Bakanlar Işıkhan ile Gürlek'ten kritik mesajlar: "Emekçiyi geride bırakan anlayışa geçit yok"

Mardin'de düzenlenen "Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Tanıtım Toplantısı"nda bir araya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin çalışma hayatı ilkelerini kamuoyuna duyurdu. Her iki bakan da dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerinde insanı, emeği ve işçi güvencelerini merkeze alan bir yaklaşım sergileyeceklerini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 06.11.2026 19:35
Haber Güncellenme Tarihi: 06.11.2026 19:57
https://haberdeger.com/

Çeşitli programlar ve incelemelerde bulunmak üzere Mardin'e giden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Tanıtım Toplantısı"na katıldı. Yapay zeka, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve yeni üretim teknolojilerinin küresel piyasaları yeniden şekillendirdiğini belirten bakanlar, Türkiye'nin kalkınma hedeflerinde sosyal adaletin esas alınacağını vurguladı.

"Dönüşümün merkezinde insan vardır"

Toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, teknolojinin gelişim sürecinde asıl belirleyici unsurun insan kaynağı olduğunu ifade etti. İnsanı ve emekçiyi geride bırakan hiçbir teknolojik modelin başarılı olamayacağını kaydeden Işıkhan, "Asıl mesele bütün bu gelişmeler yaşanırken insanımızın nerede duracağıdır. Çalışanlarımızın geleceği nasıl şekillenecek? Gençlerimiz yeni mesleklere nasıl hazırlanacak? İşletmelerimiz bu dönüşüme nasıl uyum sağlayacak? En önemlisi de bu büyük değişimin ortaya çıkaracağı fırsatlardan toplumun bütün kesimleri nasıl yararlanacak? İşte bugün tanıtımını gerçekleştireceğimiz, uzun bir emek ve çalışmayla oluşturduğumuz Ulusal Adil Geçiş Stratejisi bu sorulara Türkiye'nin kendi şartları, öncelikleri ve kalkınma hedefleri doğrultusunda verdiği kapsamlı bir cevaptır. Bizim anlayışımızda dönüşümün merkezinde insan vardır. Çünkü biliyoruz ki insanı geride bırakan bir dönüşüm, ne kadar ileri teknolojiye dayanırsa dayansın, gerçek anlamda başarılı olamaz. Biz üretimimizi güçlendirirken çalışanlarımızı koruyan, rekabet gücümüzü artırırken sosyal adaleti gözeten, ekonomik büyümeyi toplumsal refahla buluşturan bir dönüşümü hedeflemekteyiz. Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya koyduğumuz 2053 net sıfır emisyon hedefini, ülkemizin kalkınma ve istihdam hedefleriyle birlikte değerlendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ülkemizin geleceğini üretim ve teknoloji dünyasına hazırlarken hiçbir vatandaşımızın bu değişimin dışında kalmamasına önem veriyoruz. Bu anlayış aynı zamanda medeniyetimizin köklü değerleriyle de örtüşmektedir. Emeğin hakkını gözetmek, güç durumda olana destek olmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ortak değerlerimizin temelini oluşturur. Dolayısıyla adil geçiş, bizim için yalnızca ekonomik veya çevresel bir politika değil, aynı zamanda kalkınmayı adaletle, teknolojiyi insanla, bugünün ihtiyaçlarını gelecek nesillerin haklarıyla buluşturma ilkesidir. Bugün tanıtacağımız bu strateji, geniş bir istişare ve ortak akıl sürecinin bir ürünüdür." dedi.

"İşçimizin aleyhine hiçbir adıma izin vermeyiz"

Toplantıda söz alan Adalet Bakanı Akın Gürlek ise yargı reformları ve hukuki altyapıda emekçilerin haklarını koruyan ilkelerden taviz verilmeyeceğini vurguladı. Çalışma hayatına ilişkin adımlar atılırken sendikalar ve işçi temsilcileriyle istişare kanallarının açık tutulduğunu belirten Gürlek, "Çalışma hayatına ilişkin adımları atarken çalışanların temsilcileriyle istişare etmeye önem veriyor, sendikalarımızı bu yolda birer yol arkadaşı olarak kabul ediyoruz. İstişareye verdiğimiz bu önem reform anlayışımızın da temelinde yer almaktadır. Reformlarımızı ilkesel bir değer olarak benimseyen hükümetimizin sendikal hakları genişlettiğini, örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdığını, kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanıdığını, iş sağlığı ile iş güvenliği alanında tarihi düzenlemeleri devreye aldığını yakından gözlemliyorsunuz. Bu düzenlemelerin uygulamadaki karşılığı da bizler için son derece önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak yakından takip ettiğim hususlardan biri de çalışan emekçilerimizin mağdur olmaması için kanunlarımızda sağlanan güvencelerin uygulamaya yansımasıdır. Bu güvenceler mahkemelerimizin kanunlar çerçevesinde yürüttüğü yargılama faaliyetlerinde somut olarak karşılık bulmaktadır. Hatta bu konuda işverenlerden davaları sonuçlandırırken çalışan kesime ayrıcalık, ayrımcılık yapıyorsunuz şeklinde eleştiriler bile alıyoruz. Elbette mahkemelerimiz bağımsız ve tarafsız bir biçimde her uyuşmazlığı kendi şartları ve hukuki dayanakları çerçevesinde değerlendirmektedir. Çalışanların haklarını güvence altına alan düzenlemeler ise Cumhurbaşkanı'mızın emekçi kesime olan hassasiyetinin açık bir göstergesidir. Hangi sebeple olursa olsun çalışanların ve işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine asla rıza göstermeyiz. Değerli sendika temsilcisi dostlarım, emin olun ki çözüm odaklı çalışma anlayışımızla sorunların üzerine giderken işçinin ve emekçinin üzerinden siyasi hesap yapmayı zihnimizin arkasından dahi geçirmedik. Politik emellerimiz için işçi ve emekçilerimizi kas gücü olarak kullanmadık. Bizler Anadolu'nun köylü ve işçi ailelerinin çocukları olarak bu sorunları yaşamış, bu sorunlarla büyümüş bireyleriz. Bu sebeple işçinin ve emekçinin sorununu kendi sorunumuz olarak görüyoruz. Onlara nasıl daha çok hizmet edebileceğimizin, onları çalışma hayatında hak ettikleri konuma nasıl taşıyabileceğimizin hesabını gece gündüz yaptık. Kendimizi bu gayeye adadık. Bu hizmet anlayışımızın gereği olarak çalışanlarımızın taleplerini dinlemeyi ve temsilcileriyle birlikte çözüm aramayı sürdürüyoruz. Alın terine duyduğumuz saygı o alın terinin hakkını koruma zorunluluğunu da beraberinde getirir." ifadelerini kullandı.

haberdeger.com

Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist