Kuzey Irak'ın Gare bölgesinde TSK'nın kontrolü sağladığı iddia edilse de saha raporları PKK'nın tünellerle direndiğini gösteriyor. MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Süleymaniye ziyaretiyle bölge için gizli bir tahliye planı yürütüldüğü öne sürülüyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.07.2026 16:48
Haber Güncellenme Tarihi: 18.07.2026 17:09
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Kuzey Irak’ın dağlık Behdinan bölgesinde tırmanan askeri hareketlilik, küresel aktörlerin ve bağımsız analiz merkezlerinin merceği altında. Son dönemde yer alan haberlerde, "PKK’nın Gare’nin Siyane bölgesi ile Bahar Tepesi’nden çekildiği ve bu alanlara Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yerleştiği" tezi yoğun bir şekilde işlenmektedir. Ancak sahadaki askeri gerçeklikler, yerel kaynakların aktardığı veriler ve bölgedeki istihbarat diplomasisi, kamuoyuna sunulandan çok daha katmanlı ve karmaşık bir güç mücadelesine işaret etmektedir.
Türkiye'nin bölgedeki hava üstünlüğü ve kalıcı üs bölgeleri oluşturma stratejisi, örgütün hareket alanını ciddi ölçüde daraltmış durumdadır. Ancak Barzani'ye yakınlığıyla bilinen istihbarat ve haber araştırma platformu Darka Mazi’nin yerel saha kaynaklarına göre medyadaki "tam kontrol" iddialarıyla çelişmektedir.
Saha raporlarına göre, Gare dağ silsilesinin kalbi sayılan Siyane, Meyroke ve Kafya bölgelerinde PKK unsurlarının tamamen geri çekildiğine dair somut bir kanıt bulunmamaktadır. Aksine, örgütün TSK’nın teknolojik ve askeri üstünlüğüne karşı koyabilmek adına bu bölgelerde yeni yeraltı tünel tahkimatları kazdığı ve savunma pozisyonlarını güçlendirmeye çalıştığı gözlemlenmektedir. Bu durum, Gare genelinde kesin bir askeri hakimiyet açıklamasının sahadaki fiili durumdan ziyade, şimdilik bir propaganda ve algı yönetimi aşamasında kaldığını göstermektedir. Ama Öcalan gerçeği İmralı’da Gare dağı müzakerelerini çoktan bitirdiği söylenmektedir.
Gare Dağı'nın Jeopolitik ve Ekonomik Değeri
Gare, jeostratejik konumu nedeniyle Kuzey Irak coğrafyasının adeta kilit taşı olarak nitelendirilmektedir. Bu bölgeyi kontrol altında tutan güç, geniş bir coğrafyanın kaderini etkileme potansiyeline sahiptir.
Gare Dağı; Kandil, Soran, Berwari Bala, Şengal, Musul Ovası, Erbil (Hewler) Ovası ve Barzan bölgeleri arasındaki tüm geçiş hatlarını ve askeri ikmal yollarını kesen bir kavşak noktasıdır.
Bölge keşfedilmiş petrol kuyuları, zengin doğal gaz sahaları ve stratejik ana karayolu ağları üzerinde bulunması nedeniyle yüksek ekonomik değere sahiptir. Türkiye'nin bu alana kalıcı olarak yerleşmesi bölgesel enerji koridorlarında söz sahibi olma stratejisiyle doğrudan ilişkilidir.
Süleymaniye Diplomasisi
Bağımsız analiz raporları, PKK'nın 2019-2024 yılları arasında Behdinan bölgesinde izlediği askeri stratejinin büyük bir kırılma yaşadığını ortaya koymaktadır. Örgüt, 1988 yılından bu yana elinde tuttuğu Haftanin, Berwari Bala, Zap, Avaşin ve Bradost hattındaki neredeyse tüm kritik tepeleri ve yeraltı tünellerini beş yıllık süreçte kademeli olarak Türkiye kontrolüne bırakmıştır.
Uluslararası analiz çevrelerinde en çok tartışılan iddia ise askeri operasyonların arka planında yürütülen gizli diplomasi trafiğidir. Yerel istihbarat ağlarından ve bağımsız kaynaklardan sızan bilgilere göre, Türkiye ile İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan arasında Gare Dağı’nın geleceğine yönelik zımni bir uzlaşı zemini aranmaktadır.
Bu senaryonun sahadaki yansıması olarak, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın 2 Temmuz tarihinde Süleymaniye’ye gerçekleştirdiği kritik ziyaret öne çıkmaktadır. İddialara göre, kamuoyundan gizli yürütülen bu temaslarda PKK'nın üst düzey yöneticileri Sabri Ok ve Bese Hozat ile doğrudan Gare masası kurulmuştur. Masadaki temel stratejinin, bölge halkının ve Kürt kamuoyunun olası sert tepkisini absorbe etmek amacıyla zamana yayılmış bir tahliye planı olduğu ileri sürülmektedir.
Kuzey Irak'ta yaşanan sürecin sadece askeri bir çatışma değil, bölgenin enerji, lojistik ve idari haritasını yeniden şekillendirecek kirli bir pazarlıklar bütünü olduğu yönündedir. PKK ile Türkiye arasında yürütüldüğü iddia edilen bu gizli Gare müzakereleri, çok ciddi yeni siyasi bir atmosfer yaratacaktır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Öcalan, MİT’e Gare Dağı’nı Teslim Etti
Kuzey Irak'ın Gare bölgesinde TSK'nın kontrolü sağladığı iddia edilse de saha raporları PKK'nın tünellerle direndiğini gösteriyor. MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Süleymaniye ziyaretiyle bölge için gizli bir tahliye planı yürütüldüğü öne sürülüyor.
Kuzey Irak’ın dağlık Behdinan bölgesinde tırmanan askeri hareketlilik, küresel aktörlerin ve bağımsız analiz merkezlerinin merceği altında. Son dönemde yer alan haberlerde, "PKK’nın Gare’nin Siyane bölgesi ile Bahar Tepesi’nden çekildiği ve bu alanlara Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yerleştiği" tezi yoğun bir şekilde işlenmektedir. Ancak sahadaki askeri gerçeklikler, yerel kaynakların aktardığı veriler ve bölgedeki istihbarat diplomasisi, kamuoyuna sunulandan çok daha katmanlı ve karmaşık bir güç mücadelesine işaret etmektedir.
Türkiye'nin bölgedeki hava üstünlüğü ve kalıcı üs bölgeleri oluşturma stratejisi, örgütün hareket alanını ciddi ölçüde daraltmış durumdadır. Ancak Barzani'ye yakınlığıyla bilinen istihbarat ve haber araştırma platformu Darka Mazi’nin yerel saha kaynaklarına göre medyadaki "tam kontrol" iddialarıyla çelişmektedir.
Saha raporlarına göre, Gare dağ silsilesinin kalbi sayılan Siyane, Meyroke ve Kafya bölgelerinde PKK unsurlarının tamamen geri çekildiğine dair somut bir kanıt bulunmamaktadır. Aksine, örgütün TSK’nın teknolojik ve askeri üstünlüğüne karşı koyabilmek adına bu bölgelerde yeni yeraltı tünel tahkimatları kazdığı ve savunma pozisyonlarını güçlendirmeye çalıştığı gözlemlenmektedir. Bu durum, Gare genelinde kesin bir askeri hakimiyet açıklamasının sahadaki fiili durumdan ziyade, şimdilik bir propaganda ve algı yönetimi aşamasında kaldığını göstermektedir. Ama Öcalan gerçeği İmralı’da Gare dağı müzakerelerini çoktan bitirdiği söylenmektedir.
Gare Dağı'nın Jeopolitik ve Ekonomik Değeri
Gare, jeostratejik konumu nedeniyle Kuzey Irak coğrafyasının adeta kilit taşı olarak nitelendirilmektedir. Bu bölgeyi kontrol altında tutan güç, geniş bir coğrafyanın kaderini etkileme potansiyeline sahiptir.
Gare Dağı; Kandil, Soran, Berwari Bala, Şengal, Musul Ovası, Erbil (Hewler) Ovası ve Barzan bölgeleri arasındaki tüm geçiş hatlarını ve askeri ikmal yollarını kesen bir kavşak noktasıdır.
Bölge keşfedilmiş petrol kuyuları, zengin doğal gaz sahaları ve stratejik ana karayolu ağları üzerinde bulunması nedeniyle yüksek ekonomik değere sahiptir. Türkiye'nin bu alana kalıcı olarak yerleşmesi bölgesel enerji koridorlarında söz sahibi olma stratejisiyle doğrudan ilişkilidir.
Süleymaniye Diplomasisi
Bağımsız analiz raporları, PKK'nın 2019-2024 yılları arasında Behdinan bölgesinde izlediği askeri stratejinin büyük bir kırılma yaşadığını ortaya koymaktadır. Örgüt, 1988 yılından bu yana elinde tuttuğu Haftanin, Berwari Bala, Zap, Avaşin ve Bradost hattındaki neredeyse tüm kritik tepeleri ve yeraltı tünellerini beş yıllık süreçte kademeli olarak Türkiye kontrolüne bırakmıştır.
Uluslararası analiz çevrelerinde en çok tartışılan iddia ise askeri operasyonların arka planında yürütülen gizli diplomasi trafiğidir. Yerel istihbarat ağlarından ve bağımsız kaynaklardan sızan bilgilere göre, Türkiye ile İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan arasında Gare Dağı’nın geleceğine yönelik zımni bir uzlaşı zemini aranmaktadır.
Bu senaryonun sahadaki yansıması olarak, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın 2 Temmuz tarihinde Süleymaniye’ye gerçekleştirdiği kritik ziyaret öne çıkmaktadır. İddialara göre, kamuoyundan gizli yürütülen bu temaslarda PKK'nın üst düzey yöneticileri Sabri Ok ve Bese Hozat ile doğrudan Gare masası kurulmuştur. Masadaki temel stratejinin, bölge halkının ve Kürt kamuoyunun olası sert tepkisini absorbe etmek amacıyla zamana yayılmış bir tahliye planı olduğu ileri sürülmektedir.
Kuzey Irak'ta yaşanan sürecin sadece askeri bir çatışma değil, bölgenin enerji, lojistik ve idari haritasını yeniden şekillendirecek kirli bir pazarlıklar bütünü olduğu yönündedir. PKK ile Türkiye arasında yürütüldüğü iddia edilen bu gizli Gare müzakereleri, çok ciddi yeni siyasi bir atmosfer yaratacaktır.
En Çok Okunan Haberler