
Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi, ülkenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde Kürtlerin siyasi ve idari süreçlere katılımının önemini vurguladı. Şam yönetiminin de bu gerçeğin farkında olduğunu belirten Abdi, Kürtler yanı sıra Arap, Süryani ve Ermeni topluluklarının ortak yönetim anlayışı içerisinde yer almasının Suriye'nin istikrarı açısından belirleyici olduğunu söyledi.
Abdi, Haseke vilayetine bağlı Rimêlan ve Girkê Legê kentlerinde bölge sakinleriyle bir araya gelerek Suriye'deki son siyasi gelişmeleri, entegrasyon sürecini, eğitim ve güvenlik alanlarındaki çalışmaları değerlendirdi.
Toplantılarda özellikle 29 Ocak Anlaşması kapsamında yürütülen çalışmaların geldiği aşamaya dikkat çeken Abdi, anlaşmayla ilgili çözüm bekleyen dosyalar üzerinde çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Entegrasyon sürecini engellemeye çalışan girişimlerin başarısız olduğunu savunan Abdi, sürecin ilerletilmesi için ilgili tarafların çalışmalarına devam ettiğini belirtti.
Şam yönetimine Kürtlerin katılımı mesajı
Suriye'nin geleceğinde Kürtlerin konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdi, Kürt meselesinin artık açık bir siyasi irade ve kimlikle devlet kurumlarının gündemine taşındığını söyledi.
Abdi, "Devlet, Kürtlerin katılımı olmadan Suriye'de istikrarın sağlanamayacağını biliyor" ifadelerini kullandı.
Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin ve Ermenilerin bir arada yaşamasının ülkenin geleceği açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Abdi, farklı toplumsal bileşenlerin dayanışmasının Suriye'deki ortak yönetim anlayışını güçlendireceğini dile getirdi.
Haseke vilayetinin tüm toplumsal bileşenlerin katılımıyla yönetildiğini kaydeden Abdi, bölge halkının birlikte yaşam ve ortak yönetim modelinin geliştirilmesi konusunda önemli bir irade ortaya koyduğunu ifade etti.
Abdi ayrıca Kürtler arasındaki siyasi birliğin ve farklı topluluklar arasındaki dayanışmanın entegrasyon sürecinin başarıya ulaşması açısından temel önemde olduğunu belirtti. Mevcut kazanımların korunması ve güçlendirilmesi için bu dayanışmanın sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Kayıplar ve yerinden edilenlerin dönüşü gündemde
Abdi'nin halk toplantılarında ele aldığı başlıklardan biri de kayıp kişilerin akıbeti oldu. Bu konuda oluşturulan komitelerin çalışmalarını yoğunlaştırdığını belirten Abdi, kayıp kişilerin nerede bulunduğunun tespit edilmesi ve akıbetlerinin açıklığa kavuşturulması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Bölgelerinden ayrılmak zorunda kalan insanların geri dönüşüne de değinen Abdi, yerinden edilenlerin kendi topraklarına güvenli ve onurlu biçimde dönebilmelerini sağlamak amacıyla ilgili kurumlar arasında çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.
Arap Kemeri meselesi için hukuki çözüm arayışı
Abdi'nin gündeme getirdiği önemli konulardan biri de Suriye'de Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgelerde geçmişkte uygulanan Arap Kemeri politikası oldu.
1970'li yıllarda Hafız Esad yönetimi döneminde hayata geçirilen Arap Kemeri projesi, Haseke başta olmak üzere Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerde demografik yapıyı değiştirmeyi hedefleyen politikaların başında geliyordu. Proje kapsamında Kürtlerin topraklarına el konulmuş, bölgeye başka yerlerden Arap aşiretleri yerleştirilmiş ve çok sayıda yerleşim yerinin tarihî isimleri değiştirilmişti.
Bu meselenin çözümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdi, Arap Kemeri konusunun hukuki bir boyut taşıdığını ve çözüm için yasal çerçevede çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
Abdi'nin açıklamaları, Suriye'de devam eden entegrasyon sürecinin askeri ve güvenlik başlıklarından ibaret olmadığını, Kürtlerin siyasi temsiliyeti, toplumsal hakları, mülkiyet meseleleri ve ortak yönetim anlayışının da sürecin önemli gündemleri arasında bulunduğunu ortaya koydu. Şam ile Kürt temsilcileri arasındaki entegrasyon tartışmalarında önümüzdeki dönemde bu başlıkların nasıl çözüme kavuşturulacağı, Suriye'nin yeni siyasi yapılanmasının geleceği açısından belirleyici olacak.