
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki vefatına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu incelemelerini tamamladı. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan kapsamlı raporda; ölü muayene, otopsi, toksikolojik analizler ile fethi kabir (mezar açma) işlemi sonrasında elde edilen bulgular detaylıca değerlendirildi.
Mezar açma işlemi ve ağır metal incelemeleri
Denizolgun'un mezarından alınan kemik, toprak ve doku örnekleri üzerinde yapılan analizlerde; molibden, kadmiyum, cıva, talyum, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum gibi maddelerin varlığı incelendi. İncelemeler sonucunda dokularda tespit edilen ağır metallerin normal seviyelerde olduğu, bünyede herhangi bir toksik zehirlenme izine rastlanmadığı kaydedildi. toprak örneklerinde farklı miktarlarda molibden, kadmiyum, civa, talyum, kurşun, kobalt, nikel, arsenik, vanadyum tespit edildiği belirtilen raporda, bir parça kemik örneğinde ise bunların yanı sıra antimon tespit edildiği kaydedildi.
Raporda ayrıca, fethi kabir esnasında tiroid kartilajda görülen kırığın gömülme ve mezardan çıkarılma süreçlerinde meydana geldiği, vücuttaki ekimozların ise ölümcül nitelik taşımadığı ifade edildi. Boyun kıkırdağı ve boyun kemiği parçalarının stereomikroskopik incelemesinde, boyun kemiği gövdesinin sağlam olduğu, boyun kıkırdağının büyük oranda kalsifiye olduğu, kalsifikasyonun tamamlanmamasına bağlı petek görünümlü doku olup yer yer doku eksiği izlendiği, yer yer kırık hatlarının ve kırığa bağlı deformasyonların görüldüğü belirtildi. Ölü muayenesi ve otopsisinde göğüs bölgesinde tanımlanan 3 ekimozun ölümünden önceki 3-14 günlük zaman içerisinde oluşmuş nitelikte oldukları aktarılan raporda, ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadıkları belirtildi.
Cinayet ve zehirlenme iddiaları yalanlandı
Adli Tıp Kurumu raporunda; boğma, boyna bası, darp veya zehirlenmeye dair hiçbir tıbbi delilin bulunmadığı net bir dille aktarıldı. Denizolgun'un kronik rahatsızlıklarına dikkat çekilen raporda şu değerlendirmeye yer verildi: "Kişinin ağız burun kapama, boyna bası ve göğse bastırılarak öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, kişinin travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, otopsisinde ve fethi kabir suretiyle elde edilen dokularında tespit edilen ağır metallerin normal düzeylerde olduğu, aranan diğer toksik maddelerin bulunmadığı dikkate alındığında, kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, ölümünün kesin olmamakla birlikte 6 Eylül 2016'da meydana gelmiş olabileceği, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu mütalaa edilmiştir."
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist