
Ankara’da ilaç firmasında çalışan 36 yaşındaki Gökhan Yaşar, iş arkadaşı H.B.’nin talebi üzerine banka kartını ve hesap bilgilerini paylaştı. Ancak bu karar, aylar sonra ağır bir ceza tehdidiyle karşı karşıya kalmasına yol açtı. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada Yaşar, “kendisini banka çalışanı gibi tanıtarak dolandırıcılık” suçlamasıyla yargılanıyor.
“Hesabım blokedeydi” denilerek kartı aldı Yaşar’ın anlatımına göre iş arkadaşı H.B., borçları nedeniyle hesabına bloke konulduğunu, sattığı aracın parasının IBAN yoluyla alınması gerektiğini söyledi. Güven ilişkisine dayanarak kartını ve IBAN’ını paylaşan Yaşar’ın hesabına kısa süre içinde dört parça halinde para girişi oldu. Bu paralar, H.B.’nin yönlendirdiği hesaplara aktarıldı.
Parayı gönderdi, bir daha ulaşamadı Yaşar, işlemlerden yaklaşık bir saat sonra H.B.’ye ulaşamadığını, telefonlarının kapandığını belirtti. Olaydan yaklaşık iki ay sonra karakola çağrıldığında ise hesabının iki farklı kişiyi dolandırmak için kullanıldığını öğrendi.
“Hem ben hem başkaları mağdur” İfade veren Yaşar, hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığını bilmediğini savunarak, hem kendisinin hem de parası çekilen yurttaşların mağdur olduğunu söyledi. İki çocuk babası olduğunu vurgulayan Yaşar, çalıştığı iş yerinde de ciddi sorunlar yaşadığını belirtti ve uzlaşma yoluyla zararların karşılanmasını istedi.
Savunma: Banka hesabı suça alet edildi Yaşar’ın avukatı İsmail Özdemir, dosyada tipik bir “hesap kiralama” tuzağı bulunduğunu ifade etti. Özdemir’e göre dolandırıcılar, kendilerini banka çalışanı gibi tanıtarak mağdurlardan mobil bankacılık onayı alıyor, paralar üçüncü kişilerin hesaplarında toplanıyor. Bu süreçte Yaşar’ın iyi niyetinin kullanıldığını savundu.
Hukuki süreç devam ediyor Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, Yaşar hakkında 20 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Dosya, banka kartı ve hesap bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılmasının doğurabileceği ağır hukuki sonuçları bir kez daha gündeme getirdi.