
Silivri Cezaevi’nden adliyeye sevk edilmek üzere sabah saatlerinde yola çıkarılan İmamoğlu’nu taşıyan aracın, teknik bir arıza gerekçesiyle yoldan geri döndürülerek tekrar cezaevine götürülmesi üzerine hukuki süreçte aksaklık yaşandı.
"Duruşmaya gelmemem için kurgu yapıldı" iddiası
Duruşmaya SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) üzerinden bağlanan İmamoğlu, yaşanan durumun teknik bir arızadan ibaret olmadığını öne sürdü. Yaklaşık 60 kilometre yol katedildikten sonra cezaevine geri dönülmesini sorgulayan İmamoğlu, "Mahkemelerin adil yargılama açısından sanığın fiziken hazır bulunmasının bir hak olduğunu bilecek kadar ne yazık ki mahkemelere maruz kalmış birisiyim. Ancak bugün buraya çağrılmama neden olan mesele, bu sabah yaşadıklarımdan sonra artık teferruat haline gelmiştir" dedi. Aracın arıza yaptığı yönündeki bilgilendirmeye inanmadığını belirten İmamoğlu, "Bozuk olduğu söylenen bir araç 60 kilometre gittikten sonra 60 kilometre geri dönüyorsa, o aracın çoktan parçalanmış olması gerekir. Buna rağmen bana ve kamuoyuna araç arızası gerekçe olarak sunuldu" ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, sürece dair tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur. Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur. Bu tezgâh işletilmiş ve ben ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz bırakılmış durumdayım. Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi."
Mahkeme ve idareden bilgilendirme
Duruşmada hakim, cezaevi yönetiminden gelen bilgiler doğrultusunda hareket edildiğini belirterek, "Diğer tüm sanıklara yaptığımız gibi sizin de burada hazır edilmeniz için yazı yazdık. Getirilemeyeceğinize dair dün akşam bir yazı geldi. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüştüm, buna rağmen sabah getirilmeniz için hazırlık yapıldı ve araç arızalandığı için işlem yapılamadı" açıklamasında bulundu.
İmamoğlu ise, cezaevine dönüş sürecinde yaşadıklarını, "Lavabo ihtiyacım olduğunu söyledim. Ancak 'Beklesin' denildi. Bir lavabo ihtiyacı için bile durmaktan imtina eder hale getirilmişti komutan da asker de" şeklinde aktardı. Son olarak, "Ben huzurda savunma yapmak istiyorum. Sebebi de yüce Türk yargısını yerle bir etmek isteyenlere karşı sizin gibi yargıçların vermesi gereken mücadeleyi veriyorum. Adil yargılamayı katletmeye çalışan bir düzenle karşı karşıyayım. Ben bugün bunu yapanları yüce Türk milletine şikayet ediyorum" dedi.
Duruşma 11 Eylül'e ertelendi
Mahkeme heyeti, tarafların ve sanığın iddialarını dinledikten sonra, duruşmanın seyrini değiştirecek bir ara karara vardı. Savunma hakkının korunması ve sanığın mahkeme huzurunda hazır bulunması gerekliliği gözetilerek, davanın 11 Eylül 2026 tarihine ertelenmesine karar verildi. İmamoğlu ise duruşma sonunda adil yargılanma süreçlerinin önemine dikkat çeken ve yaşananlara tepki gösteren bir kapanış konuşması yaptı.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist