
Türkiye'de hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan ve sekiz yılı aşkın süredir Fransa'da politik mülteci statüsüyle yaşamını sürdüren yazar Jülide Yazıcı, Arnavutluk'ta gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Tiran Rinas Havalimanı'nda pasaport kontrolü sırasında durdurulan Yazıcı'nın, Türkiye'nin uluslararası düzeydeki iade talebi ve Interpol tarafından iletilen arama kaydı doğrultusunda işleme tabi tutulduğu bildirildi. Gözaltı sürecinin ardından hakim karşısına çıkarılan Yazıcı hakkında tutuklama kararı verilirken, Türkiye'ye iadesine yönelik süreç resmen başlatıldı.
Havalimanındaki Kontrolden Tutuklama Kararına
Edinilen bilgilere göre olay, 4 Ağustos 2026 Salı günü Jülide Yazıcı’nın Fransa’dan Arnavutluk’a seyahat ettiği sırada gerçekleşti. Tiran Rinas Havalimanı'na iniş yapmasının ardından kontrol noktasına gelen Yazıcı hakkında, Türkiye'nin uluslararası adli yardımlaşma ve iade mekanizmaları kapsamında çıkardığı arama kaydı tespit edildi. Türkiye'deki yargılama süreçleri sonucunda gıyabında verilen 4 yıl 2 ay hapis cezası gerekçesiyle arandığı belirtilen Yazıcı, havalimanında güvenlik güçlerince gözaltına alındı.
Gözaltı merkezindeki işlemlerin ve emniyetteki sorgu sürecinin tamamlanmasının ardından Yazıcı, 7 Ağustos 2026 Cuma günü mahkemeye sevk edildi. Türkiye'nin resmi iade talebini ve uluslararası bülten kayıtlarını dikkate alan mahkeme, Yazıcı'nın tutuklanmasına hükmetti. Cezaevine gönderilen Yazıcı'nın dosyasının, Arnavutluk yetkili mercileri tarafından iade mevzuatı kapsamında inceleneceği ve karara bağlanacağı belirtildi.
Hukuki Statü, Politik Duruş ve Dayanışma Çağrıları
Yaklaşık sekiz yıldır Fransa'da sığınma hakkı ve politik mülteci statüsü taşıyan Jülide Yazıcı'nın durumu, Avrupa'daki mülteci hukuku ve uluslararası iade anlaşmaları açısından dikkat çeken bir tablo ortaya koyuyor. Yazıcı'nın sorgu ve duruşma sürecindeki tutumuna dikkat çekilirken; poliste, mahkemede ve tüm süreçlerde politik ve devrimci çizgisinden taviz vermeyerek kararlı duruşunu koruduğu, Türkiye'ye olası bir iade durumunda ise fiili direnişe geçeceğini yetkililere ilettiği ifade edildi.
Gelişmelerin ardından devrimci, demokratik kamuoyu ile uluslararası alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları konuyu takibe aldı. Avrupa Sürgünler Meclisi ve çeşitli yayın organları tarafından yapılan açıklamalarda; Avrupa'da politik mülteci statüsü bulunan kişilerin üçüncü ülkelerde iade talepleriyle tutuklanmasının sürgünlere yönelik sınır ötesi baskıların bir devamı olduğu savunuldu. İnsan hakları savunucuları ve demokratik kurumlar, enternasyonal dayanışmanın büyütülmesi ve iade girişimlerinin reddedilerek Yazıcı'nın serbest bırakılması yönünde Arnavutluk yönetimine çağrıda bulundu.
Mülteci Hukuku ve Uluslararası Mevzuat
Uluslararası hukuk kuralları ve mültecilerin statüsüne ilişkin Cenevre Sözleşmesi, sığınma hakkı tanınmış kişilerin geri gönderilmeme ilkesi çerçevesinde korunmasını esas alıyor. Ancak devletler arasındaki ikili iade anlaşmaları, Interpol bültenleri ve ulusal sınır güvenlik uygulamaları, sınır ötesi seyahatlerde bu tür tutuklamaların yaşanmasına yol açabiliyor.
Arnavutluk yetkililerinin önümüzdeki günlerde Türkiye tarafından iletilen suçlama dosyalarını, Yazıcı'nın Fransa'daki mültecilik statüsü ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler ışığında ele alması bekleniyor. İade talebinin kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin nihai karar, yürütülecek hukuki incelemeler ve yetkili mercilerin değerlendirmesi sonucunda netlik kazanacak.