Yeni Parti Genel Başkanı Özel: "Korktukları tek şey etkili savunma"

İBB Davası’nın Silivri’de görülen ikinci celsesinde, savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle duruşma salonundan ayrılan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, mahkemedeki uygulamaları sert bir dille eleştirerek geniş çaplı açıklamalarda bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 17.08.2026 17:17
Haber Güncellenme Tarihi: 17.08.2026 17:40
https://haberdeger.com/

"Savunma hakkı bahşedildi"

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davanın 65’inci celsesi, Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi Yeni Duruşma Salonu'nda devam etti. Mahkeme heyetinin duruşma sürecine ve savunma hakkına ilişkin tavrına tepki gösteren Özgür Özel, İmamoğlu'na sınırlı bir süre tanınması ve ardından gelen kararlara yönelik şu ifadeleri kullandı: "Bugüne geldik. Bugün Sayın İmamoğlu'нун avukatları yapılan yanlışı ve işin doğrusunu hukuki bir dille anlattı. O gün çok iddialıydı. ‘Hayır, bir daha savunma hakkı vermem.’ Biz de burada söyledik. Doğrudan bozma sebebi. Bu mahkemeyi bozdurmaya mı çalışıyor? Demek ki iddiaları dile getirip Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımızın yüzüne cevaplarını almaya cesaretleri yok. Geçen zamandan sonra bugün de gördüğünüz gibi, oyalaya oyalaya en son şimdi kararını verdi. Diyor ki ‘Savunma hakkını kullandıracağım ama belirsiz bir gün, benim bildiğim bir gün.’ Avukatlar ısrar edince, ‘Onu size önceden söyleyeceğim.’ Bir de söylemeseydin. Savunma yapacağı günü bilmeyecek. ‘Bir arada’ diyor, ‘uygun yerde, makul zamanda.’ Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. ‘Bu haktan yararlandıracağım’ deyip bahşetti beyzade."

"Mekansızlık yaratarak yüz yüze yargılamayı engelliyorlar"

Özel, duruşma salonunun fiziki koşullarını da eleştirerek, mahkemenin sanıklar, avukatlar ve izleyiciler arasında aşırı mesafe yarattığını belirtti. Seyircilerin duruşmayı dürbünle izlemek zorunda kaldığını ifade eden Özel, bu durumun yargılamanın "yüz yüze" yapılması esasını ortadan kaldırdığını savundu. Duruşma salonundaki fiziki yapıyı ve göz teması eksikliğini şu sözlerle eleştirdi: "Yargılamanın güya yüz yüze yapılıyormuş gibi olduğu ama Ekrem İmamoğlu veya herhangi bir arkadaşımız cezaevinde kamera karşısında olsa, ailesi evden televizyonla izlese, avukatı bürodan katılsa, hakim bey o çok isteyip de koşa koşa gittiği tatilinden dönmemiş olsa yine bir yargılama teknik imkanlarla buradaki kadar yapılır. Bir mekanda olunmuş falan değil burada. Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış. Yüz yüze yargılamanı imkanı ortadan kaldırılmış durumda."

"Korktukları tek şey etkili savunma"

Mahkemenin aldığı kararların arkasındaki temel motivasyonun etkili savunmalardan duyulan korku olduğunu belirten Özel, konuya ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: "Korktukları bir tek şey var. Etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi Ekrem İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, bu savunmanın gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar. Yapılan budur. Artık buradan sonra elbette aileler de avukatlar da bizler de tarih önünde sorumluluğumuz gereğince bu yargılamanın bir parçası olmaya ister istemez devam edeceğiz."

"Tarih önünde teessüf ediyorum"

Açıklamasının sonunda mahkeme heyetine ve yargı pratiklerine yönelik sert ifadelerini sürdüren Özel, tarihe not düşerek şu çağrıda bulundu: "Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum. Başka kimseye değil. Çünkü tuz koktuktan sonra, ben şimdi buradaki hakimi HSK’ya mı şikayet edeyim? Başında Akın Gürlek var, zaten bu zulmü başlatan, kurgulayan, sürdüren kişi. Adalet Bakanı olduğu gün, AK Parti İl Başkanları toplantısına gidip ‘Dün olduğu gibi bugün de partimiz için mücadeleye devam edeceğiz’ diyor. ‘Dün’ dediği gün başsavcıydı adam burada. O yüzden kimi, kime şikayet edeyim? Sayın Erdoğan’a mı edeyim atadıklarını? Kimi, kime şikayet edeyim? O yüzden hepimizin hakkını, hukukunu ve varsa bir gün hakkımızı almamızla ilgili umudu milletimize emanet ediyoruz. Ettiklerini bulsunlar. Zulümleri artsın ki sonları tez gelsin. Bu dünyada adaleti bulursak buluruz, bulmazsak öbür dünyada bütün bu masumların iki elleri yakalarındadır."

haberdeger.com

Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist