
Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar, küresel petrol taşımacılığının en kritik geçiş noktalarından biri olan Kızıldeniz hattında yeni ve tehlikeli bir cephenin açılmasına neden oldu. Yemen’deki İran destekli Husi milislerinin, Kızıldeniz’in güney girişindeki stratejik Mayun Adası ile liman kenti Muha’yı kontrol altına alması ve eş zamanlı olarak Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı’nın Irak kaynaklı insansız hava araçlarıyla (İHA) vurulması, küresel enerji piyasalarında deprem etkisi yarattı. Yaşanan gelişmelerin ardından Riyad yönetimi, Hürmüz Boğazı’nı baypas etmek için kullandığı ana boru hattını ihtiyati tedbir gerekçesiyle tamamen kapattığını duyurdu. Bu çift yönlü kriz, ham petrol fiyatlarını yeniden varil başına 100 doların üzerine fırlatarak küresel piyasalarda tansiyonu zirveye taşıdı.
Irak’tan Gelen İHA Dalgası
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, krallığın en kritik enerji altyapılarından biri olan Doğu-Batı Boru Hattı’nın insansız hava araçlarıyla hedef alınmasının ardından akışın geçici olarak durdurulduğunu teyit etti. Suudi Dışişleri Bakanlığı, saldırının doğrudan Irak topraklarından havalanan kamikaze İHA’lar tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi. Riyad yönetimi, egemenlik haklarını koruma konusundaki kararlılığını yinelerken, Bağdat hükümetine sorumluları tespit etmesi ve gerekli adımları atması amacıyla bir fırsat tanımak adına şu aşamada askeri bir misillemede bulunulmayacağını açıkladı.
Irak hükümeti saldırıyı derhal kınayarak geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Bölgesel istihbarat kaynakları, Temmuz ayında benzer tesislere yönelik saldırıların ardından Suudi Arabistan ve ABD’nin Irak’taki İran bağlantılı milisleri vurduğunu hatırlatırken, Husilerin bu saldırıların planlama ve lojistik sürecinde Irak’taki unsurlarla doğrudan koordinasyon içinde hareket ettiğini kaydediyor. 1980'lerde inşa edilen Doğu-Batı hattı, Suudi petrolünün Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalardan etkilenmeden Yanbu Limanı üzerinden batıya aktarılmasını sağlıyordu. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Suudi Arabistan, son dönemde Kızıldeniz çıkışındaki bu terminalden petrol ihracatını günlük 5 milyon varilin üzerine çıkarmıştı.
Babülmendep Koridorunda İlerleme
Kuzeydeki petrol arterinin kapanmasının hemen ardından, Yemen sahilinde dengeleri tamamen değiştiren bir gelişme yaşandı. Hem Husilerden hem de Yemen’in uluslararası alanda tanınan hükümetinden askeri yetkililerin teyit ettiği bilgilere göre, Husi milisleri Babülmendep Boğazı’nın tam ortasında yer alan volkanik ve stratejik Mayun (Perim) Adası’nı kontrol altına aldı. Husi güçleri ayrıca boğazın yaklaşık 80 kilometre kuzeyinde bulunan stratejik liman kenti Muha’yı da ele geçirdi.
Yemen hükümetine bağlı üst düzey bir askeri yetkili, Suudi Arabistan hava kuvvetlerinin Muha’nın düşüşünü engellemek için doğrudan hava harekâtı düzenlememesine şaşırdıklarını, bu durumun Riyad’ın ABD’den geniş çaplı bir askeri operasyon için yeşil ışık alamamış olmasından kaynaklanabileceğini belirtti. Aynı yetkili, Yemen ordusu ile ittifak halindeki yerel milisler arasındaki koordinasyon eksikliğinin Husilere bulunmaz bir fırsat sunduğunu itiraf etti. Husiler ise yayımladıkları bildiride adanın veya boğazın adını doğrudan geçirmeden kıyı boyunca ilerlediklerini belirterek, Suudi Arabistan’a karşı "gerilime misillemeyle karşılık verme" yemini etti ve Suudi bandıralı olanlar hariç diğer tüm uluslararası gemiler için deniz seyrüseferinin güvenli olduğunu öne sürdü.