Epstein’in Avukatı Nasıl FETÖ'nün Koruyucusu Oldu?
Epstein’in Avukatı Nasıl FETÖ'nün Koruyucusu Oldu?
Epstein ile Gülen’in yollarının aynı avukatın dosya klasörlerinde birleşmesi, bu iki yapının aslında küresel sistemde üstlendiği ortak misyonla ilgilidir. Her iki yapı da varlığını şantaj, gizli kayıtlar, kasetler ve insan devşirme üzerine kurmuştur.
Haber Giriş Tarihi: 15.07.2026 11:09
Haber Güncellenme Tarihi: 15.07.2026 11:16
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Uluslararası ilişkilerde, casusluk romanlarında ya da komplo teorilerinde bile yan yana gelmesi imkansız görünen bazı isimler vardır. Ancak arşivlerin tozu döküldükçe, mahkeme salonlarının ağır kapıları aralandıkça ve gizlilik kararları birer birer kalktıkça, aslında aynı küresel şebekenin farklı odalarında oturanların yollarının nasıl kesiştiği dehşetle ortaya çıkmaktadır.
Tarihsel bir gerçeklik olarak karşımızda duran ve bugün de sarsıcı etkisini koruyan en çarpıcı kesişimlerden biri de şüphesiz budur: Küresel bir pedofili, şantaj ve fuhuş ağının mimarı olan Jeffrey Epstein’i ipten almaya çalışan o kudretli Washington avukatı Reid Weingarten, aynı zamanda Türkiye’nin en karanlık terör örgütü lideri Fetulah Gülen’i de ABD topraklarında koruma zırhına alan isimdi.
Washington’ın o lüks, yüksek tavanlı hukuk ofislerinden birinde, Steptoe firmasının kıdemli ortağı olarak oturan Reid Weingarten, Amerikan yargı sisteminin en elit, en "kozmik" figürlerinden biridir. Eski bir federal savcı olan Weingarten, adaleti arayanların değil, adalet sisteminin açıklarını çok iyi bilenlerin sığındığı bir limandır.
Weingarten’in kariyeri, Amerikan devletinin en mahrem kliklerinin koruma refleksleriyle doludur. İşte tam da bu yüzden, yolları önce Epstein ile, ardından da Pensilvanya’daki o malikaneyle kesişmiştir.
İnsanın vicdanını sızlatan, satır aralarında derin bir tiksinti uyandıran asıl gerçek şudur: Kendisini dünyaya "barış, diyalog, eğitim ve ahlak" hareketi olarak pazarlayan, vaazlarında gözyaşı dökerek kutsallık iddia eden bir yapının lideri; parayı ve nüfuzu elinde tutan en kirli küresel elitlerin, küçük çocukları istismar eden, onları sistematik birer şantaj malzemesi haline getiren Jeffrey Epstein ile aynı savunma aklına, aynı cezasızlık zırhına sığınmıştır. Bu durum, FETÖ’nün uluslararası alandaki "ahlaki" maskesini yerle bir eden, arkasındaki seküler ve karanlık çıkarları çırılçıplak bırakan bir gerçektir.
Şantaj ve Himaye: Aynı Mekanizmanın İki Farklı Kolu
Epstein ile Gülen’in yollarının aynı avukatın dosya klasörlerinde birleşmesi, bu iki yapının aslında küresel sistemde üstlendiği ortak misyonla ilgilidir. Her iki yapı da varlığını şantaj, gizli kayıtlar, kasetler ve insan devşirme üzerine kurmuştur.
Küresel siyasetçileri, bilim insanlarını ve elitleri kurduğu pedofili adasında ağırlayarak gizli kameralarla kayda almış, elde ettiği bu şantaj kasetleriyle Amerikan yargısından ve istihbaratından yıllarca dokunulmazlık satın almıştır.
Türkiye’de binlerce askerin, siyasetçinin, bürokratın ve gazetecinin yatak odalarını izlemiş, sahte kasetler hazırlamış, şantaj ve tehditle devleti esir almaya çalışmıştır.
Metotları, ahlaksızlıkları ve hedefleri bu kadar benzeşen iki yapının, kendilerini korumak için Washington’da aynı kapıyı çalmaları ve aynı avukatın ellerine teslim olmaları şaşırtıcı değildir. Onlar, aynı küresel şantaj endüstrisinin iki farklı departmanıdır.
Gülen'i ABD'de Tutan Güç
Türkiye Cumhuriyeti, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından yüzlerce klasörlük delil ve iade dosyasını ABD Adalet Bakanlığı’na sunduğunda, Pensilvanya’daki kapının neden açılmadığının cevabı Reid Weingarten isminde gizlidir.
Weingarten, eski bir Adalet Bakanlığı mensubu olarak Amerikan bürokrasisinin tüm dehlizlerini bilmektedir. İade taleplerini teknik pürüzlerle boğmuş, süreci yıllarca sürüncemede bırakmış ve örgüte zaman kazandırmıştır.
Weingarten’in yönettiği diğer müvekkili Jeffrey Epstein’in ağı, Amerikan senatörlerinden başkanlarına, finans devlerinden medya patronlarına kadar uzanıyordu. Gülen’in savunması işte bu devasa, kirli ilişkiler ağının gölgesinde yapılmıştır. Gülen’i aklayan makaleler, onun "ılımlı bir din adamı" olduğuna dair lobi raporları, Epstein’in de içinde bulunduğu o nüfuzlu çevrelerin eliyle Amerikan kamuoyuna zerk edilmiştir.
Bir tarafta, çaresiz çocukların hayatlarını karartarak küresel elitleri rehin alan bir pedofili baronu... Diğer tarafta, din kisvesi altında kendi ülkesinin çocuklarını devşirip vatanına silah doğrultacak mankurta dönüştüren bir terör elebaşı...
İkisinin arasındaki köprü: Reid Weingarten.
Bu sarsıcı gerçek, bize uluslararası arenada dönen oyunların rengini çok net bir şekilde göstermektedir. "İnsan hakları", "dinler arası diyalog" ya da "hukukun üstünlüğü" gibi parıltılı kavramların arkasında, aslında ne kadar kirli, pragmatik ve ahlaktan yoksun bir sistemin işlediğinin en büyük ispatıdır. Jeffrey Epstein’in avukatının Fetulah Gülen’i de savunuyor olması, maskelerin düştüğü, kelimelerin bittiği ve küresel espiyonaj ağlarının o karanlık çehresinin tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığı andır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Epstein’in Avukatı Nasıl FETÖ'nün Koruyucusu Oldu?
Epstein ile Gülen’in yollarının aynı avukatın dosya klasörlerinde birleşmesi, bu iki yapının aslında küresel sistemde üstlendiği ortak misyonla ilgilidir. Her iki yapı da varlığını şantaj, gizli kayıtlar, kasetler ve insan devşirme üzerine kurmuştur.
Uluslararası ilişkilerde, casusluk romanlarında ya da komplo teorilerinde bile yan yana gelmesi imkansız görünen bazı isimler vardır. Ancak arşivlerin tozu döküldükçe, mahkeme salonlarının ağır kapıları aralandıkça ve gizlilik kararları birer birer kalktıkça, aslında aynı küresel şebekenin farklı odalarında oturanların yollarının nasıl kesiştiği dehşetle ortaya çıkmaktadır.
Tarihsel bir gerçeklik olarak karşımızda duran ve bugün de sarsıcı etkisini koruyan en çarpıcı kesişimlerden biri de şüphesiz budur: Küresel bir pedofili, şantaj ve fuhuş ağının mimarı olan Jeffrey Epstein’i ipten almaya çalışan o kudretli Washington avukatı Reid Weingarten, aynı zamanda Türkiye’nin en karanlık terör örgütü lideri Fetulah Gülen’i de ABD topraklarında koruma zırhına alan isimdi.
Washington’ın o lüks, yüksek tavanlı hukuk ofislerinden birinde, Steptoe firmasının kıdemli ortağı olarak oturan Reid Weingarten, Amerikan yargı sisteminin en elit, en "kozmik" figürlerinden biridir. Eski bir federal savcı olan Weingarten, adaleti arayanların değil, adalet sisteminin açıklarını çok iyi bilenlerin sığındığı bir limandır.
Weingarten’in kariyeri, Amerikan devletinin en mahrem kliklerinin koruma refleksleriyle doludur. İşte tam da bu yüzden, yolları önce Epstein ile, ardından da Pensilvanya’daki o malikaneyle kesişmiştir.
İnsanın vicdanını sızlatan, satır aralarında derin bir tiksinti uyandıran asıl gerçek şudur: Kendisini dünyaya "barış, diyalog, eğitim ve ahlak" hareketi olarak pazarlayan, vaazlarında gözyaşı dökerek kutsallık iddia eden bir yapının lideri; parayı ve nüfuzu elinde tutan en kirli küresel elitlerin, küçük çocukları istismar eden, onları sistematik birer şantaj malzemesi haline getiren Jeffrey Epstein ile aynı savunma aklına, aynı cezasızlık zırhına sığınmıştır. Bu durum, FETÖ’nün uluslararası alandaki "ahlaki" maskesini yerle bir eden, arkasındaki seküler ve karanlık çıkarları çırılçıplak bırakan bir gerçektir.
Şantaj ve Himaye: Aynı Mekanizmanın İki Farklı Kolu
Epstein ile Gülen’in yollarının aynı avukatın dosya klasörlerinde birleşmesi, bu iki yapının aslında küresel sistemde üstlendiği ortak misyonla ilgilidir. Her iki yapı da varlığını şantaj, gizli kayıtlar, kasetler ve insan devşirme üzerine kurmuştur.
Küresel siyasetçileri, bilim insanlarını ve elitleri kurduğu pedofili adasında ağırlayarak gizli kameralarla kayda almış, elde ettiği bu şantaj kasetleriyle Amerikan yargısından ve istihbaratından yıllarca dokunulmazlık satın almıştır.
Türkiye’de binlerce askerin, siyasetçinin, bürokratın ve gazetecinin yatak odalarını izlemiş, sahte kasetler hazırlamış, şantaj ve tehditle devleti esir almaya çalışmıştır.
Metotları, ahlaksızlıkları ve hedefleri bu kadar benzeşen iki yapının, kendilerini korumak için Washington’da aynı kapıyı çalmaları ve aynı avukatın ellerine teslim olmaları şaşırtıcı değildir. Onlar, aynı küresel şantaj endüstrisinin iki farklı departmanıdır.
Gülen'i ABD'de Tutan Güç
Türkiye Cumhuriyeti, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından yüzlerce klasörlük delil ve iade dosyasını ABD Adalet Bakanlığı’na sunduğunda, Pensilvanya’daki kapının neden açılmadığının cevabı Reid Weingarten isminde gizlidir.
Weingarten, eski bir Adalet Bakanlığı mensubu olarak Amerikan bürokrasisinin tüm dehlizlerini bilmektedir. İade taleplerini teknik pürüzlerle boğmuş, süreci yıllarca sürüncemede bırakmış ve örgüte zaman kazandırmıştır.
Weingarten’in yönettiği diğer müvekkili Jeffrey Epstein’in ağı, Amerikan senatörlerinden başkanlarına, finans devlerinden medya patronlarına kadar uzanıyordu. Gülen’in savunması işte bu devasa, kirli ilişkiler ağının gölgesinde yapılmıştır. Gülen’i aklayan makaleler, onun "ılımlı bir din adamı" olduğuna dair lobi raporları, Epstein’in de içinde bulunduğu o nüfuzlu çevrelerin eliyle Amerikan kamuoyuna zerk edilmiştir.
Bir tarafta, çaresiz çocukların hayatlarını karartarak küresel elitleri rehin alan bir pedofili baronu... Diğer tarafta, din kisvesi altında kendi ülkesinin çocuklarını devşirip vatanına silah doğrultacak mankurta dönüştüren bir terör elebaşı...
İkisinin arasındaki köprü: Reid Weingarten.
Bu sarsıcı gerçek, bize uluslararası arenada dönen oyunların rengini çok net bir şekilde göstermektedir. "İnsan hakları", "dinler arası diyalog" ya da "hukukun üstünlüğü" gibi parıltılı kavramların arkasında, aslında ne kadar kirli, pragmatik ve ahlaktan yoksun bir sistemin işlediğinin en büyük ispatıdır. Jeffrey Epstein’in avukatının Fetulah Gülen’i de savunuyor olması, maskelerin düştüğü, kelimelerin bittiği ve küresel espiyonaj ağlarının o karanlık çehresinin tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığı andır.
En Çok Okunan Haberler