
İstanbul futbolunda son yılların en dikkat çekici yükselişlerinden birini yaşayan İFA Spor, etrafında oluşan politik, mezhepsel ve ideolojik tartışmalarla da gündeme geliyor. Bölgesel Amatör Lig’den itibaren büyüyen kulüp, bir yandan “anti-emperyalist duruş” ve “Anadolu kulübü” söylemiyle öne çıkarken, diğer yandan tribünlerde “Şii”, “Acem”, “İrancı” gibi sloganlarla hedef alınıyor.
Son olarak Biga Spor tribünlerinde yükselen “Apo’nun piçleri” sloganı, artık meselenin Türkiye’de futbolun ideolojik kutuplaşmanın yeni alanlarından biri haline geldiğini gösterdi.
Bir Futbol Kulübünden Fazlası mı?
Tartışmaların merkezinde kulübün sosyal medya hesaplarından yapılan bazı açıklamalar bulunuyor. Özellikle kamuoyuna yansıyan ve “Zeynebiye Hareketi Kurumları” imzası taşıyan destek açıklaması dikkat çekmişti. Açıklamada açık biçimde İran İslam Cumhuriyeti’ne destek verilmesi, “siyonizm ve emperyalizme karşı mücadele” vurgusu yapılması ve İran Kızılayı ile koordinasyondan söz edilmesi, kulübün klasik bir futbol kulübünün ötesinde olduğunu göstermektedir.
Paylaşımda şu ifadeler öne çıkıyordu:
“Siyonist ve emperyalist güçlere karşı onurlu bir mücadele veren kardeş İran İslam Cumhuriyeti halkının yanında olduğumuzu bildiririz.”
İFA Spor’un yaşadığı durum tam da bu noktada şekilleniyor. Amatör futbol çevrelerinde uzun süredir İFA Spor için: “İrancı yapı”, “Şii kulüp”, “Acem takımı” gibi ifadeler kullanılıyor.
Bu söylemlerin oluşmasında birkaç temel unsur etkili oldu: Kulübün Zeynebiye çevresiyle ilişkilendirilmesi, Ehlibeyt vurgusunun öne çıkması, İran’a dönük dayanışma mesajları ve bazı taraftar profillerinin dini-politik semboller kullanması, rakip tribünlerin bu kulübü doğrudan mezhepsel bir kimlik üzerinden tanımlamasına yol açtı.
Özellikle sosyal medyada bazı rakip taraftar hesapları İFA Spor’u doğrudan “İran destekli yapı” olarak tanımlamaya başladı. Tribünlerde “Acem” söyleminin hakaret biçiminde kullanılması ise Türkiye’deki tarihsel mezhep gerilimlerinin futbola taşındığını gösteriyor. Ancak dikkat çekici olan nokta şu: Kulüp yönetimi bu ithamları reddediyor ve farklı bir çerçeve çiziyor.
Başkan Erdinç İlter: “Biz Anadolu Takımıyız”
Erdinç İlter ise kulübü ideolojik ya da mezhepsel bir yapı olarak değil, “Anadolu insanının emeğini temsil eden halk kulübü” olarak tanımlıyor.
İlter’in açıklamalarında özellikle üç tema öne çıkıyor: Kuşatıcı bir spor kültürü, Anadolu ve halk aidiyeti, Anti-emperyalist duruş.
Kulüp çevreleri, İran’a verilen desteğin mezhepçi değil “anti-emperyalist refleks” olduğunu savunuyor. Onlara göre mesele Şiilik ya da İran milliyetçiliği değil; Gazze’den Lübnan’a kadar bölgede Batı müdahalelerine karşı bir siyasal tavır almak.
Bu nedenle İFA Spor çevresi, kendilerine yöneltilen “Şii kulüp” suçlamalarının bilinçli bir itibarsızlaştırma kampanyası olduğunu düşünüyor.
Kulübe yakın isimler sık sık şu vurguyu yapıyor: “Biz sadece belirli bir mezhebin değil; Anadolu’nun takımıyız.”
Yerli, halkçı, dayanışmacı ve anti-emperyalist bir spor hareketi
Başkan Erdinç İlter’in açıklamalarında özellikle “Anadolu takımı” vurgusu dikkat çekiyor. İlter’e göre İFA Spor belirli bir mezhebin ya da siyasi grubun değil; yoksul mahallelerin, emekçi ailelerin ve dışlanmış gençlerin kulübü olmayı hedefliyor. Kulüp çevresi, İran’a ya da Filistin’e dönük dayanışma mesajlarının mezhepsel olarak görülmesi vindandan uzak bir yorumdur. Aksine “anti-emperyalist refleks” çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu yaklaşım, özellikle Gazze savaşı ve Ortadoğu’daki krizler sonrası kulübün söylemlerinde daha görünür hale geldi.
Kulüp yönetimi ayrıca, Türkiye’de futbolun uzun yıllardır belirli kimlikler üzerinden okunduğunu ve kendilerine yöneltilen ithamların da bu atmosferden bağımsız olmadığını düşünüyor. İFA Spor cephesi, Ehlibeyt kültürüne yakın olmanın ya da İran halkına dönük insani dayanışma çağrıları yapmanın kriminalize edilmesine karşı çıkarken; kulübün kapılarının farklı kimliklerden herkese açık olduğunu vurguluyor. Bu nedenle kulüp kendisini, “mezhepçi bir yapı” olarak değil “yerli, halkçı, dayanışmacı ve anti-emperyalist bir spor hareketi” olarak tanımlıyor. İFA Spor’un perspektifinde futbol yalnızca skor üretme alanı değil; aynı zamanda gençliği suç, bağımlılık ve dışlanmışlıktan uzaklaştıracak sosyal bir zemin olarak görülüyor. Ama görülen kesin bir şey var ki o da İFA Spor’un yükselişi…