büyümesini önlemek adına büyük bir itidal politikası izlediğini vurguladı.
"Sınırda uçak konuşlandırmak tehlikeli bir oyun"
İsrail'in yaklaşımını eleştiren ABD'li Büyükelçi, bölgede herhangi bir ön bildirim veya uzlaşı olmaksızın savaş uçaklarının konuşlandırılmasının son derece riskli bir durum yarattığına dikkat çekti. Türkiye'nin geçmişte benzer koşullar altında bir Rus uçağını düşürdüğünü hatırlatan Barrack, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi, İsrailliler Türkleri kışkırtıyordu. Hatırlarsanız Türkler de benzer koşullar altında bir Rus uçağını düşürmüştü, değil mi? Sınırda, herhangi bir bildirimde bulunmadan, herhangi bir anlaşma olmadan uçakların konuşlandırılması çok tehlikeli bir oyun."
Barrack, Türkiye'nin İsrail'e yönelik saldırgan bir tutum içinde olmadığını, aksine Cumhurbaşkanlığı, dışişleri yönetimi ve istihbarat birimlerinin krizin tırmanmasını engellemeye odaklandığını belirtti. "Onlar saldırgan değiller. İsrail'e saldırmakla ya da İsrail'le herhangi bir kinetik veya düşmanca ilişkiye girmekle dahi ilgilenmiyorlar" diyen Büyükelçi, Türk ordusunun ve istihbaratının askeri kapasitesinin bu süreçte belirleyici olduğunu kaydetti.
İsrail içinde iletişim kopukluğu ihtimali
Yaşanan gerilimde İsrail tarafındaki koordinasyonsuzluğa da işaret eden Barrack, ikinci bir ihtimal olarak İsrail ordusu, Mossad ve Başbakanlık Ofisi arasında bir iletişim kopukluğu yaşanmış olabileceğini dile getirdi. Mossad direktörünün bir arka kanal diplomasisi yürüttüğü esnada, farklı bir komutanın başka bir istihbarat raporuna dayanarak harekete geçme kararı almış olabileceğini aktaran Barrack, krizin o gün sağduyulu isimlerin devreye girmesiyle çözüldüğünü sözlerine ekledi.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist