
Soruşturma ve gözaltı süreci
Yurt dışı tatilinden 2 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye’ye dönen Deniz Göktaş, İstanbul Havalimanı’ndaki pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Göktaş’ın gösterisinde yer alan bazı espriler ve söylemler "suç unsuru" olarak değerlendirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından 3 Temmuz’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilen Göktaş, savcılık ifadesinin ardından nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı.
Mahkemeden tutuklama kararı
Hakim karşısına çıkan Deniz Göktaş, mahkeme tarafından TCK Madde 299 Cumhurbaşkanına hakaret ve TCK Madde 216/3 halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçlamaları kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Deniz Göktaş, hem emniyet hem de savcılık ifadelerinde üzerine atılı suçlamaları reddetti. Cumhurbaşkanına yönelik söylemlerinin bir "terapist" perspektifinden mizahi bir yaklaşım olduğunu belirten Göktaş, "Diktatör" ifadesinin ise siyasi bir niteleme olduğunu savundu. Dini değerlere yönelik eleştiriler konusunda ise inançlı bir insanı kırma amacı gütmediğini, gösterisindeki bazı bölümlerin kelime oyunlarına dayalı mizahi bir kurgudan ibaret olduğunu ifade etti.
Çorlu Cezaevi'ne nakledildi
Tutuklama kararının ardından önce Metris Cezaevi’ne giriş yapan Deniz Göktaş, buradan kısa süre sonra Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan ve "Kuyu Tipi" olarak da bilinen yüksek güvenlikli Karatepe Ceza İnfaz Kurumu’na nakledildi. Göktaş’ın tutuklanması, sosyal medyada ve kamuoyunda ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirirken, pek çok sanatçı ve siyasetçi karara tepki gösterdi.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist