SON DAKİKA

Devletin Zirvesinden İtiraf: Epstein, CIA ve Mossad İlişkisinin Perde Arkası

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Joe Rogan'a verdiği mülakatta Jeffrey Epstein'in CIA ve Mossad gibi üst düzey istihbarat servisleriyle bağlantılı olduğunu açıkladı. Vance ayrıca, bazı yapıların dış politika süreçlerini manipüle ettiğini öne sürdü.

Haber Giriş Tarihi: 17.07.2026 10:29
Haber Güncellenme Tarihi: 17.07.2026 10:32
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Devletin Zirvesinden İtiraf: Epstein, CIA ve Mossad İlişkisinin Perde Arkası

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ünlü podcaster Joe Rogan’a verdiği mülakatta, çocuk istismarı ağı kurmaktan hüküm giyen finansör Jeffrey Epstein’in CIA ve Mossad gibi "en üst düzey" istihbarat servisleriyle bağlantılı olduğunu açıkça ilan etmesi, modern siyasi tarihte benzeri az görülmüş bir kırılma anını temsil ediyor.

Epstein Sapkınlığı Resmi Devlet Söylemine Dönüşüyor

Yıllar boyunca Jeffrey Epstein vakası, ana akım medya tarafından büyük ölçüde sapkın bir milyarderin bireysel suç ağı olarak konumlandırıldı. Siyaset, iş dünyası ve kraliyet ailelerinden nüfuzlu isimlerin Epstein’in özel adasını ziyaret etmesi her ne kadar şüphe uyandırsa da, bu yapının arkasında sistematik bir devlet koruması ve istihbarat operasyonu olduğu iddiaları "marjinal komplo teorileri" parantezine sıkıştırılmaktaydı.

Ancak JD Vance’in, ABD yönetiminin iki numaralı ismi sıfatıyla, Epstein’in Amerikan ve İsrail istihbaratının en üst kademeleriyle olan bağlarını net bir dille doğrulaması, bu parantezi tamamen parçaladı. Vance, Joe Rogan’ın "Çoğu insan onun Mossad ajanı olduğunu düşünüyor" şeklindeki tespitine doğrudan şu yanıtı verdi:

"Amerikan istihbaratının en üst düzeyleriyle açıkça bağlantıları vardı. Aynı şekilde İsrail istihbaratının da en üst düzeyleriyle bağlantısı netti... Mossad, CIA ya da Amerika, İsrail veya başka bir ülkedeki bir başka derin devlet... Ya da her ikisi birden."

Vance'in bu açıklamaları, devlet arşivlerinde saklı kalan gerçeklerin artık saklanamayacak kadar yüzeye çıktığının en somut kanıtıdır. Nitekim, FBI’ın Ekim 2020 tarihli Los Angeles saha ofisi raporlarında, büro kaynaklarının Epstein’i "devşirilmiş bir Mossad ajanı" ve "istihbarat için eğitilmiş bir casus" olarak tanımladığı belgelerle sabittir. Vance’in bu çıkışı, günümüz Washington’ındaki aktörlere gönderilmiş açık bir mesajdır.

Küresel İstihbarat Savaşlarında "Kompromat" ve Epsteincilik

Soğuk Savaş yıllarından bu yana istihbarat servislerinin en etkili silahlarından biri "kompromat", yani şantaj amaçlı hassas bilgi ve görüntü biriktirme yöntemidir. Epstein’in Karayipler’deki Little St. James adasında kurduğu ağ, tam anlamıyla küresel karar alıcıları rehin alabilecek devasa bir veri tabanı oluşturma operasyonuydu. Eski ABD Başkanı Bill Clinton, İsrail eski Başbakanı Ehud Barak, pro-İsrail milyarder Les Wexner ve İngiliz Kraliyet Ailesi üyesi Prens Andrew gibi figürlerin bu ağın yörüngesinde bulunması, sıradan bir dostluk ilişkisiyle açıklanamayacak kadar büyüktür.

Vance’in mülakatta özellikle vurguladığı bir detay, Epstein’in İsrail’in "merkez sol" kanadındaki derin devlet aktörleriyle, bilhassa Ehud Barak ile olan derin bağlarıdır. Bu durum, istihbarat servislerinin kendi hükümetlerinden bağımsız olarak veya onlarla paralel biçimde, küresel ittifakları konsolide etmek için gayriresmi kanalları nasıl kullandığını göstermektedir. Epstein’in adasında ve mülklerinde kurulan gizli kameralar ve kayıt sistemleri, sadece suç ortaklığı yaratmamış; aynı zamanda ABD’nin dış politika kararlarını, Orta Doğu stratejilerini ve savunma bütçelerini etkileyebilecek bir şantaj mekanizmasının temellerini atmıştır.

Belgelerle Epstein’in Finansal Ağları

Resmi Epstein dosyaları ve sızdırılan belgeler, pedofil finansörün sadece istihbarat figürleriyle görüşmediğini, aynı zamanda İsrail Savunma Kuvvetleri Dostları ve Yahudi Ulusal Fonu gibi kuruluşlara ve yerleşimci örgütlere milyonlarca dolarlık doğrudan fon sağladığını ortaya koymaktadır.

Analizin en kritik katmanlarından biri, Vance’in bu açıklamaları yaptığı konjonktür ve hemen öncesinde dile getirdiği güncel dış politika krizidir. Vance, ABD ile İran arasında geçtiğimiz ay imzalanan ancak hemen ardından yaşanan karşılıklı askeri saldırılarla çöken Mutabakat Zaptı’nı kurtarmak için bizzat müzakerelere liderlik etmekteydi.

Vance, Joe Rogan’a verdiği demeçte, ABD içindeki barış arayışlarını ve İran müzakerelerini baltalamak amacıyla yürütülen "çok gizli ve son derece büyük bütçeli" bir operasyonu ifşa etti ve şu ifadeleri kullandı.

"Amerika’da bu anlaşmaya saldırması için kendilerine para ödenen belirli nüfuz sahipleri var... İsrail hükümeti içindeki bazı kişilerin, bizi bu müzakere politikasından uzaklaştırmak ve askeri harekatı devam ettirmek için manipülasyon yapmaya çalıştığını hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde biliyorum."

Bu durum, Epstein’in tarihsel ajanlık iddialarıyla doğrudan bağlantılıdır. Vance, İsrail derin devletinin geçmişte Epstein aracılığıyla kurduğu nüfuz ağlarının, bugün modern sosyal medya manipülasyonları ve lobicilik faaliyetleriyle güncellenerek devam ettiğini ima etmektedir. ABD’nin ulusal çıkarlarını korumak isteyen yeni sağ ile, İsrail’in bölgesel önceliklerine hizmet eden geleneksel neo-muhafazakar şahinler arasındaki kavga artık gizlenemez boyuttadır.

JD Vance’in açıklamaları sıradan bir haber değil, Amerikan devlet aygıtının içindeki derin bir iç savaşın ilanıdır. İstihbarat dünyasının en karanlık figürü olan Jeffrey Epstein’in CIA ve Mossad bağlarının doğrudan Beyaz Saray’ın iki numarası tarafından telaffuz edilmesi, hegemonik güçlerin kendi kamuoylarını kontrol etmek için kullandıkları illüzyonun sonuna gelindiğini göstermektedir.

Bugün çöken İran anlaşmasının, Washington’daki milyar dolarlık lobi faaliyetlerinin ve geçmişteki şantaj operasyonlarının izini sürdüğümüzde karşımıza çıkan tablo nettir: Devletler arası ilişkiler, sadece diplomatik protokollerle değil; şantaj, etki ajanlığı ve derin operasyonlarla yürütülmektedir. JD Vance’in bu çıkışı, küresel elitlerin koruma kalkanında onarılamaz bir gedik açmıştır ve bu gediğin açtığı tartışmalar önümüzdeki yıllarda küresel siyasetin yönünü belirlemeye devam edecektir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.