
Microsoft’un yayımladığı kapsamlı değerlendirmeye göre, yapay zekâ birkaç yıllık deneme ve uyum sürecinin ardından gerçek etkisinin ölçüldüğü yeni bir evreye giriyor. Şirket, 2026’da yapay zekânın yalnızca soruları yanıtlayan bir sistem olmaktan çıkıp, karar süreçlerine katılan ve uzmanlıkları güçlendiren bir yapı haline geleceğini vurguluyor.
İnsan–yapay zeka iş birliği merkeze yerleşiyor
Microsoft Yapay Zekâ Deneyimleri Ürün Şefi Aparna Chennapragada, 2026’yı “insan–yapay zekâ ittifaklarının yılı” olarak tanımlıyor. Bu dönemde yapay zekâ, veri işleme, içerik üretimi ve kişiselleştirme gibi alanlarda aktif rol üstlenirken; insanların strateji, yaratıcılık ve yönlendirme sorumluluğunu koruyacağı belirtiliyor. Microsoft’a göre gelecek, insanları dışlayan değil, onları güçlendiren bir teknoloji anlayışı üzerine kuruluyor.
Yapay zeka ajanları dijital ekip arkadaşına dönüşüyor
Microsoft Güvenlik Kurumsal Başkan Yardımcısı Vasu Jakkal, 2026 itibarıyla yapay zekâ ajanlarının bir araç değil, dijital ekip arkadaşı gibi çalışacağını ifade ediyor. Bu dönüşümle birlikte her yapay zekâ ajanının net bir kimliğe sahip olması, erişim alanlarının sınırlandırılması ve üretilen verilerin güvenli biçimde yönetilmesi kritik hale geliyor. Güvenlik, Microsoft’a göre sonradan eklenen bir önlem değil, yerleşik ve otonom bir unsur olarak tasarlanıyor.
Sağlık alanında yapay zeka kritik bir boşluğu doldurabilir
Microsoft Yapay Zekâ Sağlık Başkan Yardımcısı Dr. Dominic King, küresel sağlık sisteminde ciddi bir insan gücü açığına dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2030’a kadar 11 milyon sağlık çalışanı açığı oluşması beklenirken, milyarlarca insanın temel sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşayacağı öngörülüyor. Microsoft’un geliştirdiği MAI-DxO sistemi, karmaşık vakalarda yüksek doğruluk oranlarıyla yapay zekânın sağlık alanında destekleyici bir güç olabileceğini ortaya koyuyor.
Bilimsel araştırmaların merkezine yerleşiyor
Microsoft Araştırma Başkanı Peter Lee, 2026’da yapay zekânın yalnızca araştırmaları özetleyen bir yardımcı değil, hipotez üreten ve deney süreçlerini yöneten aktif bir aktör haline geleceğini belirtiyor. Bu gelişmenin, fizik, kimya ve biyoloji gibi alanlarda keşif süreçlerini hızlandırarak her bilim insanının yapay zekâ destekli bir laboratuvar asistanına sahip olmasını mümkün kılması bekleniyor.
Altyapı anlayışı köklü biçimde değişiyor
Microsoft Azure CTO’su Mark Russinovich’e göre yapay zekâ büyümesi artık yalnızca daha büyük veri merkezleriyle açıklanmıyor. 2026’da odak noktası, dağıtılmış sistemler, verimli bilgi işlem ve maliyet–performans dengesi olacak. Microsoft, bu süreci “bağlantılı yapay zekâ süper fabrikalarının yükselişi” olarak tanımlıyor.
Yapay zekâ kodun arkasındaki bağlamı kavrıyor
GitHub verileri, yapay zeka destekli kod üretiminin hızla arttığını ortaya koyuyor. GitHub Baş Ürün Sorumlusu Mario Rodriguez, yapay zekânın yalnızca kodu değil, kodun geçmişini, ilişkilerini ve nedenlerini anlayan bir yapıya evrildiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, hataların daha erken tespit edilmesini ve daha isabetli yazılım geliştirme süreçlerini mümkün kılıyor.
Kuantum ve yapay zeka yeni bir çağın kapısını aralıyor
Microsoft Discovery & Quantum Başkan Yardımcısı Jason Zander, kuantum hesaplamanın sanıldığından çok daha yakın olduğunu söylüyor. Microsoft’un geliştirdiği Majorana 1 çipiyle birlikte, yapay zekâ, süper bilgisayarlar ve kuantum teknolojilerinin birleşimi, bilim ve endüstride köklü dönüşümlerin önünü açabilecek bir hesaplama çağını işaret ediyor.
Microsoft’un 2026 öngörüleri, yapay zekânın teknoloji dünyasında yardımcı bir araçtan stratejik bir iş ortağına dönüşeceği yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.