
Deprem riskinin gerçeğini yadsımayan Bektaş, kesin tarih ve büyüklük odaklı söylemlerin bilimsel verilerle çeliştiğini belirterek toplumdaki korku iklimine karşı durulması gerektiğini ifade etti.
"Kesin tarih ve büyüklük bilimsel olarak belirlenemez"
Sosyal medya hesabı üzerinden İstanbullulara seslenen Prof. Dr. Bektaş, Marmara Denizi'ndeki sismik riskin bilim dünyasında kabul edildiğini ancak her fay hareketinin farklı senaryolara gebe olduğunu vurguladı: "Depremin kesin zamanı, kesin yeri ve kesin büyüklüğü bugün için bilimsel olarak belirlenemez. Bu nedenle, '250 yıllık deprem periyodu doldu, aynı yerde mutlaka M7,2–7,4 büyüklüğünde deprem olacak' şeklindeki ifadeler kesin bir bilimsel gerçek olarak sunulmamalıdır. Bunlar, belirli bilimsel modellerin yorumlarıdır; Marmara için farklı fay davranışı ve kırılma senaryoları da bilimsel olarak tartışılmaktadır."
"Toplumun ihtiyacı korku değil, yapı güvenliği"
Bilimin kesinlik iddia etmekten ziyade verileri analiz etme süreci olduğunu hatırlatan Bektaş, dikkatlerin felaket senaryolarından ziyade hazırlık süreçlerine çevrilmesi gerektiğini belirtti: "Toplumun ihtiyacı korku değil, doğru bilgidir. En doğru yaklaşım; belirsizlikleri kabul ederek deprem riskini ciddiye almak, yapı güvenliğini artırmak ve afet hazırlıklarını güçlendirmektir."
Prof. Dr. Bektaş, İstanbulluların ve yetkililerin odağını "ne zaman olacak" sorusundan "nasıl korunacağız" çözümüne evirmesi gerektiğinin altını çizdi.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist