17 Ağustos’un 26. yılında uzmanlardan İstanbul için kritik uyarılar
17 Ağustos’un 26. yılında uzmanlardan İstanbul için kritik uyarılar
1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 26 yıl geçti. Acılar hâlâ hafızalarda tazeliğini korurken, uzmanlar beklenen İstanbul depremine dikkat çekti. Yapı stokunun büyük bölümünün riskli olduğuna vurgu yapılırken, bireysel ve toplumsal hazırlığın hâlâ yetersiz olduğu belirtildi.
Haber Giriş Tarihi: 17.08.2025 15:47
Haber Güncellenme Tarihi: 17.08.2025 15:50
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Felaketin Ardından 26 Yıl
17 Ağustos 1999’da merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7,4 büyüklüğündeki deprem, yalnızca 45 saniyede Türkiye’nin en büyük yıkımlarından birine yol açtı. Resmi verilere göre 17 binden fazla insan yaşamını yitirdi, on binlerce kişi yaralandı, yüz binlerce kişi evsiz kaldı. Deprem özellikle Kocaeli, Sakarya, Yalova ve İstanbul’da derin izler bıraktı.
“Deprem Bilinci Arttı Ama Hazırlık Hâlâ Yetersiz”
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, 1999 sonrası deprem bilincinin yükseldiğini, yapı denetimi ve afet eğitimi konusunda ilerlemeler sağlandığını ifade etti. Ancak mevcut yapı stokunun büyük kısmının 2000 öncesinde inşa edildiğini hatırlatarak şu uyarıyı yaptı:
“Toplumsal hazırlık hâlâ sağlanmış değil. Ekonomik nedenlerle riskli yapıları dönüştürmek kısa vadede mümkün görünmüyor.”
Marmara Fayında Tehlike Sürüyor
Özel, Marmara Denizi’nde yer alan fay segmentlerinin kritik deprem potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekerek, deniz dibi gözlemleriyle mikrodepremleri izlediklerini söyledi. Özellikle Adalar segmentinin büyük oranda kilitlenmiş durumda olduğunu belirten Özel, 23 Nisan 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin, riskin sürdüğünü bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.
“Beklenen Deprem 7.4’ü Aşmayabilir”
2025’te yayımlanan raporlara değinen Özel, muhtemel depremin büyüklüğünün 7.3–7.4 aralığında olabileceğini söyledi. Özellikle Kumburgaz’ın doğusu ve Adalar segmentlerinin aynı anda kırılmasının, İstanbul için en geniş etki alanına sahip senaryo olduğunu belirtti.
“Yapı Stoku Dayanıklı Değil”
İstanbul’daki mevcut binalara ilişkin değerlendirme yapan Özel, “Yapı stokunun önemli bir kısmı eski yönetmeliklere göre inşa edilmiş. Yeterince dayanıklı değil. Yeni binalar uygun olsa da, kentteki yoğunluk ve eski yapı stoku nedeniyle hazırlık yetersiz.” dedi.
Bireysel Önlemler Hayati
Prof. Dr. Ökan Tüysüz ise 17 Ağustos’un Türkiye için bir milat olduğunu belirterek, bireysel önlemlerin önemine işaret etti.
Alınabilecek basit tedbirleri şöyle sıraladı:
Eşyaların duvara sabitlenmesi,
Yatakların camlardan uzak yerleştirilmesi,
Aile bazında afet planı yapılması,
Acil durum çantası hazırlanması.
Tüysüz, “Arama-kurtarmada ilerleme sağladık ama afetin zararını en aza indirme konusunda toplum olarak yeterli değiliz.” ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
17 Ağustos’un 26. yılında uzmanlardan İstanbul için kritik uyarılar
1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 26 yıl geçti. Acılar hâlâ hafızalarda tazeliğini korurken, uzmanlar beklenen İstanbul depremine dikkat çekti. Yapı stokunun büyük bölümünün riskli olduğuna vurgu yapılırken, bireysel ve toplumsal hazırlığın hâlâ yetersiz olduğu belirtildi.
Felaketin Ardından 26 Yıl
17 Ağustos 1999’da merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7,4 büyüklüğündeki deprem, yalnızca 45 saniyede Türkiye’nin en büyük yıkımlarından birine yol açtı. Resmi verilere göre 17 binden fazla insan yaşamını yitirdi, on binlerce kişi yaralandı, yüz binlerce kişi evsiz kaldı. Deprem özellikle Kocaeli, Sakarya, Yalova ve İstanbul’da derin izler bıraktı.
“Deprem Bilinci Arttı Ama Hazırlık Hâlâ Yetersiz”
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Nurcan Meral Özel, 1999 sonrası deprem bilincinin yükseldiğini, yapı denetimi ve afet eğitimi konusunda ilerlemeler sağlandığını ifade etti. Ancak mevcut yapı stokunun büyük kısmının 2000 öncesinde inşa edildiğini hatırlatarak şu uyarıyı yaptı:
“Toplumsal hazırlık hâlâ sağlanmış değil. Ekonomik nedenlerle riskli yapıları dönüştürmek kısa vadede mümkün görünmüyor.”
Marmara Fayında Tehlike Sürüyor
Özel, Marmara Denizi’nde yer alan fay segmentlerinin kritik deprem potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekerek, deniz dibi gözlemleriyle mikrodepremleri izlediklerini söyledi. Özellikle Adalar segmentinin büyük oranda kilitlenmiş durumda olduğunu belirten Özel, 23 Nisan 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin, riskin sürdüğünü bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.
“Beklenen Deprem 7.4’ü Aşmayabilir”
2025’te yayımlanan raporlara değinen Özel, muhtemel depremin büyüklüğünün 7.3–7.4 aralığında olabileceğini söyledi. Özellikle Kumburgaz’ın doğusu ve Adalar segmentlerinin aynı anda kırılmasının, İstanbul için en geniş etki alanına sahip senaryo olduğunu belirtti.
“Yapı Stoku Dayanıklı Değil”
İstanbul’daki mevcut binalara ilişkin değerlendirme yapan Özel, “Yapı stokunun önemli bir kısmı eski yönetmeliklere göre inşa edilmiş. Yeterince dayanıklı değil. Yeni binalar uygun olsa da, kentteki yoğunluk ve eski yapı stoku nedeniyle hazırlık yetersiz.” dedi.
Bireysel Önlemler Hayati
Prof. Dr. Ökan Tüysüz ise 17 Ağustos’un Türkiye için bir milat olduğunu belirterek, bireysel önlemlerin önemine işaret etti.
Alınabilecek basit tedbirleri şöyle sıraladı:
Eşyaların duvara sabitlenmesi,
Yatakların camlardan uzak yerleştirilmesi,
Aile bazında afet planı yapılması,
Acil durum çantası hazırlanması.
Tüysüz, “Arama-kurtarmada ilerleme sağladık ama afetin zararını en aza indirme konusunda toplum olarak yeterli değiliz.” ifadelerini kullandı.
En Çok Okunan Haberler