
Terör örgütü DEAŞ’a karşı 2014 yılında kurulan uluslararası koalisyon, Ortadoğu ve ötesinde değişen güvenlik mimarisini yeniden değerlendirmek üzere kritik bir toplantıya hazırlanıyor. Fransa merkezli istihbarat ve güvenlik bülteni Intelligence Online’ın edindiği bilgilere göre, DEAŞ’a Karşı Küresel Koalisyon’un siyasi direktörleri bir sonraki üst düzey istişare toplantısını 1 Ekim tarihinde İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleştirecek. Irak ve Suriye sahasındaki aktörlerin ve süreçlerin merkeze alınacağı bu zirve, örgütün toprak hakimiyetini kaybetmesinin ardından geçen yıllarda gelinen aşamayı ve sahadaki yeni askeri-politik dengeleri masaya yatıracak.
Sahadaki Güç Dengeleri
Roma’da gerçekleşecek toplantının en sıcak başlıklarından birini Irak hükümeti ile koalisyon güçleri arasındaki geleceğe dönük ilişkiler oluşturuyor. Bağdat yönetimi, son dönemde ABD liderliğindeki askeri misyonun kademeli olarak sona erdirilmesi ve ilişkilerin çok uluslu bir güç yerine ikili güvenlik ortaklıklarına evrilmesi yönünde kararlı adımlar atıyor. Irak güvenlik güçlerinin operasyonel kapasitesinin artmasıyla birlikte, ülkedeki yabancı askeri varlığın çekilme takvimi ve olası güvenlik boşluklarının önlenmesi stratejileri doğrudan Roma'daki diplomatların gündeminde yer alacak. Koalisyon yetkilileri, DEAŞ'ın Irak'taki kırsal ve dağlık bölgelerde gizlenen uyuyan hücrelerinin yeniden organize olmasını engellemek amacıyla askeri danışmanlık, istihbarat paylaşımı ve hava desteği gibi kilit mekanizmaların sürdürülebilir bir çerçeveye oturtulmasını hedefliyor.
Kampların Ağır Yükü
Toplantının diğer kritik ayağını ise Suriye’nin kuzeydoğusundaki karmaşık tablo teşkil ediyor. Fırat’ın doğusunda süregelen kırılgan yapı, aralarında El Hol ve Roj kamplarının da bulunduğu tesislerde tutulan on binlerce yabancı DEAŞ mensubu ve ailelerinin akıbeti meselesiyle daha da derinleşiyor. Yıllardır uluslararası toplumun yeterince sahiplenmediği bu gözaltı kampları ve hapishaneler, koalisyon bünyesinde bir "saatli bomba" olarak nitelendiriliyor. Diplomatlar, kaynak ülkelerin kendi vatandaşı olan radikalleşmiş unsurları ve aileleri geri kabul etmesi sürecinin hızlandırılmasını talep ederken, bu yükün sahadaki yerel unsurlara bırakılmasının uzun vadeli güvenlik risklerini tırmandırdığına işaret ediyor. Roma'da siyasi direktörlerin, kampların güvenliğinin artırılması ve insani rehabilitasyon programlarının finansmanı konusunda yeni taahhütlerde bulunması bekleniyor.
Afrika’dan Asya’ya Sıçrayan Tehdit
DEAŞ, Levant bölgesindeki coğrafi kontrolünü kaybetmiş olsa da ideolojik ve operasyonel ağlarını özellikle Afrika kıtasına (Sahel ve Çad Gölü Havzası) ve Orta Doğu dışındaki coğrafyalara doğru genişletmeyi sürdürüyor. Örgütün Horasan kolu (DEAŞ-H) başta olmak üzere bölgesel uzantılarının son dönemde artan sınır ötesi eylem kapasitesi, Roma'daki koalisyon üyelerini yeni bir küresel strateji geliştirmeye zorluyor. Toplantıda siyasi direktörler, yalnızca askeri caydırıcılık araçlarını değil; terörizmin finansmanıyla mücadele, kripto varlıklar üzerinden yürütülen fonlama ağlarının kesilmesi, propaganda mekanizmalarının dijital mecralardan tasfiyesi ve istikrara kavuşturma fonlarının etkin kullanımını detaylıca değerlendirecek.
80'den fazla devlet ve uluslararası kuruluşun oluşturduğu koalisyon, Roma'daki bu zirveyle birlikte salt askeri bir operasyonel mekanizmadan kapsamlı bir sivil-güvenlik platformuna geçiş sürecini netleştirmeyi amaçlıyor. Irak ve Suriye odaklı yürütülecek görüşmelerde alınacak kararlar, bölgedeki terörle mücadele dinamiklerinin geleceğini şekillendirmenin yanı sıra uluslararası güvenlik diplomasisinde yeni bir dönemin kapısını aralayacak.