SON DAKİKA

Lübnan’da barışı kazanmak, savaşı kazanmaktan neden daha zor?

Al Jazeera’da yayımlanan ve Lorenzo Kamel’e ait olan kapsamlı bir analiz, Lübnan’da son dönemde yeniden yükselen gerilimlerin ardından en kritik soruya odaklanıyor: Çatışmalar durdurulsa bile, kalıcı barış gerçekten mümkün mü? Yazı, askeri başarıların ve diplomatik temasların sıklıkla “ilerleme” olarak sunulduğunu, ancak Lübnan örneğinde bu ilerlemenin çoğu zaman yüzeyde kaldığını savunuyor.

Haber Giriş Tarihi: 04.05.2026 20:01
Haber Güncellenme Tarihi: 04.05.2026 20:07
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Lübnan’da barışı kazanmak, savaşı kazanmaktan neden daha zor?

Analize göre, uluslararası kamuoyunda umut yaratan diplomatik girişimler – özellikle Joseph Aoun’un Washington’a olası ziyareti ve Donald Trump’ın Benjamin Netanyahu ile birlikte bir diyalog zemini oluşturma çabası – kısa vadede tansiyonu düşürme potansiyeline sahip. Ancak yazı, bu tür girişimlerin Lübnan ’daki krizin doğasını dönüştürmek için yeterli olmadığını açık bir dille ifade ediyor.

Lübnan: Bir devlet mi, çok katmanlı bir güç dengesi mi?

Lorenzo Kamel’in analizi, Lübnan’ın klasik anlamda bir ulus-devlet gibi işlemeyen bir yapıya sahip olduğunu defalarca beyan ediyor. Ülkenin siyasi sistemi, mezhepsel dengeler üzerine kurulmuş kırılgan bir uzlaşıya dayanmaktadır. Bu yapı, kriz zamanlarında hızlı karar alma ve merkezi otorite üretme kapasitesini ciddi biçimde sınırlıyor.

Bu zemin üzerinde yükselen en önemli aktörlerden biri olan Hizbullah Hareketi siyasi, sosyal ve ideolojik bir güç olarak varlığını sürdürüyor. Analize göre bu durum, Lübnan’daki herhangi bir barış sürecini klasik devletler arası müzakerelerden farklı bir düzleme taşıyor.

Yazı, Lübnan’daki çatışmanın yalnızca iç dinamiklerle açıklanamayacağını özellikle vurguluyor. Ülke, uzun süredir bölgesel ve küresel güçlerin rekabet alanı olarak işlev görmektedir. İran İslam Devrimi’nin Hizbullah üzerindeki etkisiAmerika’nın bölgedeki stratejik hesapları ve İsrail’in güvenlik politikaları Lübnan’daki denklemi doğrudan belirleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Analize göre bu çok katmanlı güç ilişkileri, barış sürecini yalnızca Lübnan içindeki tarafların uzlaşmasına indirgemeyi imkânsız kılıyor. Aksine, her adımın aynı zamanda bölgesel dengelerle uyumlu olması gerekiyor. Bu da süreci hem daha kırılgan hem de daha uzun vadeli hale getiriyor.

Ateşkes ile barış arasındaki görünmez uçurum

Metnin en çarpıcı tespitlerinden biri, ateşkes ile barış arasındaki fark üzerine kurulu. Yazıya göre çatışmaların geçici olarak durdurulması, sıklıkla “başarı” olarak sunulsa da, bu durum barışın tesis edildiği anlamına gelmiyor. Lübnan’da silahların susması, toplumsal ve siyasal gerilimlerin ortadan kalktığı anlamına gelmediği gibi, çoğu zaman bu gerilimler daha derin bir şekilde başka düzlemlerde varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Analiz, özellikle toplumsal hafızada biriken toplumsal travmaların ve mezhepsel polemiklerin herhangi bir anlaşmanın kalıcılığını zayıflattığını belirtiyor. Bu nedenle Lübnan’daki barış, toplumun farklı kesimlerini kapsayan daha geniş bir dönüşümle mümkün olabilir.

Bu bağlamda analiz, Lübnan’da gerçek bir barışın ancak devlet yapısının güçlendirilmesi, silahlı aktörlerin rolünün yeniden tanımlanması ve dış müdahalelerin sınırlandırılmasıyla mümkün olabileceğini savunuyor. Ancak bu hedeflerin her biri, kendi içinde uzun ve zorlu süreçler gerektiriyor.

Al Jazeera’nın değerlendirmesi, Lübnan’da asıl meselenin savaşın sona ermesi olmadığı defalarca beyan etmektedir ve barışın nasıl inşa edileceği arayışının daha öncelikli bir mesele olduğunu ortaya koyuyor. Diplomatik girişimler ve ateşkesler geçici rahatlama sağlayabilir; ama kalıcı istikrar çok daha derin bir dönüşüm gerektiriyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.