
Eğitim teknolojileri alanında geliştirdiği ölçme ve değerlendirme çözümleriyle dikkat çeken Edit Dijital, öğrencilerin deneme sınavlarında yaptıkları hataları analiz ederek kişiye özel çalışma kitabına dönüştüren yeni ürünü LOOP’u hayata geçirdi. “Learning from Our Own Pitfalls – Hatalarımızdan Öğrenme” yaklaşımıyla geliştirilen sistem, her öğrencinin öğrenme ihtiyacına göre farklı bir çalışma süreci oluşturmayı hedefliyor.
Eğitimde dijital dönüşüm, sınavların bilgisayar ortamında uygulanmasının ötesine geçiyor. Öğrencinin aldığı puan kadar hangi konularda zorlandığı, hangi kazanımlarda hata yaptığı ve öğrenme sürecinde hangi alanlara yeniden dönmesi gerektiği de giderek daha önemli hale geliyor.
Edit Dijital tarafından geliştirilen LOOP, tam da bu noktadan hareket ediyor. Sistem, öğrencinin deneme sınavındaki performansını yalnızca doğru ve yanlış sayıları üzerinden değerlendirmek yerine, ortaya çıkan veriyi yeni bir öğrenme sürecinin başlangıcı olarak ele alıyor.
Her öğrencinin eksiği farklı, kitabı da farklı
İngilizce “Learning from Our Own Pitfalls” ifadesinin baş harflerinden oluşan LOOP, Türkçede “Hatalarımızdan Öğrenme” yaklaşımını temsil ediyor.
Sistemin temelinde ise oldukça basit bir soru bulunuyor:
“Her öğrencinin eksiği aynı değilse, neden herkes aynı kitabı çözsün?”
Geleneksel soru bankalarında aynı seviyedeki öğrenciler büyük ölçüde aynı içeriklerle karşılaşırken, LOOP öğrencinin geçmiş sınav performansından hareketle ihtiyaç duyduğu konu ve kazanımları belirlemeyi amaçlıyor. Öğrencinin yanlış yaptığı, boş bıraktığı veya zorlandığı sorular analiz edilerek hangi alanlarda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyduğu tespit ediliyor. Böylece deneme sınavının ardından öğrencinin karşısına yalnızca “kaç net yaptım?” sonucu çıkmıyor.
Asıl soru, “Neyi bilmiyorum ve bundan sonra ne çalışmalıyım?” haline geliyor.
Deneme sınavı bitiyor, öğrenme süreci yeniden başlıyor
LOOP’un çalışma modelinin merkezinde öğrencinin sınavlardan elde edilen performans verileri yer alıyor. Deneme sınavındaki yanlışlar, boş bırakılan sorular ve konu-kazanım bazındaki sonuçlar değerlendirilerek öğrenciye özgü bir öğrenme haritası oluşturuluyor. Analiz sonucunda sistem, öğrencinin zaten yeterli olduğu konular yerine gelişime ihtiyaç duyduğu alanlara odaklanıyor. Böylece öğrencinin yüzlerce soruyu rastgele çözmesi yerine, kendi eksiklerine yönelik sorularla çalışması hedefleniyor. Edit Dijital Ürün Geliştirme ve Ar-Ge Direktörü Abdurrahman Karaman, LOOP’un temel yaklaşımını öğrencinin kendi hatalarından öğrenmesi fikri üzerine kurduklarını belirtiyor. Karaman’a göre öğrencinin yaptığı bir hata yalnızca sınavdaki kayıp puanı değil, aynı zamanda sonraki öğrenme adımını belirleyebilecek önemli bir veriyi de temsil ediyor.
Analiz sonucu kişiye özel kitaba dönüşüyor
LOOP’un öne çıkan özelliklerinden biri de öğrencinin sınav analizinin yalnızca dijital bir rapor olarak kalmaması. Sistem tarafından belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda öğrenciye özel basılı bir çalışma kitabı hazırlanıyor. Ortaya çıkan kitap, standart bir soru bankasından farklı olarak öğrencinin kendi sınav geçmişinden ve öğrenme eksiklerinden hareketle şekilleniyor. Bir öğrencinin matematikte belirli bir kazanıma, başka bir öğrencinin ise Türkçede farklı bir konuya ağırlık vermesi gerekiyorsa hazırlanan içerik de buna göre değişiyor.
Böylece kitap öğrencinin programa uyum sağlamasını beklemek yerine, öğrencinin öğrenme ihtiyacına göre biçimleniyor.
Öğrencinin yanlışı, eksiği ve çalışma ihtiyacı kendi kitabının içeriğini belirliyor.
“Öğrencinin hatası öğrenme verisidir” LOOP yaklaşımında hata, yalnızca başarısızlığın göstergesi olarak görülmüyor. Öğrencinin yanlış yaptığı bir soru; hangi konuda zorlandığı, hangi kazanımı tam olarak öğrenemediği ve hangi noktaya yeniden dönmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları taşıyor. Bu nedenle sistem, hatayı öğrenme sürecinin sonu olarak değil yeni bir çalışma döngüsünün başlangıcı olarak değerlendiriyor.
LOOP’un ortaya koyduğu öğrenme modeli şu döngü üzerinden ilerliyor:
Ölç → Hatanı Gör → Eksikliğini Belirle → Çalış → Yeniden Ölç
Bu döngü tekrarlandıkça öğrencinin gelişiminin daha somut biçimde takip edilmesi ve çalışma sürecinin bireyselleştirilmesi amaçlanıyor.
Yapay zekâ ve ölçme-değerlendirme aynı sistemde buluşuyor
Edit Dijital’in ölçme-değerlendirme ve kişiselleştirilmiş soru bankası alanındaki çalışmalarının devamı niteliğindeki LOOP, sınavlardan elde edilen dijital verinin doğrudan eğitim materyaline dönüşmesini sağlıyor. Sistem, öğrenci performansının analiz edilmesi ve bu sonuçlara göre içerik oluşturulması sürecinde veri analitiği ve yapay zekâ destekli yaklaşımlardan yararlanıyor. Bu yönüyle LOOP, yapay zekânın eğitimde yalnızca soru üretmek veya sınav uygulamak için değil, öğrencinin sonraki öğrenme adımını belirlemek amacıyla da kullanılabileceğini ortaya koyuyor.
Amaç, sınav sonucunu yalnızca bir puan veya sıralama olarak bırakmak yerine öğrencinin önündeki çalışma sürecini şekillendiren bir yol haritasına dönüştürmek.
Öğretmenler için de öğrenciyi tanımanın yeni bir yolu
Kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımı yalnızca öğrencinin bireysel çalışma sürecini değiştirmiyor. Sınavlardan elde edilen ayrıntılı performans verileri, öğretmenlerin öğrencilerin güçlü ve gelişime açık yönlerini daha net biçimde görmesine de yardımcı olabiliyor. Bir sınıftaki öğrencilerin tamamının aynı konuda ve aynı seviyede olmadığı düşünüldüğünde, her öğrencinin ihtiyacını ayrı ayrı belirlemek öğretmen açısından önemli bir zaman ve emek gerektiriyor. LOOP yaklaşımında ise ölçme-değerlendirme sonucunda elde edilen veriler, öğrenciler arasındaki farklılıkların daha görünür hale gelmesini sağlıyor.
Böylece öğretmenin pedagojik kararlarını destekleyebilecek yeni bir veri kaynağının ortaya çıkması hedefleniyor.
Amaç daha fazla soru değil, doğru soruyu çözmek
Eğitimde başarı uzun yıllardır öğrencinin çözdüğü soru sayısıyla ilişkilendiriliyor. Kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımı ise bu anlayışa farklı bir noktadan yaklaşıyor:
Önemli olan öğrencinin kaç soru çözdüğü mü, yoksa gerçekten ihtiyacı olan soruları çözüp çözmediği mi?
LOOP’un temel iddiası da burada ortaya çıkıyor. Öğrencinin zaten bildiği konulardaki yüzlerce soruyu tekrar tekrar çözmesi yerine, sınav sonuçlarından hareketle eksik olduğu alanlara yoğunlaşması hedefleniyor. Bu nedenle LOOP yalnızca kişiye özel bir kitap değil, aynı zamanda öğrencinin her yeni sınav sonucuyla yeniden şekillenebilen bir öğrenme döngüsü olarak konumlanıyor.
Kişiselleştirilmiş eğitimde yeni dönem
Edit Dijital Ürün Geliştirme ve Ar-Ge Direktörü Abdurrahman Karaman’a göre, eğitim teknolojilerinin önümüzdeki dönemdeki önemli başlıklarından biri öğrencilerin bireysel öğrenme ihtiyaçlarının doğru biçimde tespit edilmesi olacak. Yapay zekâ, veri analitiği ve ölçme-değerlendirmenin birlikte kullanılması; hem öğrencilerin kendi öğrenme süreçlerini daha iyi tanımasına hem de öğretmenlerin öğrencilerin gelişimini daha yakından takip edebilmesine imkân sağlayabilir. Edit Dijital’in LOOP girişimi de bu dönüşümün Türkiye’deki örneklerinden biri olmayı hedefliyor. Çünkü sistemin arkasındaki düşünce, teknoloji kadar basit bir eğitim yaklaşımına dayanıyor:
Her hata, doğru analiz edildiğinde yeni bir öğrenme fırsatına dönüşebilir.
Ve kişiselleştirilmiş eğitimin geleceğinde öğrencinin doğru yaptığı sorular kadar, yanlış yaptığı sorulardan ne öğrendiği de belirleyici olabilir.