Suriye hükümeti: Arapça tek resmi dildir

Suriye hükümeti, Arapçanın ülkenin tek resmi dili olduğunu ilan etti. Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali'nin açıklaması, SDG bağlısı bir grubun tabelalardaki Kürtçe ibarelerin kaldırılmasına tepki olarak adliye binasına saldırması sonrası geldi.

Haber Giriş Tarihi: 10.05.2026 12:56
Haber Güncellenme Tarihi: 10.05.2026 12:56
https://haberdeger.com/

Suudi merkezli Arap gazetesi Şarku’l Avsat’ın yayımladığı habere göre, Suriye hükümeti Arapçanın ülkenin “tek resmi dili” olduğunu ilan ederek yeni dönemde dil tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Karar, özellikle SDG kontrolündeki bölgelerde yaşanan gerilimlerin ardından geldi.

Şam yönetimi tarafından yapılan açıklamada, yürürlükteki anayasa ve mevcut yasalara göre Arapçanın “Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tek resmi dili” olduğu vurgulandı. Açıklamayı yapan Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali, Arapçanın korunmasının “devlet egemenliği ve kamu düzeninin bir parçası” olduğunu söyledi.

Kararın zamanlaması ise dikkat çekti. Açıklama, SDG’ye bağlı olduğu belirtilen “Devrimci Gençlik” grubunun Haseke’deki adliye binasına yönelik saldırısının ardından geldi. İddiaya göre saldırının nedeni, adliye binasındaki tabelalarda Kürtçenin kaldırılarak yalnızca Arapça ve İngilizceye yer verilmesi oldu.

Şam yönetimi, mevcut anayasal sistem değişmeden resmi dil konusunda geri adım atılmayacağını savunuyor. Yetkililer, farklı bir dil statüsünün ancak ileride kurulacak yeni yasama organlarının anayasal düzenleme yapmasıyla mümkün olabileceğini belirtiyor.

Suriye’de dil tartışması, son yıllarda özellikle ülkenin kuzeydoğusunda SDG kontrolündeki bölgelerde büyüyen siyasi ve idari özerklik tartışmalarıyla birlikte daha görünür hale gelmişti. Kürt siyasi yapıları uzun süredir Kürtçenin kamusal alanda daha geniş kullanımını savunurken, Şam yönetimi merkezi devlet yapısının korunması gerektiğini öne sürüyor.

Habere göre bu çıkış savaş sonrası Suriye’de devletin kimliği, merkezi otoritenin sınırları ve SDG ile yürütülen entegrasyon görüşmelerinin geleceği açısından da kritik bir mesaj niteliği taşıyor. Özellikle ABD’nin bölgedeki politikalarında yaşanan değişim ve SDG’nin son dönemde yaşadığı askeri-siyasi kayıplar sonrası Şam’ın daha sert bir merkeziyetçi çizgiye yöneldiği değerlendiriliyor.