İsrail Seçimlerine Doğru: Sandık Öncesi Bilmeniz Gerekenler

Askerlik yasası krizleri, Haredi toplumunun zorunlu askerlik statüsü ve aşırı sağın radikal söylemleri, bu bloğun oylarını etkileyen en büyük iç dinamikler olarak öne çıkıyor.

Haber Giriş Tarihi: 13.10.2026 14:55
Haber Güncellenme Tarihi: 13.10.2026 15:04
https://haberdeger.com/

İsrail ’de yaklaşan parlamento seçimleri öncesinde siyasi tansiyon zirveye tırmanmış durumda. Ülke genelinde yapılan son kamuoyu araştırmaları ve anket takipçileri, seçmen eğilimlerinin dalgalı seyrini ve geleneksel siyasi bloklar arasındaki kıyasıya rekabeti gözler önüne seriyor. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki mevcut koalisyon hükümeti ile muhalefet kanadı arasındaki güç mücadelesi, 120 sandalyeli Knesset’te salt çoğunluğun (61 sandalye) kimin elinde kalacağı sorusunu her geçen gün daha da yakıcı hale getiriyor. Anket verileri, ne iktidar bloğunun ne de muhalefetin tek başına rahat bir çoğunluk kurabildiğini, bu durumun da seçim sonrasında uzun ve çetin koalisyon pazarlıklarının kapısını aralayacağını açıkça gösteriyor.

Mevcut İktidar Bloğunun Sınavı

Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki Likud Partisi, 2022 seçimlerinde kazandığı 32 sandalye ile gücünü korurken, son dönemdeki anketlerde bu sayının 21 ile 25 sandalye aralığına kadar gerileyebileceğini gösteren verilerle karşı karşıya kalıyor. Aşırı sağcı ve dindar partilerle kurulan hükümetin ortakları olan koalisyon partileri, son anketlerde meclis çoğunluğunun bir hayli gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Özellikle ultra-Ortodoks (Haredi) partiler olan Shas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği (UTJ) ile aşırı sağ çizgideki Dini Siyonizm ve Otzma Yehudit gibi oluşumlar arasındaki ittifak arayışları, seçmen tabanındaki kırılganlıkları ve zorunlu iş birliği hamlelerini tetikliyor. Askerlik yasası krizleri, Haredi toplumunun zorunlu askerlik statüsü ve aşırı sağın radikal söylemleri, bu bloğun oylarını etkileyen en büyük iç dinamikler olarak öne çıkıyor. Çeşitli medya kuruluşlarının verilerine göre (örneğin Channel 11, Channel 12 ve Channel 13 anketleri), Netanyahu'nun bloğu 50 ile 52 sandalye arasında değişen bir konjonktüre sahip.

Muhalefet Kanadının Stratejisi

Muhalefet cephesi ise Netanyahu iktidarına karşı dağınık yapısını toparlamaya ve ortak bir alternatif sunmaya çalışıyor. Çeşitli merkez, sol ve sağ muhalefet partileri, iktidarın oy kaybından yararlanmak için seçim stratejilerini güncellerken, anketlerde muhalefet bloğunun toplam sandalye sayısı (örneğin Eisenkot ve müttefiklerinin oluşturduğu blok) kimi zaman 51 ila 59 sandalye arasında değişerek iktidarın önüne geçebiliyor. Ancak bu üstünlük, tek başına bir hükümet kurmaya yetecek 61 sandalye eşiğini aşmak için yeterli görünmüyor. İsrail siyasetinde kararsız seçmen oranının yüksek olması ve yeni kurulan ya da ittifak yapan partilerin barajı geçip geçemeyeceği belirsizliği, muhalefetin zaferini garanti etmiyor. Özellikle güvenlik politikaları, ekonomik sıkıntılar ve bölgesel krizlerin (savunma harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payının %4.5'ten %8'e yükselmesi ve kamu borcunun %60'tan %68.6'ya çıkması gibi ekonomik yüklerin) gölgesinde şekillenen kampanyalar, seçmenlerin geleneksel sadakatlerini gözden geçirmesine neden oluyor.

Seçim Barajı

İsrail'in nispi temsil sistemine dayalı seçim yapısı, küçük partilerin ve barajı aşma mücadelesi veren siyasi hareketlerin rolünü hayati kılıyor. Anket takipçileri, özellikle baraj sınırında gezinen aşırı sağcı listelerin, dindar partilerin ve Arap partilerinin alacağı oyların tüm dengeleri altüst edebileceğine dikkat çekiyor. Son dönemde Arap partilerinin kendi içindeki ittifak/bölünme dinamikleri, olası ortak bir listede 12 ile 15 sandalye arasında kazanma potansiyelleriyle hükümet kurma sürecindeki kilit rollerini doğrudan etkiliyor. Küçük partilerin seçim barajını aşamaması durumunda boşa gidecek oylar, 11 ila 17 arasında değişen kararsız/bağımsız oylarla birlikte büyük blokların kaderini belirleyecek en önemli etkenlerin başında geliyor.

Tüm bu veriler ışığında, yaklaşan seçimlerin İsrail siyasi tarihinde yeni bir kilitlenme dönemi ya da sürpriz bir koalisyon formülünü doğurması bekleniyor. Anketler sürekli olarak değişen dinamikleri yansıtmakla birlikte, seçmenlerin derin bir kutuplaşma içinde olduğunu ve geleneksel ittifakların eskisi kadar kalıcı oylar üretemediğini kanıtlıyor. Sandık başına gidecek milyonlarca İsrailli seçmenin tercihi, ülkenin iç ve dış politikadaki gelecek yöneliminin de ana belirleyicisi olacak. Siyasi analistler ve anketörler, seçim gününe kadar yaşanacak her türlü gelişmenin, bu kırılgan dengeleri tamamen lehte veya aleyhte çevirebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.