
Türkiye medya dünyasında dikkat çeken gelişmelerden biri yaşandı. Yaklaşık iki yıldır yayın yapan Ekol TV, yönetim kurulu kararıyla yayın hayatını sonlandırdı. Kanalın internet sitesinden yapılan açıklamada, son dönemde yaşanan sermaye yapısı değişikliklerinin ekonomik sürdürülebilirliği zora soktuğu ifade edildi.
“Ekonomik sürdürülebilirlik olumsuz etkilendi” Ekol TV’nin resmi açıklamasında, kanalın izleyicilerden gördüğü ilgiye ve çalışanların özverili emeğine rağmen, mevcut koşullarda yayın faaliyetlerini sürdürmenin mümkün olmadığı belirtildi. Yönetim kurulu değerlendirmesi sonucunda faaliyetlerin sonlandırılmasına karar verildiği vurgulandı.
Küçülme süreci kapanmayla sonuçlandı Gazeteci İsmail Saymaz, aylar önce Ekol TV’nin küçülme kararı aldığını ve Ankara ofisinin kapatıldığını duyurmuştu. Bu süreçte İstanbul ve Ankara dahil olmak üzere yaklaşık 300 gazetecinin işsiz kalacağı belirtilmişti. Kapanma kararı, bu küçülme sürecinin nihai aşaması olarak değerlendiriliyor.
Gazetecilerden tepki ve soru işaretleri Gazeteci Alican Uludağ, yüzlerce gazetecinin işsiz kalmasının üzücü olduğunu vurgulayarak, yaşananların yalnızca “küçülme” ile açıklanamayacağını ifade etti ve kapanma kararının arka planına dair soru işaretlerine dikkat çekti.
Ekol TV nasıl kuruldu? Ekol TV’nin kuruluş sürecinde ilk adımı Prof. Dr. Ersan Şen attı. Ancak kanal yayın hayatına geçmeden önce Şen yönetimden ayrıldı. Daha sonra kanal, Azerbaycanlı iş insanı Mübariz Mansimov tarafından devralındı ve 2024 yılında yayın hayatına başladı.
Resmi ziyaretler ve kamuoyundaki tartışmalar İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, 1 Kasım 2024’te Ekol TV’yi ziyaret etmiş, Ekol Medya Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Doğru tarafından karşılanmıştı. Ziyaret, kanalın kamuoyundaki görünürlüğünü artıran başlıklardan biri olmuştu.
Medya emekçileri açısından ağır tablo Ekol TV’nin kapanması, medya sektöründe artan ekonomik baskılar ve güvencesizleşme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Yüzlerce gazetecinin bir anda işsiz kalması, Türkiye’de basın emekçilerinin çalışma koşullarına dair endişeleri derinleştirdi.