Bir İsimden Fazlası: Ulaş Hâlâ Yaşıyor?

(19 Şubat | Bir Kuşağın Hafızasında Bir İsyan) Bugün 19 Şubat. Türkiye devrimci hareketinin sembol isimlerinden Ulaş Bardakçı’nın ölüm yıldönümü.

Haber Giriş Tarihi: 19.02.2026 20:52
Haber Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 20:52
https://haberdeger.com/

Aradan yarım asırdan fazla zaman geçti; fakat Ulaş Bardakçı’nın adı hâlâ dillerde, hafızalarda ve en önemlisi yeni doğan çocukların nüfus cüzdanlarında yaşamaya devam ediyor.

Peki kimdi Ulaş Bardakçı? Neden öldürüldü? Neden bir kuşak çocuklarına onun adını verdi?

Bir Kuşağın Çocuğu, Bir Kuşağın İsyanı

Ulaş Bardakçı, 1947’de dünyaya geldi. 1968 kuşağının siyasal ikliminde şekillenen, üniversitelerde büyüyen, sokakta sertleşen bir gençlik dalgasının içinden çıktı. O kuşak için siyaset; kariyer, makam ya da kürsü değil, hayatla ölüm arasındaki çizgiydi.

Bardakçı, Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) kadrolarındandı. Mahir Çayan, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’la aynı tarihsel iklimin, aynı isyanın, aynı itirazın parçasıydı.

Onu ayıran şey, sadece örgütsel pozisyonu değil; soğukkanlılığı, cesareti ve kararlılığıydı.

Neden Öldürüldü?

1971 askeri muhtırasının ardından, sol hareket ağır bir devlet baskısıyla karşı karşıya kaldı. Ulaş Bardakçı, yakalandıktan sonra cezaevinden kaçtı.

Bu kaçış, onu sadece bir “aranan” değil, aynı zamanda devlete meydan okuyan bir simge hâline getirdi.

19 Şubat 1972’de, İstanbul Arnavutköy’de bir evde kuşatıldı. Teslim olması istendi. Olmadı. Çatışma çıktı.

Bardakçı, 25 yaşında, kurşunlarla öldürüldü. Resmî kayıtlara “çatışmada öldürüldü” diye geçti; fakat hafızalarda o gün, “teslim olmayan bir irade” olarak kaldı.

Nasıl Biriydi?

Onu tanıyanların ortak anlatısı nettir:

Gösterişsiz

Disiplini yüksek

Sözü az, kararı net

Korkusuz ama romantik olmayan

Ulaş Bardakçı, bir “efsane” gibi davranmadı; efsaneye dönüştü. Silahı kutsamadı ama teslimiyeti de kabul etmedi.

Bu yüzden gençlik nezdinde bir “devrimci ikon” değil, daha çok “ahlaki bir ölçü” olarak yer etti.

Neden Çocuklara ‘Ulaş’ İsmi Kondu?

1970’ler ve 80’ler boyunca, özellikle sol-sosyalist ailelerde “Ulaş” ismi bir tercihten öte bir hafıza eylemiydi.

Bu isim şunları simgeliyordu:

Boyun eğmemek

Haksızlığa karşı durmak

Bedel ödemeyi göze almak

“Unutmadık” demek

Çocuğuna “Ulaş” adını verenler, çoğu zaman ona bir ideoloji değil; bir karakter mirası bırakmak istediler.

Bugün Ne İfade Ediyor?

Bugün Ulaş Bardakçı’nın adı, silahlı mücadeleden bağımsız olarak şunu temsil ediyor:

“Kaybettiğini bile bile geri adım atmamak.”

Gençler için Ulaş Bardakçı, bir taktik ya da örgüt modeli değil; etik bir duruşun adı.

Bu yüzden ölüm yıldönümleri hâlâ anılıyor, adı hâlâ yaşıyor.

Ulaş, kazananların tarihine değil, direnenlerin hafızasına yazılmış bir isim.

Bu topraklarda burjuvaziye başkaldıran gençlerin en yakışıklılarından biri. Ruhu şad olsun.

“Bir kurşunla sustu sanıldı, oysa en çok o gün çoğaldı.”

haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist