SON DAKİKA

Gülistan Doku soruşturması: 7 soruda dosyada neler yaşandı?

Gülistan Doku dosyası, Türkiye’de etkin soruşturma yürütülüp yürütülmediği, delillerin korunup korunmadığı ve kamu gücünün dosyaya etkisi olup olmadığı tartışmalarıyla büyüyen bir adalet krizine dönüştü.

Haber Giriş Tarihi: 20.04.2026 16:24
Haber Güncellenme Tarihi: 20.04.2026 16:39
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Gülistan Doku soruşturması: 7 soruda dosyada neler yaşandı?

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasının üzerinden altı yılı aşkın süre geçti. Dosya uzun süre sonuç üretmeyen bir soruşturma olarak kaldı; ancak 2026 Nisan’ında yeni gözaltılar, tutuklamalar ve delil karartma iddialarıyla birlikte soruşturma yeniden ülke gündeminin merkezine yerleşti.

1) Gülistan Doku kimdi ve ne zaman kayboldu?

Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisiydi. 5 Ocak 2020’de Dersim’de kayboldu ve o tarihten bu yana kendisinden haber alınamadı. O gün yurda dönmemesi üzerine durum güvenlik birimlerine bildirildi; ardından şehirdeki kamera kayıtları ve hareket güzergâhı incelenmeye başlandı. Dosyanın temel kırılma noktası da burada başladı: ilk andan itibaren olayın niteliği konusunda netlik sağlanamadı ve soruşturma yıllar boyunca bu belirsizliğin içinde ilerledi.

2) Kaybolduğu gün Gülistan Doku’nun son izleri nereye kadar takip edilebildi?

Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 sabahı hareketleri kısmen tespit edildi. Kamera ve ulaşım kayıtları üzerinden, saat 11.29’da minibüs durağından üniversite aracına bindiği belirlendi; ancak araçtan tam olarak nerede indiği ilk aşamada netleştirilemedi. Soruşturmanın sonraki evrelerinde ise hem daha eski hem de kaybolmadan hemen önceki görüntüler yeniden incelendi; 304 saatten fazla kamera kaydının tarandığı ve bazı KGYS görüntülerinin dosyaya girdiği bildirildi. Bu nedenle dosyada bugün hâlâ en kritik alanlardan biri, Gülistan Doku’nun son fiziksel teması ve son kesin hareket hattının tam olarak ortaya çıkarılıp çıkarılamadığı sorusu.

3) Dosyada neden uzun süre “intihar ihtimali” öne çıktı, sonra neden bu tez tartışmalı hale geldi?

Gülistan Doku’nun kaybolmasından kısa süre sonra arama çalışmaları, Uzunçayır Baraj Gölü ve özellikle Dinar Köprüsü çevresinde yoğunlaştırıldı. Bu, olayın ilk aşamada “intihar” ihtimali üzerinden ele alındığını gösteriyordu. Ancak daha sonra dosyaya giren kriminal incelemeler ve kamera çözümlemeleri, bu ihtimali tartışmalı hale getirdi. Bianet’in aktardığı kronolojiye göre 2020 Ağustos’unda hazırlanan Ulusal Kriminal Büro raporunda, Dinar Köprüsü’nde intiharı destekleyecek net bir hareketliliğin saptanamadığı belirtildi. Sonraki yayınlarda da köprüyü gören kamera kayıtları ve bazı zaman aralıklarındaki eksiklikler nedeniyle, ilk yıllarda öne çıkarılan intihar senaryosunun dosyayı daraltmış olabileceği eleştirileri güç kazandı.

4) Soruşturmada en çok hangi isimler ve hangi ilişkiler öne çıktı?

Dosyanın ilk yıllarından itibaren Gülistan Doku’nun son görüştüğü kişiler, özellikle de eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve çevresi, soruşturmanın merkezinde yer aldı. Abakarov ve onun eski polis olan üvey babası Engin Yücer dosyada uzun süredir şüpheli olarak anılıyordu. 2026 Nisan’ında yürütülen yeni operasyon dalgasında Abakarov ile Yücer’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı; bunlardan bazılarının tutuklandığı açıklandı. Bununla birlikte soruşturma artık yalnızca “özel ilişki çevresi”yle sınırlı değil; dosya, o dönemde etkili olabilecek başka kişi ve bağlantılara da uzanmış durumda.

5) 2026’da dosyada ne değişti de soruşturma yeniden büyüdü?

Asıl kırılma, 2026 Nisan’ında yaşandı. Yeni deliller ve tanık anlatımları doğrultusunda soruşturma genişletildi; farklı illerde eş zamanlı operasyonlar yapıldı ve 13 kişiye kadar uzanan bir şüpheli listesi kamuoyuna yansıdı. Daha da önemlisi, dosya yalnızca Gülistan Doku’nun akıbetiyle ilgili değil, delil karartma, kamera kayıtlarının silinmesi, sisteme erişim kayıtları ve kamu görevlilerinin olası rolü üzerinden de yeniden şekillendi. Anadolu Ajansı ve TRT Haber’in aktardığına göre eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel soruşturma kapsamında açığa alındı; Adalet Bakanı Akın Gürlek de dosyanın “ucu nereye giderse gitsin” araştırılacağını söyledi. 20 Nisan 2026 itibarıyla dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de, hastane kayıtlarının silindiği iddiası kapsamında adliyeye sevk edildi.

6) Delil karartma iddiaları neden bu dosyanın en sarsıcı boyutu haline geldi?

Çünkü dosyada artık yalnızca “Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusu sorulmuyor; aynı zamanda “Bu dosya yıllarca neden ilerlemedi?” sorusu da soruluyor. Son günlerde basına yansıyan bilgiler, bazı hastane kayıtlarının ulaşılamaz hale geldiği, belirli log verilerinde eksiklik bulunduğu ve PolNet erişim kayıtlarının savcılık tarafından ayrıca talep edildiği yönünde. Bu tablo, soruşturmanın başlangıcında veya sonraki aşamalarında kimi delillerin sistematik biçimde zayıflatılmış olabileceği şüphesini büyüttü. Henüz yargı kararıyla kesinleşmiş bir hüküm bulunmasa da, dosyanın bugün en ağır siyasi ve hukuki yükünü bu iddialar taşıyor: eğer delillerle oynandıysa, mesele artık adaletin işleyişine müdahale dosyasıdır.

7) Bugün dosya hangi aşamada ve bundan sonra asıl belirleyici olan ne olacak?

20 Nisan 2026 itibarıyla dosya, yıllardır görülmemiş ölçüde hareketli bir aşamada bulunuyor. Çeşitli haber kaynaklarına göre soruşturmada çok sayıda gözaltı yapıldı; tutuklu sayısı son günlerde arttı; bazı şüphelilerin sorguları ve bazı kamu görevlilerine ilişkin işlemler sürüyor. Ancak dosyanın gerçek kırılma noktası bundan sonra yaşanacak: savcılık, yeni delilleri birbirine bağlayıp Gülistan Doku’nun başına ne geldiğine dair tutarlı bir olay örgüsü kurabilecek mi? Dosya sonunda bir cinayet, zorla kaybetme, delil karartma veya başka bir suç zinciri üzerinden iddianameye dönüşecek mi? Kamuoyunun altı yıldır beklediği şey Gülistan Doku’nun akıbetinin somut, hukuken sürdürülebilir ve tartışmaya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması. Şu an için dosya yeniden açılmış görünse de, adaletin gerçekten tecelli edip etmeyeceğini belirleyecek olan, bu aşamadan sonra ortaya konacak delil bütünlüğü olacak.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.