Foreign Affairs'te Dikkat Çeken Analiz: ABD'nin 40 Yıllık Ekonomi Politikası Çöktü
Foreign Affairs'te Dikkat Çeken Analiz: ABD'nin 40 Yıllık Ekonomi Politikası Çöktü
ABD'li Kongre Üyesi Ro Khanna, Foreign Affairs'taki makalesinde küreselleşme ve serbest ticaret politikalarını başarısızlık olarak niteleyerek, ABD'nin devlet öncülüğünde yeni bir ekonomik milliyetçilik modeline geçmesi gerektiğini savundu.
Haber Giriş Tarihi: 17.07.2026 14:02
Haber Güncellenme Tarihi: 17.07.2026 14:13
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
ABD Temsilciler Meclisi’nin Silikon Vadisi’ni temsil eden ilerici Demokrat üyelerinden Ro Khanna, küresel diplomasi ve ekonomi çevrelerinin en prestijli yayını olan Foreign Affairs için kaleme aldığı makalede, Washington koridorlarında son kırk yıldır hüküm süren iktisadi ezberleri çok sert bir dille eleştirdi. Khanna, ABD elitlerinin körü körüne bağlandığı küreselleşme, kuralsız serbest ticaret ve üretimi ülke dışına çıkarma politikalarının tam anlamıyla trilyon dolarlık bir başarısızlıkla sonuçlandığını yazdı. Bugün ülkenin içinde bulunduğu derin toplumsal kutuplaşmayı, uyuşturucu salgınlarını ve Çin karşısındaki stratejik zafiyetleri bu fiyaskonun doğrudan birer sonucu olarak tanımlayan Khanna, Amerika’nın acilen radikal, işçi sınıfı odaklı ve devlet öncülüğünde yeni bir ekonomik milliyetçilik modeline geçmesi gerektiğini savunuyor.
Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlerin ortak kabulü haline gelen Washington Konsensüsü, Khanna’ya göre tarihi bir vizyonsuzluk örneği sergiledi. Dönemin ABD liderliği, Çin’i Dünya Ticaret Örgütü’ne entegre edip serbest ticaret imkanları sunarak Pekin’i liberal ve demokratik bir dünyaya dahil edebileceklerini düşündü. Bu teorinin arkasında, serbest piyasanın girdiği her coğrafyayı kaçınılmaz olarak özgürleştireceği yönündeki dogmatik inanç yatıyordu. Ancak süreç tam tersi bir istikamette ilerledi. Amerika kendi sanayi altyapısını söküp fabrikalarını kapatırken ve nitelikli iş gücünü Asya’ya kurban ederken; Çin, Amerikan teknolojisini absorbe etti ve devlet kapitalizmi modelleriyle kritik küresel üretim zincirlerini tekeline almayı başardı. Sonuçta serbest piyasa Çin’i demokratikleştirmek bir yana, Çin’in otoriter devlet yapısını küresel ekonominin en güçlü ve alternatifsiz aktörü haline getirdi.
Sanayisizleşmenin Ağır Toplumsal Bedeli
Kongre Üyesi Khanna, fabrikaların sökülerek üretimin yurt dışına kaydırılmasının faturasını sadece istatistiki bir gayri safi yurtiçi hasıla kaybı olarak okumanın büyük bir hata olduğunu savunuyor. Sanayisizleşmenin Amerikan toplumu üzerinde yarattığı tahribat, ekonomik sınırları çoktan aşmış durumda. Eski endüstriyel merkezlerin kaderine terk edilmesiyle birlikte bu bölgelerde ciddi bir toplumsal çöküş dalgası baş gösterdi. İyi ücretli ve sendikalı iş imkanlarının yok olması, Pas Kuşağı olarak bilinen eyaletlerde uyuşturucu ve madde bağımlılığı krizlerini rekor seviyelere taşıdı. Erkek iş gücü arasında intihar ve erken ölümler dramatik şekilde artarken, Washington elitleri tarafından yok sayıldıklarını düşünen milyonlarca işçi geleneksel siyasetten tamamen koptu. Bu birikmiş öfke, bugün Amerika'yı felç eden kutuplaşmanın ve kurumsal düzene karşı gelişen popülist dalganın da ana kaynağını oluşturuyor.
Ro Khanna, Donald Trump ve popülist sağın gümrük vergilerini tek başına bir kurtarıcı gibi sunmasını da yetersiz buluyor. Sadece ithalata engel koyarak sanayinin geri dönmeyeceğini belirten Khanna, devletin ekonomide sadece bir hakem değil, doğrudan aktif bir oyun kurucu ve yatırımcı olması gerektiği fikrini ortaya atıyor. Bu doğrultuda federal düzeyde kurulacak büyük ölçekli bir sanayi bankasıyla, sadece kâr odaklı özel sermayenin girmeye cesaret edemediği yüksek riskli ve uzun vadeli altyapı projelerinin devlet eliyle finanse edilmesi öneriliyor. Yarı iletkenlerden yeşil enerjiye, biyoteknolojiden ilaç hammaddelerine kadar tüm kritik üretim hatlarının yeniden Amerikan topraklarına taşınması gerektiğini belirten Khanna, teşviklerin sadece Silikon Vadisi veya Wall Street odaklı finans elitlerine değil, üretimi doğrudan sırtlayan mavi yakalı işçi sınıfına aktarılması çağrısında bulunuyor.
Ro Khanna’nın analizleri, Amerika'da Soğuk Savaş sonrası dönemde inşa edilen küreselci liberal konsensüsün artık miyadını doldurduğunu tescilliyor. Demokrat Parti içindeki ilerici kanadın en güçlü seslerinden biri olan Khanna'nın bu çıkışı, ABD'nin ulusal güvenliğini korumak, Çin karşısında hegemonik gücünü kaybetmemek ve toplumsal iç barışını yeniden tesis etmek için vahşi kapitalizmin kurallarını radikal devlet müdahaleleriyle yeniden yazmaktan başka bir çaresinin kalmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Foreign Affairs'te Dikkat Çeken Analiz: ABD'nin 40 Yıllık Ekonomi Politikası Çöktü
ABD'li Kongre Üyesi Ro Khanna, Foreign Affairs'taki makalesinde küreselleşme ve serbest ticaret politikalarını başarısızlık olarak niteleyerek, ABD'nin devlet öncülüğünde yeni bir ekonomik milliyetçilik modeline geçmesi gerektiğini savundu.
ABD Temsilciler Meclisi’nin Silikon Vadisi’ni temsil eden ilerici Demokrat üyelerinden Ro Khanna, küresel diplomasi ve ekonomi çevrelerinin en prestijli yayını olan Foreign Affairs için kaleme aldığı makalede, Washington koridorlarında son kırk yıldır hüküm süren iktisadi ezberleri çok sert bir dille eleştirdi. Khanna, ABD elitlerinin körü körüne bağlandığı küreselleşme, kuralsız serbest ticaret ve üretimi ülke dışına çıkarma politikalarının tam anlamıyla trilyon dolarlık bir başarısızlıkla sonuçlandığını yazdı. Bugün ülkenin içinde bulunduğu derin toplumsal kutuplaşmayı, uyuşturucu salgınlarını ve Çin karşısındaki stratejik zafiyetleri bu fiyaskonun doğrudan birer sonucu olarak tanımlayan Khanna, Amerika’nın acilen radikal, işçi sınıfı odaklı ve devlet öncülüğünde yeni bir ekonomik milliyetçilik modeline geçmesi gerektiğini savunuyor.
Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlerin ortak kabulü haline gelen Washington Konsensüsü, Khanna’ya göre tarihi bir vizyonsuzluk örneği sergiledi. Dönemin ABD liderliği, Çin’i Dünya Ticaret Örgütü’ne entegre edip serbest ticaret imkanları sunarak Pekin’i liberal ve demokratik bir dünyaya dahil edebileceklerini düşündü. Bu teorinin arkasında, serbest piyasanın girdiği her coğrafyayı kaçınılmaz olarak özgürleştireceği yönündeki dogmatik inanç yatıyordu. Ancak süreç tam tersi bir istikamette ilerledi. Amerika kendi sanayi altyapısını söküp fabrikalarını kapatırken ve nitelikli iş gücünü Asya’ya kurban ederken; Çin, Amerikan teknolojisini absorbe etti ve devlet kapitalizmi modelleriyle kritik küresel üretim zincirlerini tekeline almayı başardı. Sonuçta serbest piyasa Çin’i demokratikleştirmek bir yana, Çin’in otoriter devlet yapısını küresel ekonominin en güçlü ve alternatifsiz aktörü haline getirdi.
Sanayisizleşmenin Ağır Toplumsal Bedeli
Kongre Üyesi Khanna, fabrikaların sökülerek üretimin yurt dışına kaydırılmasının faturasını sadece istatistiki bir gayri safi yurtiçi hasıla kaybı olarak okumanın büyük bir hata olduğunu savunuyor. Sanayisizleşmenin Amerikan toplumu üzerinde yarattığı tahribat, ekonomik sınırları çoktan aşmış durumda. Eski endüstriyel merkezlerin kaderine terk edilmesiyle birlikte bu bölgelerde ciddi bir toplumsal çöküş dalgası baş gösterdi. İyi ücretli ve sendikalı iş imkanlarının yok olması, Pas Kuşağı olarak bilinen eyaletlerde uyuşturucu ve madde bağımlılığı krizlerini rekor seviyelere taşıdı. Erkek iş gücü arasında intihar ve erken ölümler dramatik şekilde artarken, Washington elitleri tarafından yok sayıldıklarını düşünen milyonlarca işçi geleneksel siyasetten tamamen koptu. Bu birikmiş öfke, bugün Amerika'yı felç eden kutuplaşmanın ve kurumsal düzene karşı gelişen popülist dalganın da ana kaynağını oluşturuyor.
Ro Khanna, Donald Trump ve popülist sağın gümrük vergilerini tek başına bir kurtarıcı gibi sunmasını da yetersiz buluyor. Sadece ithalata engel koyarak sanayinin geri dönmeyeceğini belirten Khanna, devletin ekonomide sadece bir hakem değil, doğrudan aktif bir oyun kurucu ve yatırımcı olması gerektiği fikrini ortaya atıyor. Bu doğrultuda federal düzeyde kurulacak büyük ölçekli bir sanayi bankasıyla, sadece kâr odaklı özel sermayenin girmeye cesaret edemediği yüksek riskli ve uzun vadeli altyapı projelerinin devlet eliyle finanse edilmesi öneriliyor. Yarı iletkenlerden yeşil enerjiye, biyoteknolojiden ilaç hammaddelerine kadar tüm kritik üretim hatlarının yeniden Amerikan topraklarına taşınması gerektiğini belirten Khanna, teşviklerin sadece Silikon Vadisi veya Wall Street odaklı finans elitlerine değil, üretimi doğrudan sırtlayan mavi yakalı işçi sınıfına aktarılması çağrısında bulunuyor.
Ro Khanna’nın analizleri, Amerika'da Soğuk Savaş sonrası dönemde inşa edilen küreselci liberal konsensüsün artık miyadını doldurduğunu tescilliyor. Demokrat Parti içindeki ilerici kanadın en güçlü seslerinden biri olan Khanna'nın bu çıkışı, ABD'nin ulusal güvenliğini korumak, Çin karşısında hegemonik gücünü kaybetmemek ve toplumsal iç barışını yeniden tesis etmek için vahşi kapitalizmin kurallarını radikal devlet müdahaleleriyle yeniden yazmaktan başka bir çaresinin kalmadığını açıkça ortaya koyuyor.
En Çok Okunan Haberler