SON DAKİKA

Eski Pentagon yetkilisi Kwiatkowski: ABD imparatorluğunun sonuna tanıklık ediyoruz

Modern jeopolitik dengelerin hızla sarsıldığı bir dönemde, eski Pentagon yetkilisi, emekli Yarbay ve analist Karen Kwiatkowski, bölgedeki askeri yığınağın ve yaşanan savaşın arka planına dair açıklamalarda bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 01.05.2026 17:35
Haber Güncellenme Tarihi: 01.05.2026 17:54
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Eski Pentagon yetkilisi Kwiatkowski: ABD imparatorluğunun sonuna tanıklık ediyoruz

Eski Pentagon yetkilisi ve emekli Yarbay Karen Kwiatkowski, ABD’nin Ortadoğu’daki devasa askeri tahkimatını ve İran ile yaşanan savaşın küresel yansımalarını değerlendirdi. Kwiatkowski, bölgedeki mevcut durumun 1979’dan bu yana süregelen Carter Doktrini’nin sonu olduğunu belirterek, Washington’ın çok kutuplu dünya düzenine uyum sağlamakta zorlandığını vurguladı.Gazeteci Mario Nawfal’a mülakat veren Kwiatkowski, ABD’nin Ortadoğu’daki stratejik konumunun köklü bir değişimden geçtiğini ve Washington’ın geleneksel hegemonya araçlarının artık işlevini yitirdiğini kaydetti.

Mülakatın başlangıcında bölgedeki askeri tahkimatın boyutlarına dikkat çeken Nawfal; üç uçak gemisi, yüzlerce uçak, yaklaşık 20 bin asker, hava savunma sistemleri, bölgeye gönderilen füze bataryaları ve İsrail’e sevk edilen yakıt ikmal uçaklarını hatırlatarak iyimserliğini kaybettiğini ifade etti.

Bu tabloya karşılık Kwiatkowski, askeri güç kullanımının ABD için alışılagelmiş bir durum olduğunu ancak uçak gemilerinin kullanımının belirli bir zaman dilimiyle sınırlı olduğunu hatırlattı.

“Bu, Birleşik Devletler imparatorluğunun sonudur”

Kwiatkowski, ABD’nin bölgedeki varlığını dayandırdığı temel stratejilerin çöktüğünü belirterek, “Burada daha önce hiç yaşanmamış bir süreç işliyor. Bu, Birleşik Devletler imparatorluğunun sonudur. Petrol akışını garanti altına almak ve bölgede birlik bulundurmak üzerine kurulu olan Carter Doktrini’nin yıkılışına tanıklık ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

1979 yılından bu yana uygulanan bu doktrinin ömrünü tamamladığını vurgulayan Kwiatkowski, yeni bir dönemin yaklaştığını belirtti. Küresel güneyin yanı sıra Çin, Rusya ve Hindistan gibi büyük aktörlerin sürece dahil olduğunu ifade eden emekli Yarbay, bu ülkelerin çoğunun Amerikan zorbalığının sona erdiği çok kutuplu bir dünya görmek istediğini dile getirdi.

Dünyanın büyük bir kısmının ABD’nin ticaret politikalarını, finans sistemini ve Swift mekanizmasını bir silah gibi kullanmasından yorulduğunu belirten Kwiatkowski, “İnsanlar artık İsrail’in hiçbir ceza almadan soykırım yapmasından da yoruldu. Güç mimarisinin bir sonraki aşamasında ABD’nin oynayacağı olumlu bir rol bulunmuyor. Gücü paylaşmak istemiyoruz ama buna mecbur kalacağız” ifadelerini kullandı.

İran’ın bu süreçte taviz vermemesinin nedenini, arkasındaki diplomatik, ekonomik ve askeri desteğin büyüklüğüne bağlayan analist, Tahran’ın Donald Trump’a bir çıkış yolu sunma konusunda istekli olmadığını kaydetti.

“Trump kendi kazdığı kuyunun dibine henüz ulaşmadığına karar verdi”

Donald Trump’ın küresel ekonomiye verdiği zararı telafi edecek uygun bir çıkış stratejisine sahip olmadığını vurgulayan Kwiatkowski, “Trump, ablukayı kaldırdığını ve savaşın bittiğini söylese bile petrol, gübre ve gaz akışının normale dönmesi aylar sürecektir. Bu durum ne kadar ertelenirse şartlar o kadar kötüleşir” uyarısında bulundu.

Trump’ın ne zaman geri adım atarsa atsın, halihazırda yaptıklarından dolayı ciddi eleştiriler alacağını belirten Kwiatkowski, Hürmüz Boğazı’nın kriz öncesinde sorunsuz bir şekilde işlediğini hatırlattı.

Trump’ın yalnızca bir çıkış stratejisine değil, aynı zamanda itibarını koruyacak bir plana ihtiyaç duyduğunu söyleyen Kwiatkowski, “Suçu kime atabilir? Küresel ekonomideki kötü gidişat için kimi suçlayabilir? Henüz bunu yapacak bir yol bulabildiğini sanmıyorum. Kendi kazdığı kuyuyu derinleştirmeye devam ediyor ve henüz dibine ulaştığına karar vermedi” dedi.

Analist, İran’ın Trump’a bir başarı öyküsü sunma niyetinde olmadığını, zira bölgedeki ve dünyadaki dengelerin Tahran lehine değişmeye başladığını belirtti.

“Güney Lübnan’ın Gazze’ye benzemeye hazırlanmasını söylüyorlar”

Lübnan’daki duruma ve İsrail’in sahadaki hamlelerine de değinen Kwiatkowski, İsrail hükümetinin sınırlarını kuzeye doğru genişletme çabasının şok edici olduğunu ifade etti. İsrail hükümetinin kendi içinde bölünmüş olduğunu kaydeden analist, “İsrail, Güney Lübnan’a Gazze’ye benzemeye hazırlanmasını söylüyor. Bu kelimeleri açıkça kullanıyorlar, yani hiçbir şeyi gizlemiyorlar. Güney Lübnan, tıpkı Gazze gibi bir çöle dönüştürülüyor” dedi.

İsrail’in hiçbir kurala bağlı kalmadan hareket ettiğini ve bunun gelecekte büyük bir pişmanlığa yol açabileceğini savunan Kwiatkowski, İsrailli bakanların ve savunma yetkililerinin açıklamalarına atıfta bulundu.

Lübnan bayrağındaki ağacın yanacağı yönündeki ifadelerin ve Bint Jbeil gibi köylerin haritadan silinmesinin bir vahşet olduğunu belirten emekli Yarbay, “İsrail’in dokunulmazlık zırhıyla hareket etmesi akıl almaz bir durum. Köyleri tamamen yok ediyorlar. Bu, geçmişteki seçici saldırılardan çok farklı bir hikaye” şeklinde konuştu.

“İran, saldırıya uğraması halinde enerji kaynaklarını kurutacağını Trump’a iletti”

Çatışmanın yeniden sıcak savaşa evrilme ihtimalini yüzde 50’den fazla gören Kwiatkowski, Trump’ın olası hedefleri hakkında da öngörülerde bulundu.

Trump’ın şiddeti, tehdidi ve yapay dramayı sevdiğini dile getiren analist, “Trump, Haziran’daki 12 günlük savaşta yaptığı gibi, bir yeri bombalayıp veriler henüz ortaya çıkmadan büyük bir zafer ilan etmek isteyecektir. Muhtemelen nükleer tesislere yönelebilirler ancak buradaki sorun İran’ın buna hazır olmasıdır” dedi.

İran’ın olası bir saldırı karşısında neleri hedef alacağını net bir şekilde açıkladığını belirten Kwiatkowski, şu detayları paylaştı:

“İran, ‘Enerji altyapımızı vurursanız Körfez’deki tüm enerji kaynaklarını kuruturuz’ diyor. Sivil toplumu veya insani altyapıyı vururlarsa, İsrail’deki ve diğer yerlerdeki tuzdan arındırma tesislerini hedef alacaklarını söylediler. Bölgeyi yaşanmaz hale getirecekler. Bunu Trump’a açıkça ilettiler.”

İran’ın yeni silahlarla ve yöntemlerle karşılık vereceğini, bu durumun ABD gemilerini de riske atacağını vurgulayan analist, Washington’ın bu dili anlamakta zorlandığını ekledi.

“Savunma sanayi kuruluşlarımız çalışmayan eski sistemlerden büyük kârlar elde ediyor”

ABD askeri sisteminin modern savaşın gereklerine uyum sağlayamadığını belirten Kwiatkowski, “Normal bir lider, askeri lojistik ve sistemlerde ne kadar kayıp verildiğine, mevcut sistemlerin performansına bakar ve bunların 21. yüzyıl modern savaşında işe yaramadığını görürdü. Ancak bizim savunma sanayi kuruluşlarımız, çalışmayan eski sistemlerden büyük kârlar elde etmek istiyor” dedi.

ABD’nin askeri yönelimini değiştirmesi gerektiğini ancak mevcut yapının kâr odaklı olması nedeniyle buna direnç gösterildiğini ifade etti.

Trump’ın istihbarat ve savunma birimlerini dinlemediğini söyleyen Kwiatkowski, “İran konusunda Şubat ayından bu yana yaşanan her şey Pentagon’daki yetkililer tarafından öngörülmüştü. Ancak Trump kendi istihbaratçılarını veya uzmanlarını dinlemiyor. O sadece İsrail’i dinliyor” değerlendirmesini yaptı.

İsrail’in ABD’nin askeri olarak zayıflamasını önemsemediğini savunan analist, İsrail’in tek önceliğinin kendi çıkarları olduğunu ve Washington’ı Arap dünyasını bölmek ve İran’ı zayıflatmak için bir kalkan olarak kullandığını belirtti.

“Tel Aviv neden sınırlarını ilan etmekte bu kadar aceleci?”

İsrail’in bölgedeki genişleme siyasetinin son fırsat penceresini kullandığını düşünen Kwiatkowski, “Tel Aviv neden yeni sınırlarını ilan etmekte bu kadar aceleci? Çünkü bunun genişlemek için son şansları olduğunun farkındalar. ABD’nin ve dünyanın koşulsuz desteğinin sona erdiğini görüyorlar” dedi.

Avrupa’da ve ABD’nin genç neslinde İsrail’e bakışın kökten değiştiğini hatırlatan analist, bu durumun Tel Aviv’de paniğe yol açtığını belirtti.

Ortadoğu’daki güç dengesi değiştiğinde İsrail’in mağdur pozisyonuna düşebileceği uyarısında bulunan analist, bölge ülkelerinin Gazze ve Lübnan’da yaşananlara duyduğu öfkenin kalıcı sonuçları olacağını ifade etti.

Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin, İran’ın asimetrik saldırılarına maruz kaldığı için büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını belirten Kwiatkowski, savaşın mahiyetinin değiştiğini ve artık elitlerin doğrudan hedef alındığını kaydetti.

“İran, geçiş ücreti programıyla para kazanarak Trump’ı çileden çıkardı”

İran’ın yaptırımlara ve baskılara rağmen hayatta kalma becerisi gösterdiğini söyleyen Kwiatkowski, “İran’ın enerji sevkiyatı için uyguladığı geçiş ücreti programıyla para kazanması Trump’ı gerçekten çileden çıkarıyor. İran bu süreci doğru yönetirken biz yönetemiyoruz” dedi.

Bölgedeki ekonomik ve mali savaşın küresel ekonominin kalbini, özellikle de bölgedeki Amerikan şirketlerini vurduğunu belirten analist, Trump’ın bu gerçeği kabullenmek zorunda olduğunu vurguladı.

İran’ın 35 yıl daha yaptırımlarla yaşamaya niyeti olmadığını ve buna mecbur da kalmayacağını ifade eden Kwiatkowski, “Dünya değişiyor ve bu değişimin büyük bir parçası İran’ın sergilediği asimetrik savaş kabiliyetidir. Bu durum, olayların eski haline dönmesini isteyen Amerikalıları uyandıracak bir gelişmedir” şeklinde konuştu.

“Batı’da bilge bir liderlik üzerine bahis oynamam”

Mülakatın sonunda, savaşın ikinci aşamasının ilkinden çok daha yıkıcı olabileceği uyarısında bulunan Kwiatkowski, İran’ın henüz kullanmadığı tırmandırma basamaklarına sahip olduğunu hatırlattı. Deniz altı internet kablolarının imha edilmesi, Körfez’deki enerji altyapısının tamamen hedef alınması ve Babülmendep Boğazı’nın kapatılması gibi seçeneklerin masada olduğunu belirtti.

“İran’ın kapasitesinin daha fazla yere, daha fazla zarar verebileceğine inanıyorum çünkü geçmişte söyledikleri her şeyi yapabildiklerini gösterdiler” diyen Kwiatkowski, yaz aylarında yaşanabilecek bir insani krizden endişe ettiğini dile getirdi.

Liderlerin bilgece kararlar alması gerektiğini vurgulayan analist, mülakatı karamsar bir notla tamamladı:

“Bilgece bir liderlik sergilenirse savaş sıcak aşamaya geçmez. Ancak en azından Batı’da bilge bir liderlik üzerine bahis oynamam.”(Harici)

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.