
Obezite, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olmaktan çıkarak küresel bir pandemi haline geldi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünya çapında obez birey sayısı 1 milyarı aşmış durumda. Bu kişilerin yaklaşık 880 milyonu yetişkin, 159 milyonu ise çocuklardan oluşuyor. Özellikle çocuk ve gençlerdeki hızlı artış, uzmanları endişelendiriyor.
2023 Dünya Obezite Atlası Raporu, obezitedeki artışın temel nedenlerini hareketsiz yaşam, işlenmiş gıda tüketiminin artması, sağlıklı gıdaya erişimdeki denetim eksikliği ve sağlık sistemlerinin yetersiz müdahalesi olarak sıralıyor. Raporda, obezitenin küresel ekonomiye maliyetinin 2035 yılına kadar yıllık 4 trilyon doları aşacağı ve bunun küresel gayrisafi hasılanın yüzde 3’üne denk geleceği vurgulanıyor.
İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Semir Paşa, obezitenin yalnızca fazla yemekle açıklanamayacağını belirterek, hormonal bozukluklar, insülin direnci, genetik yatkınlık, stres ve psikososyal faktörlerin de önemli rol oynadığını ifade ediyor. Obezitenin; diyabet, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, inme, böbrek yetmezliği, uyku apnesi ve bazı kanser türleriyle doğrudan ilişkili olduğu belirtiliyor.
Türkiye’de tablo daha da çarpıcı. Verilere göre, Türkiye obezite oranlarında Avrupa’da ilk sırada, OECD ülkeleri arasında ise dünya ikincisi konumunda. Türkiye’de yetişkin nüfusun yüzde 66,8’i fazla kilolu, yüzde 32,1’i ise obez. TÜİK’in 2023 verileri, 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranının kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde yüzde 16,8olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar, obezitenin sigaradan sonra önlenebilir ölümlerin ikinci en önemli nedeni olduğunu vurgulayarak, acil, çok yönlü ve toplumsal bir mücadele çağrısı yapıyor. Aksi halde, hem sağlık sistemleri hem de ekonomiler için çok daha ağır bir tablonun kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuluyor.
haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist