İsrail'in casus fabrikası: Mossad ihaneti nasıl besliyor?

İsrail'in teknolojik erişimine rağmen, insan kaynaklı istihbarat operasyonları hâlâ sabra dayanan devşirme faaliyeti, para, ideoloji, baskı ve kişisel kırılganlık üzerinde yükselmeye devam ediyor. Bir casus artık işe yaramaz olduğunda işgalci açısından onu korumak için pek bir teşvik kalmamış demektir.

Haber Giriş Tarihi: 05.09.2026 18:14
Haber Güncellenme Tarihi: 05.09.2026 18:20
https://haberdeger.com/

İsrail istihbarat camiası deyince akla ilk olarak yüksek teknoloji, casusluk örgütleri ve Aksa Tufanı Operasyonu'nun ardından iyice şiddetlenen rekabetler geliyor. Ancak bütün bunların ötesinde, casus devşirme faaliyeti, zafiyetlerin tespiti, erişim sağlanması ve bir İsrailli aracıya bağımlılık üzerine kurulu, son derece sabır gerektiren insani bir faaliyet alanı da var.

İsrail istihbaratı ilk yıllarında hem rutin hem de hassas görevler için büyük ölçüde Yahudi operatiflere güveniyordu. Daha sonraki dönemlerde de Yahudi operatifler yurtdışında lojistik ve operasyonel destek sağlamaya devam etseler bile faaliyet alanı düşman çevrelere doğru genişledikçe istihbarat toplama işlerinin daha büyük bir kısmı Arap ve Filistin toplumları içinde devşirilen casuslara emanet edilir oldu.

Bununla birlikte teknolojik genişleme dengeyi değiştirdi; İsrail siber olanaklara, elektronik sinyallerin takip ve istihbaratına, yapay zekâya ve ileri gözetleme sistemlerine büyük yatırım yaptı.

İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Savunma Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü'nün başkanı ve Demir Kubbe'nin mimarlarından Daniel Gold, bu teknolojik dönüşümü temsil eder. Ancak Aksa Tufanı Operasyonu etrafında yaşanan başarısızlıklar, İsrail'in teknolojiye bağımlılığını ve Gazze içinde insan kaynaklı istihbaratın aşınması sorununu yeniden mercek altına almasına yol açtı.

Bir kaynağa sahip olmak istihbarat çalışmasının tamamı değil sadece bir parçasıdır. İstihbaratın bunlardan yararlanabilecek doğru yetkililere ulaşması ve ulaşmakla kalmayıp bu kişilerin yargılarını hâlihazırda şekillendirmekte olan varsayımların dışında objektif olarak değerlendirilmesi de gerekir. İsrail 2023’te de, tıpkı 1973'te olduğu gibi bir takım uyarılar almıştı; ancak bunları zamanında yorumlayıp harekete geçmede başarısız kaldı.

Eski İsrail Milli Güvenlik Danışmanı Yaakov Amidror, İbranice kaleme aldığı İstihbarat: Teori ve Pratik adlı kitabında aynı noktaya dikkat çeker. İnsan kaynaklı bilgi toplama kabiliyetlerinin geliştirilmesindeki zorluğun, istihbarat örgütlerini elektronik ve teknolojik yöntemlere ittiğini ancak modern sistemlerin bu kaynakların yokluğunu telafi edemeyeceğinin sonuç olarak anlaşıldığını yazar.

Amidror, 36 yılını İsrail ordusunda geçirmiş; Askeri İstihbarat'ta Araştırma Dairesi başkanlığı, Kuzey Komutanlığı istihbarat şefliği, harp akademileri komutanlığı ve savunma bakanı askeri sekreterliği yapmış bir isim. Kariyerinin zirvesi ise İsrail Milli Güvenlik Konseyi başkanlığı. Kitabında, casus devşirme yöntemlerini üç ana başlıkta ele alır:

Hedefe giden üç yol

1. Kendi ülkesinden bir operatif göndermek

Kendi ülkesinden görevlendirilen bir operatif, sahaya sürülmeden önce eğitilir ve bilgilendirilir. Bu operatifin sadakatinin daha yüksek seviyede olduğuna inanılır; dolayısıyla amirleri, operatif döndüğünde vereceği bilgileri, paranın veya kendini koruma kaygısının etkisiyle abartıp abartmadığı endişesi taşımadan değerlendirebilirler.

Ancak ülke içinden gönderilen bir operatifin zayıflığı, hedef ülkeye dışarıdan gelmesidir. Bu nedenle operatif kendisine ikna edici bir kimlik inşa etmeli, dikkat çekmekten kaçınmalı ve kimliğini korumak için yerel toplumla arasına yeterli mesafeyi koymalıdır. Bu kısıtlamalar ise çoğu zaman, orijinal belgeler, fiziksel kanıtlar veya hedefin yakın çevresine doğrudan erişim yerine, yalnızca görebildiklerini veya duyabildiklerini raporlamakla sınırlar.

2. Hedef ülke içinde bir casus devşirmek

Yerelden devşirilen bir casus, zaten sızılması arzu edilen sosyal çevreye aittir. Eğer bu devşirme silahlı kuvvetler, güvenlik organları, hükümet, iş dünyası veya bir direniş örgütü içinde konumlanmışsa, fark edilmeden hassas alanlara girebilir. Bu devşirmenin istihbarat örgütündeki aracısı onu belirli makamlara, kişilere veya tesislere yönlendirebilir; böylece haritalar, fotoğraflar, gizli dosyalar ve diğer orijinal malzemeleri ele geçirmesi sağlanır.

Ancak devşirmeyi gerçekleştiren istihbarat örgütü açısından yerel bir casusun sadakati her zaman şüphe konusudur. Bu casus kendi “değerini” kanıtlamak veya ödemesini artırmak için raporları abartabilir. Eğer teşkilattaki aracısı evini, işini ya da günlük rutinini değiştirmesini isterse bunu kuşku uyandırmadan ve kolayca yapamaz; bu durum onu yararlı ama kısıtlı kılar.

Amidror, ideolojik veya dini inancı, hedef ülke içinde casus devşirmek için en güçlü zemin olarak görüyor. İsrail istihbarat literatürü, Mossad'ın Arap devletlerindeki ve Şin Bet'in Filistin örgütleri içindeki sicilini övgüyle anar, ancak bu işin ne çok emek gerektirdiğini de kabul ederler. Bir aracı, devşirdiği kişinin diline ve kültürüne hâkim olmalı, motivasyonlarını ve hırslarını anlamalı ve kırılganlığı bağımlılığa dönüştürmek için gereken zamanı yaratmalıdır.

3. Eğitimli bir operatife yerel kimlik oluşturmak

Üçüncü yöntem, eğitimli bir operatifi, uydurma bir yerel kimlik altında hedef ülkeye göndermeye dayanır. Teorik olarak bu, kendi ülkesinden gelen bir istihbarat subayının disiplinini, yerel bir devşirmenin istihbarat kaynaklarına erişim olanaklarıyla birleştirir. İsrail istihbarat tarihi, bu tür derin örtülü operasyonların olağanüstü sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyar.

Ancak deşifre olmanın bedeli çok daha ağırdır. Kurtarma başarısız olursa operatif idam edilebilir, takas için bekletilebilir veya cesedi bile geri verilmeyebilir. İsrail'in bu konudaki en meşhur örneği, Suriye siyasi ve askeri elitlerine sızdıktan sonra 1965'te Şam'da tutuklanıp idam edilen Mossad operatifi Eli Cohen'dir.

Parmak izi bırakmadan temas

İsrail istihbarat doktrini, temas yöntemleri arasında da ayrım yapar. Bazı casuslar bulundukları yerlerde bilgileri şifreler; daha sonra bunları gizli haberleşme kanalları, posta veya aynı ülke içindeki bir aracıyla periyodik toplantılar yoluyla iletir. Her temas sıradan görünecek şekilde tasarlanır; ancak bunların mütemadiyen tekrar etmesi, karşı istihbaratın tespit edebileceği örüntüler oluşturur.

Yüksek değer taşıyan casuslar, varış noktalarını gizlemek için birkaç farklı ülke üzerinden İsrail'e götürülebilir. Orada yalan makinesi testlerine, yoğun sorguya, mesleki eğitime ve sadakatlerini derinleştirmeyi amaçlayan başka önlemlere tabi tutulabilirler.

Beklemeye tahammülü olmayan istihbarat için acil durum kanalları ayrılır. Bununla birlikte bu türden birçok şebeke zayıf iletişim, aynı yöntemlerin tekrar tekrar kullanılması, mütemadiyen kurulan temaslar, lojistik hatalar veya tesadüfler nedeniyle çökertilmiştir. Casusluk teknikleri sabır gerektirse de, rutin insani hatalara karşı her zaman savunmasızdır.

Temas sıklığı, esas itibariyle kaynağın değerine ve hassasiyetine bağlıdır. Düşük seviyeli bir ajan, genellikle, sınırlı gözlemlerini dolaylı bir kanal aracılığıyla aktarabilir; oysa acil askeri bilgi taşıyan bir kaynağa rutini bozması ve acil bir hat kullanması talimatı verilebilir. Her istisna, bilgiyi korurken şebekenin başka bir parçasını ifşa etme pahasına yaşanır.

İhanet hiyerarşisi

İsrail istihbarat literatürü, casusları, hem erişim hem de işlev açısından sınıflandırır. İyi konumlandırılmış bir casus, hassas bir görevde bulunur ve devşiren teşkilatın düşmanın planlarını anlamasına, bozmasına veya önlemesine yardımcı olur. Mobil bir casus ise bu türden erişime sahip değildir; ancak yer değiştirebilir veya yeni bir gelişmeyi gözlemlemekle görevlendirilebilir.

Bir “araştırmacı casus”, tüccar, gezgin veya profesyonel kimliğine bürünebilir; askeri bilgi, silah hareketleri, personel atamalarına dair bilgi veya moral değerlendirmeleri toplar. Bu tür çalışmalar stratejik sızma seviyesine ulaşmayabilir, ancak bir operasyon hazırlamak, bir şebekeyi haritalamak veya askeri bir harekâtı desteklemek için değerli olabilir.

“İçeriden” casus ise geniş bir ilişkiler ağına dayanır. En hassas malzemeye hayatı boyunca dokunamayabilir, ancak o malzemeye erişimi olan kişilere ulaşabilir, belgeleri dolaylı yoldan toplayabilir ve aracısının öncelikleri değiştiğinde yeni alanlara yönelebilir. Değeri, biçimsel konumu kadar çevresindeki ağdan da gelir.

Bu kategoriler ne sabittir ne de birbirini dışlar. Gözlem yapmaya başlayan bir tüccar, daha değerli bir kaynağa aracı olabilir; mütevazı erişime sahip bir personel, terfi veya nakil arayışına teşvik edilebilir. Bu nedenle devşirme faaliyeti ilk anlaşmadan sonra da devam eder; aracılar casusu her yeni ihtiyaçta istedikleri bilgilere yaklaştırmaya çalışır.

Onlarca yılda sabırla yaratılan örtüler

Türkiye’nin 2026 şubatında duyurduğu karşı istihbarat operasyonu, İsrail'in bir casusu yetiştirmek için yıllarca ne denli emek harcayabildiğini ortaya koydu. Türk makamlarının yaptıkları açıklamaya göre, Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu 10 yılı aşkın süredir Mossad'a bilgi sızdırıyorlardı. Açıklamada, mermer ticaretiyle uğraşan bir maden mühendisi olan Derya'nın, farklı kod adları altında birkaç Avrupa ülkesinde İsrailli aracılarla görüştüğü de belirtiliyordu.

Türk basınındaki haberlere göre İsrail istihbaratı bu casusları, ikili ticari faaliyetleri için bölge genelinde bağlantı kurmak, İsrail eleştirisi yapan Filistinliler hakkında bilgi toplamak ve insansız hava aracı üretiminde gerekli parça ticaretine girmek için kullandı. Görülüyor ki meşru bir meslek, seyahat, para, bağlantı ve hedeflere yaklaşmak için gerekçe sağlarken arkasındaki gerçek istihbarat operasyonunu gizleyebilir.

Ancak ticari örtü aynı zamanda bir yük de olabilir. Casus çevresinde varlıklı bir kişi gibi görünebilir, ancak işi, seyahatleri ve sermayesi kendisini yönlendiren servise bağlı kalır. Yıllarca süren devşirme ve yetiştirme faaliyeti nüfuz ve erişim olanakları sağlayabilir; ama aynı zamanda devşirilen kişiyi, teşkilattaki aracıları bu korumayı kaldırdığında iskambil kulesi gibi kolayca çökebilecek bir hayata bağlı kılar.

Bir istihbarat servisi casusunun mali durumunu iyileştirebilir, inandırıcı bir iş sahnesi kurabilir ve böylece sosyal statüsünün yükselmesini bekleyebilir. Sıradan bir mesleki ilerleme gibi görünen şey, aslında yıllar süren bir istihbarat operasyonunu gizliyor olabilir.

İşgal, kaynaklarını harcayabilir

İsrail istihbaratı, bir casus işe yarar olduğu sürece onun için önemli miktarda zaman ve kaynak yatırımı yapabilir. Ancak bu muamelenin, casusun erişimini veya operasyonel değerini kaybetmesiyle de devam ettiğine nadir rastlanır. Bir işbirlikçi, teşkilattaki aracıları nezdinde, her an harcanabilir istihbarat varlığı olarak kalır.

Elbette bunun istisnaları da olmuştur. İlk akla gelenlerden biri Elmas Operasyonu'dur: Bu olayda Iraklı pilot Münir Redfa, aile üyeleri Mossad tarafından kaçırılıp ülkeden çıkarıldıktan sonra, 16 Ağustos 1966'da bir MiG-21 uçağını İsrail'e uçurmuştu. Böylece İsrail, Sovyetler Birliği'nin en gelişmiş uçaklarından birini ele geçirmiş, incelemiş ve daha sonra bu bilgileri ABD ile paylaşmıştı. Uçağa daha sonra 007 numarası verilmişti.

Bu tür uygulamalar genellikle misyonun önemine veya tehlikesine bağlıdır ve devşirme pazarlığının bir parçasını da oluşturabilir. Olağandışı derecede önemli görevler üstlenen veya Yahudiliğe geçen casuslara daha iyi bir maaş ve koruma sağlanabilir. Ne var ki bu tür olayları çevreleyen gizlilik nedeniyle devşirme faaliyetlerinin ne kadarının bu faaliyetlerden oluştuğunu güvenilir bir şekilde tespit etmek mümkün değildir.

Redfa, İsrail'in uçağı sağlam ele geçirmek istemesi ve işbirliğine ihtiyaç duyması nedeniyle olağanüstü koruma almıştı. Ailesini getirmek de anlaşmanın bir parçasıydı. Olağandışı derecede önemli veya tehlikeli görevler üstlenen casuslara sıradan devşirmelere göre daha iyi bir muamele sunulabilir; ancak bunların pek azı, görevleri sona erdikten sonra da eski değerlerini koruyabilirler.

Genel tablo ise çok daha acımasızdır. İsrail 2000 Mayıs ayında güney Lübnan'dan çekildiğinde, gerçekte İsrail vekil kuvvetleri olan Güney Lübnan Ordusu (GLO) çökmüş ve binlerce mensubu ile bunların akrabaları sınırdan büyük bir panik içinde geçmişti.

Bu ordunun eski komutanı Antoine Lahad, daha sonra İsrail'i, kendi silahlandırdığı, finanse ettiği ve eğittiği bu gücü terk etmekle suçlamıştı. Bu deneyim, kaderlerini işgalcinin vaatlerine bırakanlar için en açık uyarılardan biri olmaya devam ediyor.

İsrail'e kaçan Filistinli işbirlikçiler de benzer şekilde yerinden edilmeler, tecritlerle karşı karşıya kalmış, yasal ve ekonomik açıdan belirsiz bir hayat sürmek zorunda bırakılmışlardır. Bugün İsrail'in Gazze'de desteklediği silahlı grupların üzerinde aynı modelin gölgesi gezinmektedir; bu grupların işe yararlığı, ancak işgalin acil askeri ihtiyaçlarına bağlıdır. İşgalin devşirdiği insanlara karşı kalıcı bir yükümlülüğü söz konusu değildir.

Teşkilattan ayrılmak isteyen bir casus ise emeklilik diye bir seçeneğinin olmadığını anlamakta gecikmeyebilir. Böyle bir durumda devşirmenin aracısı, onu ifşa etmekle, daha fazla iş talep etmekle veya yerini alacak daha değerli bir operatif bulması için baskı yapmakla tehdit edebilir. Bu durumda her ödeme, toplantı ve görev, yeni bir denetim vasıtası haline gelir.

İsrail'in teknolojik erişimine rağmen, insan kaynaklı istihbarat operasyonları hâlâ sabra dayanan devşirme faaliyeti, para, ideoloji, baskı ve kişisel kırılganlık üzerinde yükselmeye devam ediyor. Bir casus artık işe yaramaz olduğunda işgalci açısından onu korumak için pek bir teşvik kalmamış demektir.

The Cradle Turkiye